Estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2013 Pazar

Rinoplasti mi? Septorinoplasti mi?


Burun Estetiği "Rinoplasti-Septorinoplati"

Değerli okurlar öncelikle sizlere burun estetiği ve bu uygulama ile ilgili bazı terimlerden bahsetmek istiyorum.
Burun hem fonksiyonel hemde yüzün ortasında yer alması ile estetik anlamda çok önemli olan bir yapıya sahiptir.
Yüzün ortasında yer alarak çok önemli kozmetik fonksiyona sahip olan burnumuz sağlıklı nefes almamıza da yardımcı olarak önemini ikiye katlamaktadır. Bu nedenle rinoplasti terimi sadece estetik düzeltmeler de, septorinoplasti ise hem estetik hemde fonksiyonel düzeltmelerde kullanılan operasyon isimleridir. Sonuçta hastalar açısından önemli olan sonuç olmalıdır ve hedeflenen sonuç yapılı olduğu anlaşılmayan ve rahat nefes almaya olanak sağlayan burunlar olmalıdır.

Bunun yanında hastaların kafası açık rinoplasti ve kapalı rinoplasti terimleri ile de karıştırılmaktadır ki bu iki ameliyat yöntemi arasında ki temel fark açık rinoplastide burun ucunda minik bir kesinin olmasıdır. Cerrahınız seçeceği yönteme burnunuzda ki deformiteye göre kendi karar verecektir, ayrıca kişisel tecrübesi ve tercihleri bu seçimde rol oynayacaktır. Sizin açınızdan en önemli olan yine sonuç olmalıdır. Cerrahınıza güvendikten sonra güzel sonuç icin her yol mübahtır diye düşünülebilir.

Peki burun estetiğinde genel kurallar nelerdir?
1. Hasta doktor ilişkisi çok iyi bir iletişim ve ameliyat öncesi yeni burun şekli üzerinde tartışmak çok önemlidir. Bu görüşmede bilgisayar ortamında tasarlanacak yeni buruna hastanın adapte olup olamayacağı ve beklentileri çok önemlidir. Bu ilk görüşmede hastanın ameliyat öncesi fotoğrafları çekilmeli ve dosyalanmalıdır.
2. Hastanın genel sağlık kontrolü ameliyat öncesi yapılmalı ve uyması gereken kurallar, kullanmaması gereken ilaçlar hakkında bilgi verilmelidir. Bu ameliyat öncesi aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar muhakkak kesilmeli, yeşil çay dışında bitkisel çaylar kullanılmamalıdır.
3. Ameliyat genel anestezi ile gerçekleşeceği için hasta ameliyat öncesi 6 saat öncesinde yemek yemeyi ve su içmeyi bırakmalıdır.
4. Tüm bunlar sonrasında hasta ameliyata alınır ve cerrahın tercih ettiği yönteme (açık-kapalı teknik) göre işleme başlanır. Her iki yöntemde de burun sırtına ve burun ucuna yeniden şekil verilir. Burun sırtındaki kemer gerektiği kadar küçültülür kıkırdak ve kemikler şekillendirilir. Solunum yoluna iliskin problemler giderilir. Burun ucunun düşüklüğü, genişliği gibi problemler kıkırdak ve yumuşak dokuya yapılan müdahaleler ile düzeltilir. Bayanlarda burun ucunun dudakla 105-110 derece gibi bir açı yapması ideal olacaktır. Audi'ye Mercedes kapısının takılamayacağı gibi herkesede küçücük hokka burunlar yapılamaz.!!!
5. Ameliyatın cerrahi süresininde aslında bir önemi yoktur önemli olan yine sonuca ulaşmakta ki başarıdır. Ben istanbuldan Edirne'ye 1 saatte gidebilen otobüse binerim (mesafe 220 km) diye ısrarcı olmak risk almaktan öteye gitmez. Ancak tabiki burun estetiği için de ideal süreler vardır. Problemsiz bir burunda estetik müdahale 1-1.5 saat sürerken deformiteleri fazla olan burunlarda bu süre 2 saat olabilir. Daha önce rinoplasti veya septorinoplasti ameliyatı olmuş sekonder deformiteye sahip hastalarda kulak veya kaburgadan kıkırdak doku ihtiyacı doğabileceği için bu tarz vakalarda hekim hastasını muhakkak bilgilendirmelidir.
6. Ameliyat sonunda burnun yeni şeklini korumak (şekil vermek değil) amacı ile burun sırtına duş almaya engel olmayan atel uygulanır. Ben ameliyatlarımda uzun zamandır tampon kullanmamaktayım. Çoğu zaman iyileşmeye yardımcı olması amacı ile özel ince silikonlar yeterli olmaktadır. İlk 24 saat gözler üzerine soguk uygulama yapmak zaten çok fazla olmayan morluk ve şişliklerin iyice azalmasına yardımcı olur.
7. Ameliyatınız eğer sabah erken saatlerde gerçekleşmişse akşam evinize gitmenizde hiçbir mahsur yoktur. Yine de coğu zaman ilk gecenin hastanede geçirilmesini öneririm.
8. 1 hafta sonra burun sırtında ki atel kaldırılır ve burnun ilk şekli değerlendirilir. Tecrübeli cerrahlar bilirler ki bu aşama da herşey güzel olsa da zaman içerisinde iyileşme ve ödemin azalması ile dramatik değişiklikler olabilir. İlk birbuçuk ay hasta gözlük kullanmamalı elle sümkürme işlemi yapmamalı darbelerden kaçınmalıdır. Her geçen gün burnun şeklinin değişeceği ve bu iyileşme süreci ile burnun son şeklinin oturmasının 6 ay ile 1 yıl alacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle ilk 1 yıl cerrahın tercihine göre hasta takip edilmeli ve kontrollere çağırılmalıdır. Bu kontrollerde muhakkak hastanın fotoğrafları dökümante edilmeli ve arşivlenmelidir.

