14 Ocak 2012 Cumartesi

BİR ULU ÇINAR DAHA DEVRİLDİ : RAUF RAİF DENKTAŞ


Bir çınar daha devrildi ; bugün hür ve özgür cumhuriyetimizde yaşıyor oluşumuzu borçlu olduğumuz Kurucu Cumhurbaşkanımızı kaybettik. Bu vesile ile daha önce yitirmiş olduğumuz tüm mukavemetçi mücahitlerimizi  saygı ile anıyor allahtan rahmet diliyorum.

Tüm çocukluğum dedem Hüseyin Kandulu’dan TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) kuruluşunu varoluş mücadelesini ve bu mücadele de dava arkadaşı olan Dr. Fazıl Küçük , Rauf Denktaş , Kemal Tanrısevdi ve diğer arkadaşlarının yılmadan korkmadan gösterdikleri azimli vefalı çalışmaları dinlemekle geçti. Tüm bu insanlar Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinde hayatlarını ortay koydular ve bu çizgilerini hiç bozmadılar. Bu uğurda evlatlar kaybettiler, eşler , aileler kaybettiler ama yılmadılar. Sayın Denktaş’la hatırladığım ilk karşılaşmam yeğenimin düğünüydü, sanırım 5-6 yaşlarındaydım bana büyüyünce ne olmak istersin diye sormuştu bende doktor demiştim, bende kendisine sen ne olmak istersin Denktaş amca diye karşılık vermiştim , bana : keşke bende tekrar senin yaşında küçük bir çocuk olup senin gibi özgür çocukluk yaşayabilsem demişti . Ben bu cümlesini hiç unutmuyorum ve hiçbir çocuğumuzun böyle bir cümleyi söylememesi için elimden geleni yapıyorum..

Ve sevgili Denktaş amca ben bugün sana söylemiş olduğum gibi doktor oldum , sen belki benim gibi tekrar çocuk olamadın ama 13.01.2012 tarihi itibarı ile ölümsüz oldun.

6 Ocak 2012 Cuma

Hakan Şükür'e demokrasi Doktorlar'a zulüm

Pek fazla veryansın etmeyi veya siyasete malzeme konular hakkında konuşmayı sevmesemde bazen insanı öyle bir noktaya getiriyorlar ki içinizdekini söylemek zorunda hatta haykırmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yazı sadece kendi görüşlerimi ve inandığım doğruları yansıtmaktadır. Doğru ve iyi olanları övdüğümüz gibi yanlış olduğunu düşündüklerimizi belirtmemizin de bir vatandaşlık görevi olduğunu düşünerek :

Türkiyede şuan doktorlar zorunlu (mecburi) hizmet adı altında görevlendirilmekte ve bu görevi yapmadan diplomalarını alamamakta yani özgürce çalışamamaktadır. Yeni yapılan yasalar ile doktorlar ve öğretmenler mesai saatlerinden sonra özel sektörde veya muayenehanelerinde çalışamamaktadır ve bunlar demokratiktir!!! diğer taraftan milletvekillerimiz ek iş yapabilmektedir ve bu etik demokratik diye nitelenip hiçbir tepki verilmemektedir. Sayın Hakan Şükür eğer siz bizim vekilimiz iseniz , size sesleniyorum lütfen yorumculuk yapmaya devam edin ancak bu demokrasinin tüm meslek gruplarına uygulanması için sesiniz mecliste sesimiz olsun çünkü etik koşullar içinde herkes bu hakları elde etmelidir.

27 Temmuz 2010 Salı

BOTOX İLE TERLEME TEDAVİSİ

www.huseyinkandulu.comEskiden sorun olan koltuk altı teri, el ve ayak terlemeleri botox’un hayatımıza girmesi ile sorun olmaktan çıktı. Eğer böyle bir şikayetiniz varsa hiç korkmadan doktorunuza müracaat edin çünkü botox ile terleme tedavisi ağrısız , zaman almayan ancak size çok fazla konfor kazandıracak bir işlemdir.



