Hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2009 Pazartesi

Küp Kebabının Fendi Muhalefeti Yendi

Geçen hafta sonu nasıl oldu ise çok süratli bir şekilde gelmişti, bayramdan sonraki ikinci hafta sonu idi ve Ereğlide buluşacaktık. Bu iki hafta nasıl geçti anlamadım ama bildiğim tekşey inşa ettiğimiz küpümüzde kebap yapmanın zamanının geldiği idi.

Cumaartesi günü, güne ereğlide güzel bir kahvaltı ile başladık hava okadar güzeldiki aynen yazdan kalma. İki hafta önce soğuktan titrediğimiz ereğli sanki uysallaşmış bir kedi gibi ve bizi ağırlamanın küp kebabının açılışını yapmanın mutluluğunu paylaşır gibi güneşli ve sakin.

Böylesine güzel bir havada mutlu ve huzurlu olarak yapılan kahvaltı ardından Atakan abi ile küpün başına geçtik ve çalışmalara başladık. Zayıf karnımız olan kömür odunumuzun olmaması nedeni ile başlangıçta müthiş zorlandık yakmakta küpümüzü. E tabi çalı çırpı ile olacak iş değil ama yılmadık ve sonunda küpün içerisinde ateşimizi yaktık . Ateş yanmaya göre , odun yetiştiremedik ardından ve yaklaşık bir saat sonra küpün içerisinde mütkiş bir ısı ile harika bir köz oluştu.

Etleri hazırlamak bu işi önceden bilen ben olduğum için bana kaldı . Özel olarak küp kebabı için aldığımız dana , kuzu ve tavuk etlerini kaptım ve hazırlamaya başladım . Bi kısmını sosladım bi kısmını öylesine bıraktım. Daha eti hazırlarken acıkmıştım. Atakan abide boş dururmu etlere hayatımda ilk defa gördüğüm ve anlam veremediğim neyseki görüntüde kötü lezzette fena olmayan taze naneli bir sos yaptı :) .

Etleri özenle küpümüze yerleştirdik ve küpün ağzını kapatmak için çamur yoğurma işide doğal olarak bu ilk seferde bana kaldı ama her seferinde elimi çamura bulayacağım zannedilmesin biricik aşkım Esra bu manzaraya çok kızmakta çünkü. Bu işleminde ardından o güzel ereğli havasında artık gün bizimdi ve akşamı bekleyip sarı rakımıza küp kebabının dansözün sarhoşa eşlik ettiği gibi eşlik etmesini beklemeye çekildik.

Bu arada emeklerimizin karşılığını aldık aşkım Esra müthiş hazırladığı tatlısı (Browni) ve nescafe ile bize süper bir süpriz yaptı ve tüm yorgunluğumuzu aldı.

Yeni nesil kebap ustalarından Ozi ve Kaya ise boşdurmadılar bu güzel havada , Seda ablalarını eşliğinde rakı soframızın vazgeçilmez mezesi olan közde patlıcanlarımızı hazırladılar. Benden söylemesi kızlar bu çocuklarda iş var…

Beklenen an çabucak geldi ve akşam oldu mezeler hazır rakı masada , küpün içinden aldığımız sıcacık etleri açmaya başlamamızla birlikte etlerin kokusu herkesin içine işlemeye başladı. Kemiğinin üzerinden genç kız gibi salına salına dökülen etler herkesin iştahını kabarttı ve muhalefetin bittiği an gelmişti etler yendi muhalefet sustu çünkü böylesine bir lezzet kimse ummamıştı . Herkes telefona sarıldı çünkü ereğlinin müdaimlerinden bazıları aramızda yoktu bu lezzet onlara anlatılmalıydı . Onları bir güzel kıskandırdık sanırım heyecanla onlarda bir sonraki buluşmayı bekliyorlardır ama neyazık ki kış ayları onları biraz bekletecek..

Bu lezzet eşliğinde eti biraz fazla kaçırsakta Atakan abi , ben ve sarı rakı artık ereğlide yeni bir lezzet ve unutulmayacak bir iz bıraktık sanırım…

To be continue…

29 Eylül 2009 Salı

KÜP KEBABINDA SON NOKTA

Artık Marmara Ereğlisinde de Kıbrısın Meşhur Küp Kebabını tatmak mümkün. Azim edince herşey oluyor. Atakan abi ile bu yıl sürekli küp kebabı yapmak üzerine konuştuk. En uygun yer marmara ereğlisindeki yazlıktı ama yazlığın neresine yapacaktık?  Biz yer baktık şuraya olur buraya olur, şöyle olur böyle olur diye fikir yürüttük. Daha fikir aşamasında bile muhalefetten çatlak sesler çıktı , ne gerek var yapamazsınız diye , mangal neyinize yetmiyor diye. Ama biz kafaya koymuştuk kimse farkında değildi.