Tüm bu bilgiler ışığında doğru eller de doğru şekilde gerçekleştirilen burun ameliyatınız ağrısız sızısız ve sorunsuz geçecektir.

drkandulu@hotmail.com
www.huseyinkandulu.com
0533-6525413



12 Mart 2013 Salı

Estetik Turizmi

Ülkemizde gerçekleştirdiğimiz başarılı operasyonlar sonrası yurt dışından da yoğun talep görmeye başladık . Estetik Cerrahide uygulanan tüm prosedürlerde ki başarı ve fiyatlardaki uygunluk ülkemizi estetik turizminde merkez ülke ve istanbulu merkez şehirlerden biri haline getirdi.

http://www.yarin11.com/ozel-haber/dunya-turk-hekimlerini-konusuyor-h323.html

16 Ocak 2013 Çarşamba

SİGARA ve ESTETİK


 
Sigaranın hepinizin bildiği üzere sonsuz zararlı etkileri bulunmakta. Günümüzde zaten sigara paketleri üzerinde en acı olanı “sigaraiçmek öldürür” diye belirtilmiş. Çocuklarımızla sevdiklerimizle daha uzun ve konforlu zaman geçirmektense bir nefes çekmek arasında ki tercih tamamen bizlere kalmış.

Sizlere bu çok önemli sağlığa zararlı maddenin biz Plastik cerrahlar için önemini anlatmak istiyorum. Neden ameliyatlardan önce sigaranın bırakılmasını istiyoruz? Hastalarımızın acı çekmesi veya streslerini artırmak için değil tabi ki? Çok zor sigara tutkunu birinin ameliyat için sigarayı bırakması veya ara vermesi ama bir o kadar da önemli.

Bakın bizler “plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahlar” her ameliyatımızda izlerin az kalması , yaraların sağlıklı iyileşmesi için devamlı kafa patlatırız. Ameliyatlarımızın en kilit noktası dokunun beslenmesi  ve sağlıklı yaşamasıdır. Plastik cerrahi eğitimine bununla başlarız ve hayatımız bununla devam eder.