İşlem öncesinde aşırı terlemenin olduğu bölgeler tesbit edilir ve bu bölgelerdeki ter bezlerine botox enjeksiyonu yapılır. 4-5 gün içerisinde etkisi ortaya çıkar ve yaklaşık 4-6 ay bu terleme derdinden kurtulmuş olursunuz. Sıklıkla hastalar tarafından yaz aylarına girerken yaptırılması tercih edilen bu işlemin herzaman yapılması mümkündür.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Kepçe Kulak Ameliyatı (Otoplasti)

Kulak gelişimi doğumdan sonraki 4-6 yaşlarda tamamlanır. Kepçe kulak deformitesi doğumsal kulak anomlileri içerisinde ensık izlenendir ve kulağın belirli kıkırdak yapılarındaki gelişimsel farklılıklar sonucu ortaya çıkar.


Hem erkek hemde kızlarda aynı oranda rastlanan bu sorun erkeklerin daha çok rahatsızlık duymasına neden olmaktadır çünkü gençlik dönemlerinde kızlarımız saçları ile bunu saklasada erkeklerin böyle bir şansı olamamaktadır ve onur kırıcı sözler iştilmesine engel olunamaz. Bu çocuklarımızın büyüme döneminde ciddi psikolojik sorunlar yaratabilmektedir, bu nedenle hem kızlarımız hemde erkekler için bu ameliyatı 6 yaş sonrasında yaptırmayı önermekteyiz. Ancak ailelerin bunu önemsememesi nedeni ile kişiler erişkin yaşta bunun çarelerini kendileri arayarak, çoğu zaman estetik cerrahlara ileri dönemde müraccaat etmektedirler. Lokal ve genel anastezi altında gerçekleştirilebilen bu ameliyat işlemi kulak arkasından yapılan kesinlikle görülmeyen bir kesi ile gerçekleştirilir, kıkırdağa yeni şekli verilir ve yaklaşık 1-1.5 saat sürer, iz kalmaz ameliyattan sonra 24 saat bandaj uygulanır daha sonraki bir haftalık dönem için ise tenisçi bandı önerilir.
İzsiz, ağrısız ve çok konforlu olan kepçe kulak onarım ameliyatı estetik cerrahinin en yüz güldürücü ameliyatlarındandır