Atakan abi bir haftasonu buluşmasında çok iyi bir manevra ile gazı verdi ve küp kebabının temeli için harcı bir güzel hazırlayıp temeli attık. Bundan sonrası küpü temin edip tuğlaları örmekti. Temeli attık ama yinede muhalefet kanadını bu işi başaracağımıza inandıramadık. Tabiki biricik aşkım Esra benim yine arkamda idi ancak tek söylediği sen bu işi yapamazsın bi usta buldu.

Artık temel hazırdı ve biz birdahaki buluşmada bu olayı bitirmeliydik gel gör ki artık yaz mevsimi bitiyordu ve ramazan girmişti yani ereğliye gidişler seyrekleşti, bide araya izin dönemimiz girdi tabi. İzin dönemi doğal olarak Esra ile Kıbrısa gittik. Evin bahçesindeki Küpü detaylı inceledim ama birşey anlayamadım . İmdadıma babam yetişti meğersem küp kebabında işin sırrı küpün yüksek ısıya ulaşması ve etrafının kum ile çevrili olması nedeni ile bu ısın kaybının ağzı kapatılarak önlendiği zaman içerideki ısı ile etlerin doyumsuz bir lezzete ulaşmasıymış. Tabi böyle anlatmakla olurmu hemen babama uygulamalı yaptırıp afiyetle yedik.

Artık nasıl birşey yapacağım nasıl inşa etmem gerektiği iyice kafamda canlanmıştı. İzin bitip edirneye döndüğümde küp temini için araştırmalara başladım ve arkadaşlarında yardımı ile edirnenin ilçesi olan havsadan özel fırınlanarak üretilmiş olan küpümüzüde aldım.

Bayram gelip çattı tüm aile Ereğlide toplandık ortada sadece temeli olan ve elimdeki küpten başka birşey yok , küpü gören muhalefet kanadı halen nasıl birşey olacağını bu küpün nasıl olupta fırın haline dönüşeceğini anlayamamıştı. Tabiki ilk gece icraata hiçbirşey dökemedik bizde bi heves mangalı yakıp rakımızı içtik.  İkinci gün gün canım fena halde sıkkın gitmek istiyorum ereğlide durasım yok herhalde bu işi başaramamış olmanın, icraata geçememenin sıkıntısı olsa gerek. Önce Atakan abiyi tavlada bi tokatladım :) moralim biraz düzelmişti, sonra dışarı bi çıktım baktım hava güzel bu kez gazı ben verdim ve Atakan abi ile işe koyulduk ..

Aşağdaki karelerde küp kebabının inşaatının anatomisini göreceksiniz kısmetse haftayada üzerinde şarap kırıp açılışı yapacağız.

DSC07780

Küp kebabı inşaatında son noktayı koyduk artık kullanıma hazır. İşin sonunda sprey boyaları aldık çocuklara verdik hem boyadılar hem eğlendiler doğayla bütün olsun diye yeşil seçtik ama muhalefet bunada türbeye benzedi diye karşı çıktı şuan Atakan abi ile beklemedeyiz açılıştan sonra bu konuyuda çözeceğiz…

8 Haziran 2009 Pazartesi

HAFTASONU MOTOKROS HEYECANI

31 Mayıs Pazar günü Hayraboluda (Tekirdağın güzide bir ilçesi) Motokros yarışları olduğunu öğrendik ve sabah sırt çantamıza yolluklarımızı doldurup eşim Dr.Esra ve arkadaşımız adaşı Dr.Esra ile heyacanın bir ucundan ortak olmak için yola koyulduk .

DSC05404

12 yıldır Trakya bölgesindeyim ancak benimde Hayraboluya Motokros vesilesi ile ilk kez yolum düştü. Küçük ve şirin bir belde insanları çok sıcak ve doğası çok güzel saflığını kaybetmemiş. Motokros yarışlarının olduğu mesire alanına ulaşınca çok şaşırdım çünkü burada böyle bir pist ve heyacanlı bir topluluk beklemiyordum bu nedenle yerel yöneticileri de tebrik ederim. Neyse TMF kupasını Şakir Şenkalaycı kazandı onuda tebrik ederim sizlere iyi seyirler.

Bu arada eğer bu bölgelere yolunuz düşerse Hayrabolunun 15 Km yakınındaki Büyükmandıra'ya uğrayıp tavuk çevirme yemenizi mutlaka tavsiye ederim. Üstünede bölgeye has peynir tatlısı ile damağınızı şenlendirebilirsiniz.