Sigaranın ana ve mikro dolaşımda ki damarlar üzerine oluşturduğu olumsuz etkiler ve içeriğinde ki zararlı maddeler ile ortaya çıkardığı iyileşme sorunları ortaya koymaya çalıştığımız eserin en büyük düşmanı ne yazık ki. Bu nedenle doku kayıplarında ki onarımlarda, yanıklarda, meme , karın ve yüz estetiklerinde olmak üzere tüm ameliyatlarımız öncesinde hastalarımızın bu maddeden uzaklaşmasını isteriz. Özellikle estetik müdahalelerde ise bunun önemini çok üzerinde durarak vurgularız çünkü zevk ve güzellik için yapılacak bu işlemin sigara nedeni ile mahvolmasına dayanamayız. Sigaradan uzaklaşamayan hastaları ise ameliyat etmeyi  pek tercih etmeyiz. Sigarasız sağlıklı günler dilerim..

 

30 Kasım 2012 Cuma

Love handles- Ask tutamaclari

Küçük dokunuslarla büyük kurtuluşlar :"Love handles- ask tutamaclari "     

Pilates  aerobik fitnes derken eriyip bittiniz ama ask tutamaclarinizdan kurtulmadınız. Dusuk bel giyiyorsunuz pirtliyor , bikini giyiyorsunuz pirtliyor, dar tisortlerden nefret eder oldunuz, Peki böylemi olmak zorunda hayır değil . Tekrar diyetisyenemi gidelim hayır o da çözüm değil . Uzman bir estetik cerrah ile görüşmenizi öneririm çünkü ask tutamaclarini eritmek gercekten zor is..

Sicak yaz aylarının kendini iyice hissettirdiği bikini sezonunun başladığı su günlerde ask tutamaclari artık sorun olmaktan çıkıyor . Aylar oncesi başlayan diyet ve spor programlarına rağmen halen ask tutamaclariniz varsa bunu dert etmeyin 30 dakikalık küçük bı işlemle  artık ask tutamaclarinizdan kurtulmanız mümkün.

Düşük belli giysiler ve dar kiyafetler nedeni ile önceleri bukadar dikkat çekici olmayan ask tutamaclari artık incecik genc kızlarımızın bile büyük birer sorunu haline gelmiş durumda. Bel bölgesinde Lokalize yerleşimli bu tutamaclardan ameliyat bile sayılamayacak kadar konforlu yöntemlerle kurtulmak mümkün. 

7 den 70 e her bayan ve beyin ortak sorunu olan love handles in geri donussuz en değerli tedavi yöntemi liposuctin işlemidir. Lokal anestezi ile veya çok hafif sedoanaljezi ile uygulanabilen liposuction işlemi ile tutamaclarinizdan kurtulmanız mümkün. Bu işlem sadece iki küçük delikten gerçekleştiriliyor ve önce özel solusyon ile parçalanan istenmeyen yağlarınız daha sonra özel kanuller yardımı ile aspire ediliyor. İşlem sonrası evinize donüyorsunuz ve tek yapmanız gereken iki uç hafta süre ile derinin gevşemesini önlemek için korse kullanmak . Böylelikle ask tutamaclarinizla geri dönüşümsuz olarak vedalaşmis oluyorsunuz.

 İşlem sonrası oluşabilecek hafif morluk ağrı ve deri gevsemelerinin önüne gecmek içinse artık " vasser liposuction" diye bilinen ultrasonic liposuction yöntemini klasik liposuctiona göre sıklıkla tercih etmekteyiz. Peki nedir vasser teknolojisi size kısaca bundan bahsetmek isterim. Vasser ultrasonic dalgalar yardımı ile önce yağların vücut icinde parçalanması ve daha sonra aspire edilmesi yöntemdir. Bu ultrasonic etki ile hem derinin sıkıligini yeniden kazanması hemde küçük kanamaların önlenmiş olması nedeni ile ağrı morluk ve ödem süresinin kısalmasi sağlanmaktadır . 