1 Haziran 2010 Salı

AŞIRI KİLO KAYIPLARI SONRASI VÜCUT ESTETİKLERİ

Sıfır beden olma trendi bir miktar popülaritesini yitirse de tüm bayanlar genç kızlıklarında ki o narin ve kusursuz vücutlarının arayışı içerisindedirler. Dişilik, çekicilik, seksapalite gibi kadın doğasını oluşturan kavramlar neyazık ki evlilik, sedanter yaşam ve doğurganlık süreçleri ile sekteye uğrar. Ancak bu yaşam dönemi atlatıldığında ve kırklı yaşlara gelindiğinde sanılanın aksine kadınların içindeki kıvılcım tamamen sönmemiştir hatta kıvılcımın rahatlıkla büyük yangınlar oluşturabileceği bir döneme girilmiştir. Peki ruhsal olarak altın çağına gelmiş olan kadınlarımızın acaba kaçta kaçının vücutları buna eşlik edebilmiştir?
Artık bu andan sonra yirmili yaşlaradaki vücut arayışı içerisinde bayanlar fazla kilolarına savaş açmıştırlar. Bu süreçten kazanan olarak çıkmak için tüm silahlarını kuşanmış olan bayanlar kepekli besin üreticilerini bir hayli mutlu ederler, denenmemiş spor bırakmazlar ve muhakkak bir diyet koçu ile akraba olurlar daha da ilerisi mideye yönelik operasyonlar bile yaptırırlar. Peki sonuç? Evet sonuçta günümüzün en çok can yakan hastalığı olan obeziteden savaşı kuralına göre oynayanlar galip çıkar ama ayna karşısına geçtiklerinde tüm bu süreç içerisinde fark edemedikleri gerçek ile yüzleşirler vücutları geçen yıllar içerisinde kendilerine ihanet etmiştir.
Aşırı kilo kayıpları sonrası yaşında ilerlemesi ile cilt ve cilt altı dokuların sıvı, kollajen, hyalironik asit ve elastisite yeteneğini kaybetmesine bağlı olarak cilt havası sönmüş bir top misali içi boş sarkık bir hal alır. Bu deformiteler sıklıkla yüz ve boyun, göğüsler, kollar, bacak iç yanları, karın ve kalça bölgesinde kendini gösterir. Bu dönemde de neyazık ki aranmadık çözüm bırakmayan bayanlar masajlar, radyofrekanslar, lazerler ve benzeri birçok yöntem ile vücutlarını toparlamaya çalışsalar da obezite sonrası aşırı kilo kayıplarında cerrahi kaçınılmazdır.
Yapılabilecek cerrahi işlemler her bölge için farklıdır hatta sanıldığı gibi sadece gerdirme opersayonlarının yeterli gelmediği bölgelerde cildin boşalmış bölümleri doldurulmalıdır.
Tabi ki bu rahatsızlıktan şikayetçi olan hastaları ameliyat etmeden önce detaylı bir genel tarama yapılır çünkü obezite nedense geldiği gibi gitmez ve gerisinde diabet, hipertansiyon, aterosklertotik hastalıklar, kalp rahatsızlıkları gibi artık size ömür boyu eşlik edecek miraslar bırakır.
Yapılan genel muayenelerinde bir problemi olmayan kişiler artık ameliyat olmaya adaydırlar ancak bu noktada da en önemli olan şey cerrahları ile samimi ve yeterli zaman ayrılmış bir görüşmedir. Ne aradığını bilmeyenlerin ne bulduğunu anlayamayacakları malumdur bu nedenle vücuttaki rahatsızlık veren noktaların detaylı olarak cerrahınız ile paylaşılmasında fayda olacaktır. Sonucu direk etkileyen bu süreç sonrasında cerrahınız size sonuçlar ile ilgili detaylı bilgi verecektir.
Peki bu deformiteleri biz Estetik cerrahlar nasıl düzeltmekteyiz. Yüz ve boyun bölgesinde sarkıklığın yanında orta yüz bölgesinde ciddi volüm kayıpları olabilmektedir. Önceden pürüzsüz olan göz çevresi kırışmış, göz altları ve yanak bölgesi çökmüş, yanaklar ve boyun sarkıp kırışmıştır. Tüm bunlar bir arada veya bazıları ayrı ayrı karşılaşılabilecek olan problemlerdir. Böyle bir yüzde sadece klasik yüz germe ameliyatları yeterli olmayacaktır ve muhakkak kaybedilen volüm yerine konmalıdır. Volüm kayıpları, sıklıkla ameliyat esnasında yine sizin vücudunuzdan otojen olarak yazırlanan yağ dokusu kullanılarak düzeltilir. Yüz germe ameliyatlarında ise göz kapakları, orta yüz sarkıklığı, çene hattını silikleştiren sarkmalar ve boyun sarkıklıkları cerrahi olarak düzeltilmektedir. Bu ameliyatlar hastanın sağlık koşulları elverişli ise genel anastezi altında yapılırlar ancak sedasyon ve lokal anastezi ile de bi kısmı mümkündür. Ameliyat sonrası ilk bir hafta yoğun olmak üzere onbeş günlük bir süreçte yüzde belirgin ödem olur ancak bir ayın sonunda kırışıksız diri ve canlı bir yüze kavuşmuş olursunuz.
Kilo kayıplarından aslında en çok nasibini alan vücut bölgesi göğüslerdir ve bizim ensık müdahale ettiğimiz hasta grubumuzu oluştururlar. Her nekadar kamuflaj edilebilsede bayanların Estetik cerrahlara müracatları sıklıkla göğüs deformiteleri nedeni ile olmaktadır.
Eğer doğumlar ve kilo alıp verme durumları sonrası meme hacmide azalarak bir sarkma meydan gelmişse memeyi sadece toparlayıp dikleştirmek yeterli olmayacaktır ve hacim kaybı için meme dokusu veya kas dokusu altına protezler yerleştirmek gerekecektir. Yaklaşık 2 saat süren bir ameliyat sonrasında üç beş günlük iyileşme dönemi ardından göğsünüzü gere gere dolaşabileceksiniz.
Karın ve bel bölgesi eğer her ikisi birlikte sarkmış ise yapılacak cerrahi belt lipectomy (circumferential abdominoplasty) diye adlandırdığımız ve bel ile karın çevresinde 360 derecelik bir kesi yapılarak kalçaların dikleştirildiği cilt ve cilt altı yağlı dokunun fazlalıklarının atıldığı karın bölgesinde ki kas dokusundaki ayrılmaların tamir edilerek sıkılaştırıldığı bir ameliyattır. Ameliyattan sonra muhakkak dren uygulanmasında fayda olacaktır. Cilt ve cilt altı tabakalar halinde estetik dikişlerle kapatılır. İlk 3 gün böyle bir ameliyattan sonra hareket etmekte hastalar biraz zorlanır. Vücudun şekillenmesine yardım etmesi amacı ile korse ameliyattan sonraki 3-4 haftalık periodda kullanılır. Bu ameliyat yerine eğer deformite sadece karın bölgesinde ise klasik karın germe ameliyatı tercih edilir. Her iki ameliyata da vücudu şekillendirmek için liposuction işlemi eklenebilir.