Evet bugün sadece yarım saatte adı sevimli kendi sevimsiz ask tutamaclari ile nasıl vedalasabilecegimizi öğrendik ancak liposuction işlemi oncesi uzman bir estetik cerrah tarafından tüm vücudun muayenesinin yapılması gerektiğini ve bu işlemin zayiflatma işlemi değil bir vücut şekillendirme işlemi olduğunu hatırlatmak isterim. Tutamaclarin olmadıgı ask dolu sicacik yazlar dilerim.

24 Kasım 2012 Cumartesi

BACAK ve KALÇA ESTETİĞİ

Bacak ve kalca estetiği
Guzel ve çekici bacaklara sahip olmak , ince bilekler istemek tüm bayanların arzusu. Peki bunun için neler yapmak gerekiyor. bacaklarından şikayetçi olan hanımlara baktığımız zaman sıklıkla 3 temel şikayetin oldugunu görmekteyiz. Birinci ve sıklıkla ortaya çıkan şikayet bacaklardaki eğrilik , incelik ve buna bağlı olarak hanımların etek giymekten uzaklaşmaları olarak dikkat çekiyor. Bu sorunun çözümünde bacak protezleri ve kok hücreden zenginleştirilmiş yag dokusu aşılamaları suan çok popüler. Ancak tecrubelerimiz protez ameliyatlarının iz bırakması ağırlı olması ve doğallıktan uzak olması nedeni ile yag hücresi aşılamalarının eğri ve ince bacak tedavisinde çok daha iyi sonuclar doğurduğu ve hastaların daha mutlu olduğu yönünde. Bir veya iki seans gerektiren bu işlemde kisinin kendinden alınan yag hücreleri hazırlanip bacaklardaki problemli alanlara enjekte edilir. Daha homojen ve doğal olan bu işlemde agri ve iz problemleri ile karşılaşılmaz. 3-6 ay sonraki kontrollerde gerek görülürse ikinci enjeksiyon yapılabilir. 
Bilek ve bacak bölgesinde ki kalınlık şikayetleri için ise liposuction işlemi çok yeterli ve tatmin edici sonuclar vermektedir. Yine iz bırakmadan sadece küçük deliklerden özel kanuller ile emilen yag hücrelerinden sonra iki hafta süre ile özel çorapların kullanılması yeterlidir.
Estetik cerrahinin gelişmesi teknolojinin de yardımı ile çok ilerilere ulaşmıştır. En güncel ve sıklıkla kullanılan kok hucreden zenginlestirilmis yag hücre aşılamaları yuz genclestirme, yanık-yara izlerinin tedavisi, bacak şekillendirme, meme büyütme gibi işlemlerde kullanılmakla  birlikte zaman içerisinde hacim kaybeden kalçaların şekillendirilmesinde ve çekiciliğinin geri kazanılmasında önemli bir yer tutmaktadır. Kalçalarda zamanla gelişen hacim kaybı ve duzlesme yag hücre enjeksiyonları ile giderilirken, buna eşlik eden belde kalinlasma ve kalça ile geçişin kaybolması gibi problemlerde bele liposuction işlemi uygulanmalıdır. Hacim kaybının yanisira deride gevşeme sarkma ve buna bağlı kalça altlarında ikinci bir kalça görüntüsü oluşmuş ise kapalı yöntem ile yapılacak kalça asma işlemi bu deformitenin giderilmesinde çok etkindir.
Zamana ve yerçekimine karsı koymak mümkün değildir . Bu nedenle vücutta deformiteler zamanla kaçınılmaz olmaktadır. Burada ikinci ve en önemli kısım vücudun bütün olarak değerlendirilmesi ve bütünlüğün sağlanması için varsa diğer eşlik eden probleminde aynı işlem esnasında giderilmesidir. Uzman bir estetik cerrahtan beklenen veya beklenmesi gereken de budur. Bilek ve bacak kalınlığından şikayetçi bir bayanın diz icyanlarini varsa buralardaki fazlalıkları tedavi etmemek ilerleyen donemde mutsuz bir sonuc doğuracaktir.
Doğru ve etkin tedaviler ile bir hastayı mutlu etmek kadar eksik yapılan bir tedavi ile hastanız ile birlikte mutsuz olmanızda çok kolaydır.
Tüm okuyucularımıza iyi ve sağlıklı günler dilerim.



27 Temmuz 2010 Salı

BOTOX İLE TERLEME TEDAVİSİ

www.huseyinkandulu.comEskiden sorun olan koltuk altı teri, el ve ayak terlemeleri botox’un hayatımıza girmesi ile sorun olmaktan çıktı. Eğer böyle bir şikayetiniz varsa hiç korkmadan doktorunuza müracaat edin çünkü botox ile terleme tedavisi ağrısız , zaman almayan ancak size çok fazla konfor kazandıracak bir işlemdir.



İşlem öncesinde aşırı terlemenin olduğu bölgeler tesbit edilir ve bu bölgelerdeki ter bezlerine botox enjeksiyonu yapılır. 4-5 gün içerisinde etkisi ortaya çıkar ve yaklaşık 4-6 ay bu terleme derdinden kurtulmuş olursunuz. Sıklıkla hastalar tarafından yaz aylarına girerken yaptırılması tercih edilen bu işlemin herzaman yapılması mümkündür.

1 Haziran 2010 Salı

AŞIRI KİLO KAYIPLARI SONRASI VÜCUT ESTETİKLERİ

Sıfır beden olma trendi bir miktar popülaritesini yitirse de tüm bayanlar genç kızlıklarında ki o narin ve kusursuz vücutlarının arayışı içerisindedirler. Dişilik, çekicilik, seksapalite gibi kadın doğasını oluşturan kavramlar neyazık ki evlilik, sedanter yaşam ve doğurganlık süreçleri ile sekteye uğrar. Ancak bu yaşam dönemi atlatıldığında ve kırklı yaşlara gelindiğinde sanılanın aksine kadınların içindeki kıvılcım tamamen sönmemiştir hatta kıvılcımın rahatlıkla büyük yangınlar oluşturabileceği bir döneme girilmiştir. Peki ruhsal olarak altın çağına gelmiş olan kadınlarımızın acaba kaçta kaçının vücutları buna eşlik edebilmiştir?
Artık bu andan sonra yirmili yaşlaradaki vücut arayışı içerisinde bayanlar fazla kilolarına savaş açmıştırlar. Bu süreçten kazanan olarak çıkmak için tüm silahlarını kuşanmış olan bayanlar kepekli besin üreticilerini bir hayli mutlu ederler, denenmemiş spor bırakmazlar ve muhakkak bir diyet koçu ile akraba olurlar daha da ilerisi mideye yönelik operasyonlar bile yaptırırlar. Peki sonuç? Evet sonuçta günümüzün en çok can yakan hastalığı olan obeziteden savaşı kuralına göre oynayanlar galip çıkar ama ayna karşısına geçtiklerinde tüm bu süreç içerisinde fark edemedikleri gerçek ile yüzleşirler vücutları geçen yıllar içerisinde kendilerine ihanet etmiştir.
Aşırı kilo kayıpları sonrası yaşında ilerlemesi ile cilt ve cilt altı dokuların sıvı, kollajen, hyalironik asit ve elastisite yeteneğini kaybetmesine bağlı olarak cilt havası sönmüş bir top misali içi boş sarkık bir hal alır. Bu deformiteler sıklıkla yüz ve boyun, göğüsler, kollar, bacak iç yanları, karın ve kalça bölgesinde kendini gösterir. Bu dönemde de neyazık ki aranmadık çözüm bırakmayan bayanlar masajlar, radyofrekanslar, lazerler ve benzeri birçok yöntem ile vücutlarını toparlamaya çalışsalar da obezite sonrası aşırı kilo kayıplarında cerrahi kaçınılmazdır.
Yapılabilecek cerrahi işlemler her bölge için farklıdır hatta sanıldığı gibi sadece gerdirme opersayonlarının yeterli gelmediği bölgelerde cildin boşalmış bölümleri doldurulmalıdır.
Tabi ki bu rahatsızlıktan şikayetçi olan hastaları ameliyat etmeden önce detaylı bir genel tarama yapılır çünkü obezite nedense geldiği gibi gitmez ve gerisinde diabet, hipertansiyon, aterosklertotik hastalıklar, kalp rahatsızlıkları gibi artık size ömür boyu eşlik edecek miraslar bırakır.