Ülkemiz gibi sıcak ülkelerde bayanların rahatsızlık duydukları diğer bir önemli deformite ise kollardaki sarkmalardır. Kilo kayıplarının yaşandığı dönemlerde spor ile nekadar kolların sarkması engellenmeye çalışılsa da buna yaş faktörünün de eklenmesi ile kollarda sarkmalar kaçınılmaz olmaktadır. Sırf bu kol problemi yüzünden kıyafet seçimlerinde bayanların nekadar zorlandığını, kısa kollu kıyafetlere karşı korkularını hepimiz bilmekteyiz. Böyle bir durum ileri yaşta kolların inceltilmesi için yapılan liposuction ameliyatı ile de ortaya çıkabilir bu nedenle ileri yaşlarda liposuction ameliyatı yerine kol germe ameliyatının tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Kol germe ameliyatında iz kaçınılmaz olsada bu izi kolun iç arka tarafına ve koltuk altına gizleyerek gerçekleştirilen ve tüm tabakaların estetik olarak titizce dikilip kapatılarak minimalize edilmesi mümkündür. Ameliyatta sarkmış olan deri ve yağ tabakası kesilerek çıkarılır ve biraz önce bahsettiğimiz gibi estetik olarak dikilir. Oluşacak ödemin azalması ve gerginliğin giderilmesi için özel kol korseleri veya bandaj ameliyattan sonra kullanılır.

Özellikle bacak iç yanlarında olmak üzere üst bacaklarda da kilo kayıpları sonrası sarkmalar yine cerrahi yöntemle düzeltilebilir. Deformitenin boyutuna göre değişmekle birlikte çoğu zaman sarkmış deri kasık bölgesine doğru gerdirilerek çıkarılır ve kesi izleri kasık bölgesinde gizlenecek şekilde estetik olarak sütüre edilir. Bu ameliyattan sonra da korse kullanılması gerekmektedir.

Kilo almanın estetik kaygılar dışında birçok hastalığın gelişmesine zemin hazırladığını yaşlanmayı çabuklaştırarak yaşam süresini kısalttığını açıkça belirtmek isterim. Bu nedenle bu güzel ülkenin yeşilliklerinden daha çok istifade ederek ve sporun özellikle yüzmenin hayatımızın bir parçası olmasını sağlayarak daha sağlıklı bir yaşam süreceğimizi belirtmek isterim. Ameliyatlar birçok derdimize çözüm olsada Estetik cerrahide de koruyucu önlemlerin tedavinin ilk ve en önemli basamağı olduğunu unutmayalım.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi  Haziran 2010

22 Şubat 2010 Pazartesi

BURUN ESTETİĞİ VE SOLUNUM PROBLEMLERİ

Çok şık bir burun mu? Çok iyi nefes alan bir burun mu? Yoksa her ikiside mi? Çok güzel ancak sağlıklı nefes alamadığımız bir  burnumuz olsaydı acaba mutlu olabilirmiydik?

Yüzümüzün estetik olarak en değerli ve belirleyici yapılarından olan burnumuz solunum sistemine sağladığı destek ile fonksiyonel olarakta çok önemli bir yer tutmaktadır. Sağlıklı nefes alınamayan bir burun nedeni ile kronik baş ağrıları, göz altı morlukları, ağız kuruluğu, horlama, kronik üst solunum yolu problemleri ve kronik yorgunluk sendromları ile karşılaşılabilir. Bu nedenle estetik anlamda şık yapılmış ancak solunum problemleri giderilmemiş veya estetik rinoplasti ameliyatı sonrası ortaya çıkmış solunum yolu problemleri neyazık ki başarılı kabul edilemez.

Burnun estetik güzelliği kişiler arasında farklılıklar gösterebilir. Herkesin beğendiği ancak kendinizin belli noktalarından rahatsız olduğunuz bir burnunuz olabilir ve bunu düzelttirebilirsiniz veya yapısal olarak estetik olmayan ancak tamamen size özel karakteristik bir burnunuz olabilir ve burnunuzu kesinlikle elletmeye bilirsiniz.

Ancak burnun güzelliği ve çirkinliği dışında herkes sağlıklı nefes alabileceği bir burun ister. Bu nedenle sadece görsel olarak burna yaklaşmak hatalı sonuçlar doğurabilir.

Burnu anatomik olarak inceleyecek olursak kemik çatıyı ; nazal kemikler, etmoid, vomer kıkırdak çatıyı ise üst lateral kıkırdaklar, alt lateral kıkırdaklar ve septum oluşturur.

Bu kıkırdak ve kemik yapılar solunum desteğinin sağlanması için internal ve eksternal valv yapılarını oluştururlar. Ayrıca konkaların oluşturduğu türbinler havanın sağlıklı olarak akciğerlere ulaşmasında önemli role sahiptir.sinusessinusitisfluidpicturejpg

Bu bahsetmiş olduğumuz anatomik yapıların herhangi birinde doğumsal veya edinsel(travma,cerrahi müdahale,ilaç kullanımı) olarak meydana gelen bozulmalar ciddi solunum problemlerine yol açacaktır.

En sık olarak septum deviasyonuna bağlı olarak gördüğümüz solunum problemleri buruna estetik müdahale yapılmadan septoplasti ameliyatları ile veya burnun estetik girişimleri ile birleştirilip septorinoplasti ameliyatları ile düzeltilebilmektedir.

Septumun orta hattan eğrilikleri burnun tüm fizyolojik solunum işlemini sekteye uğratarak zaman içerisinde diğer yapılarda da problemler ortaya çıkaracaktır. Eğer konkalarda hipertrofi gelişmişse muhakkak bunlara da müdahale edilmelidir.

septoplastylabeled480x360 Septoplasti ameliyatlarında septumun her iki yanındaki mukozası sıyrılarak septumun eğri kısmına ulaşılır. Eğri kısım kıkırdak çatıya hasar verilmeden uzaklaştırılabilir veya değişik yöntemler ile septum yeniden şekillendirilerek  bu eğrilik düzeltilebilir.

Buruna estetik olarakta bir müdahale planlanmış ise septoplasti ameliyatına rinoplasti ameliyatıda eklenir ve burun ölçüleri, burun kemeri, burun ucu, burun delikleri ve kanatları ile burun ucu ile üst dudak açısının düzeltilmesi gibi birtakım değişiklikler yapılarak önceden hasta ile birlikte planlanan estetik değişiklikler uygulanabilir.