Yapılan genel muayenelerinde bir problemi olmayan kişiler artık ameliyat olmaya adaydırlar ancak bu noktada da en önemli olan şey cerrahları ile samimi ve yeterli zaman ayrılmış bir görüşmedir. Ne aradığını bilmeyenlerin ne bulduğunu anlayamayacakları malumdur bu nedenle vücuttaki rahatsızlık veren noktaların detaylı olarak cerrahınız ile paylaşılmasında fayda olacaktır. Sonucu direk etkileyen bu süreç sonrasında cerrahınız size sonuçlar ile ilgili detaylı bilgi verecektir.
Peki bu deformiteleri biz Estetik cerrahlar nasıl düzeltmekteyiz. Yüz ve boyun bölgesinde sarkıklığın yanında orta yüz bölgesinde ciddi volüm kayıpları olabilmektedir. Önceden pürüzsüz olan göz çevresi kırışmış, göz altları ve yanak bölgesi çökmüş, yanaklar ve boyun sarkıp kırışmıştır. Tüm bunlar bir arada veya bazıları ayrı ayrı karşılaşılabilecek olan problemlerdir. Böyle bir yüzde sadece klasik yüz germe ameliyatları yeterli olmayacaktır ve muhakkak kaybedilen volüm yerine konmalıdır. Volüm kayıpları, sıklıkla ameliyat esnasında yine sizin vücudunuzdan otojen olarak yazırlanan yağ dokusu kullanılarak düzeltilir. Yüz germe ameliyatlarında ise göz kapakları, orta yüz sarkıklığı, çene hattını silikleştiren sarkmalar ve boyun sarkıklıkları cerrahi olarak düzeltilmektedir. Bu ameliyatlar hastanın sağlık koşulları elverişli ise genel anastezi altında yapılırlar ancak sedasyon ve lokal anastezi ile de bi kısmı mümkündür. Ameliyat sonrası ilk bir hafta yoğun olmak üzere onbeş günlük bir süreçte yüzde belirgin ödem olur ancak bir ayın sonunda kırışıksız diri ve canlı bir yüze kavuşmuş olursunuz.
Kilo kayıplarından aslında en çok nasibini alan vücut bölgesi göğüslerdir ve bizim ensık müdahale ettiğimiz hasta grubumuzu oluştururlar. Her nekadar kamuflaj edilebilsede bayanların Estetik cerrahlara müracatları sıklıkla göğüs deformiteleri nedeni ile olmaktadır.
Eğer doğumlar ve kilo alıp verme durumları sonrası meme hacmide azalarak bir sarkma meydan gelmişse memeyi sadece toparlayıp dikleştirmek yeterli olmayacaktır ve hacim kaybı için meme dokusu veya kas dokusu altına protezler yerleştirmek gerekecektir. Yaklaşık 2 saat süren bir ameliyat sonrasında üç beş günlük iyileşme dönemi ardından göğsünüzü gere gere dolaşabileceksiniz.
Karın ve bel bölgesi eğer her ikisi birlikte sarkmış ise yapılacak cerrahi belt lipectomy (circumferential abdominoplasty) diye adlandırdığımız ve bel ile karın çevresinde 360 derecelik bir kesi yapılarak kalçaların dikleştirildiği cilt ve cilt altı yağlı dokunun fazlalıklarının atıldığı karın bölgesinde ki kas dokusundaki ayrılmaların tamir edilerek sıkılaştırıldığı bir ameliyattır. Ameliyattan sonra muhakkak dren uygulanmasında fayda olacaktır. Cilt ve cilt altı tabakalar halinde estetik dikişlerle kapatılır. İlk 3 gün böyle bir ameliyattan sonra hareket etmekte hastalar biraz zorlanır. Vücudun şekillenmesine yardım etmesi amacı ile korse ameliyattan sonraki 3-4 haftalık periodda kullanılır. Bu ameliyat yerine eğer deformite sadece karın bölgesinde ise klasik karın germe ameliyatı tercih edilir. Her iki ameliyata da vücudu şekillendirmek için liposuction işlemi eklenebilir.