Septorinoplasti ameliyatı 1.5-2 saat süren çoğunlukla genel anastezi altında planlanan bir ameliyattır. Bahsettiğimiz solunum problemleri var ise nefes almanıza izin veren özel silikon tamponlar ameliyat sonunda uygulanacaktır. Ancak solunum problemi yok ise tampon uygulanmaz. Morluklar ameliyat esnasında alınan önlemler ile azaltılır ancak gelişen morluklar ameliyattan 5 gün sonra iyice gerilemiş olacaktır. Ameliyattan 1 hafta sonra burun üzerine konan atel alınır. Bu dönemden sonra ki 1.5 aylık dönemde burnun travmalardan uzak tutulması gerekmektedir. Ödemlerin gerilemesi ile yeni ve güzel burnunuza bu dönem içerisinde kavuşmuş olacaksınız ancak tam olarak burun şeklinizin oturması bir yılı bulacaktır.

HATIRLATMALAR :

Estetik burun ameliyatı olmaya karar vermişseniz doktorunuz ile yapacağınız görüşmede solunum ile ilgili şikayetlerinizden de bahsetmeyi unutmayın.

Herşeyin çok iyi geçmesine ameliyatınızın başarılı olmasına rağmen iyileşme döneminde, yara iyileşmesine bağlı olarak lokal anastezi ile düzeltilebilecek küçük şekil bozukluklarının oluşabileceğini unutmayın. Bilimsel veriler her on ameliyattan birinde böyle küçük revizyonlarının gerektiğini belirtmektedir.

Estetik ameliyatlar içerisinde yüzün ortasında yer alması ve kişide gerçekten farklılıklar yaratması nedeni ile estetik burun ameliyatı en önemli yeri almaktadır. Bu ameliyat öncesinde burnunuzu iyice incelemiş ve gerçekten bu değişikliklere hazır olup olmadığınıza karar vermiş olmanız gerekir. Burnunuzun neresinden rahatsız olduğunuzu net olarak belirlemeli ve doktorunuza bunları çok net olarak söylemelisiniz.

Yapılan ilk görüşme ve muayene sonrası hemen ameliyat kararı almak böylesine önemli bir ameliyat için çok aceleci bir karar olacaktır. Hastanın net kararını vermesi için zaman tanınmalıdır. Kararsız kişilere bu ameliyatın yapılmasını daha sonraki dönemde mutsuz olma olasılıklarının yüksek olması nedeni ile pek önermiyorum. Eğer kişi burun ameliyatı hakkında kararsız ise ileriki bir tarihte tekrar muayene randevusu verilmeli ve fikrinin netleşmesi beklenmelidir.

Hastaların tekrarlayan burun ameliyatlarına maruz kalmalarının ana nedenlerinden biride bu kararsızlıktır. Ameliyat öncesi kişinin bu fiziksel değişime tam anlamıyla hazır olması gerekmektedir. Çok güzel bir ameliyatın bile bunedenle tekrarlanmak zorunda kaldığını neyazık ki görmekteyiz.

Peki ameliyata tam anlamı ile hazırım diye düşünüyorsunuz ve doktorunuza burun kemerimden burun ucumdan rahatsızım diye belirtiyorsunuz. Peki size yapılacak bu düzeltmeler doğru mu ? Bu noktada da tartışılması gereken her istenen burnun yapılıp yapılamayacağıdır. Unutmayın arkadaşınızın burnu veya medyada ki ünlü birinin burnu size yakışacak diye birşey yoktur. Bunedenle en doğal ve en güzel burna sahip olabilmeniz için yüz ölçülerinize uygun size özel bir burun ameliyatının planlanması ve bu planlamanın sizinle doktorunuz arasında herşeyi paylaşarak yapılması en güzel ve doğal sonucu ortaya çıkaracaktır.