Ülkemiz gibi sıcak ülkelerde bayanların rahatsızlık duydukları diğer bir önemli deformite ise kollardaki sarkmalardır. Kilo kayıplarının yaşandığı dönemlerde spor ile nekadar kolların sarkması engellenmeye çalışılsa da buna yaş faktörünün de eklenmesi ile kollarda sarkmalar kaçınılmaz olmaktadır. Sırf bu kol problemi yüzünden kıyafet seçimlerinde bayanların nekadar zorlandığını, kısa kollu kıyafetlere karşı korkularını hepimiz bilmekteyiz. Böyle bir durum ileri yaşta kolların inceltilmesi için yapılan liposuction ameliyatı ile de ortaya çıkabilir bu nedenle ileri yaşlarda liposuction ameliyatı yerine kol germe ameliyatının tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Kol germe ameliyatında iz kaçınılmaz olsada bu izi kolun iç arka tarafına ve koltuk altına gizleyerek gerçekleştirilen ve tüm tabakaların estetik olarak titizce dikilip kapatılarak minimalize edilmesi mümkündür. Ameliyatta sarkmış olan deri ve yağ tabakası kesilerek çıkarılır ve biraz önce bahsettiğimiz gibi estetik olarak dikilir. Oluşacak ödemin azalması ve gerginliğin giderilmesi için özel kol korseleri veya bandaj ameliyattan sonra kullanılır.

Özellikle bacak iç yanlarında olmak üzere üst bacaklarda da kilo kayıpları sonrası sarkmalar yine cerrahi yöntemle düzeltilebilir. Deformitenin boyutuna göre değişmekle birlikte çoğu zaman sarkmış deri kasık bölgesine doğru gerdirilerek çıkarılır ve kesi izleri kasık bölgesinde gizlenecek şekilde estetik olarak sütüre edilir. Bu ameliyattan sonra da korse kullanılması gerekmektedir.

Kilo almanın estetik kaygılar dışında birçok hastalığın gelişmesine zemin hazırladığını yaşlanmayı çabuklaştırarak yaşam süresini kısalttığını açıkça belirtmek isterim. Bu nedenle bu güzel ülkenin yeşilliklerinden daha çok istifade ederek ve sporun özellikle yüzmenin hayatımızın bir parçası olmasını sağlayarak daha sağlıklı bir yaşam süreceğimizi belirtmek isterim. Ameliyatlar birçok derdimize çözüm olsada Estetik cerrahide de koruyucu önlemlerin tedavinin ilk ve en önemli basamağı olduğunu unutmayalım.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi  Haziran 2010

22 Şubat 2010 Pazartesi

BURUN ESTETİĞİ VE SOLUNUM PROBLEMLERİ

Çok şık bir burun mu? Çok iyi nefes alan bir burun mu? Yoksa her ikiside mi? Çok güzel ancak sağlıklı nefes alamadığımız bir  burnumuz olsaydı acaba mutlu olabilirmiydik?

Yüzümüzün estetik olarak en değerli ve belirleyici yapılarından olan burnumuz solunum sistemine sağladığı destek ile fonksiyonel olarakta çok önemli bir yer tutmaktadır. Sağlıklı nefes alınamayan bir burun nedeni ile kronik baş ağrıları, göz altı morlukları, ağız kuruluğu, horlama, kronik üst solunum yolu problemleri ve kronik yorgunluk sendromları ile karşılaşılabilir. Bu nedenle estetik anlamda şık yapılmış ancak solunum problemleri giderilmemiş veya estetik rinoplasti ameliyatı sonrası ortaya çıkmış solunum yolu problemleri neyazık ki başarılı kabul edilemez.

Burnun estetik güzelliği kişiler arasında farklılıklar gösterebilir. Herkesin beğendiği ancak kendinizin belli noktalarından rahatsız olduğunuz bir burnunuz olabilir ve bunu düzelttirebilirsiniz veya yapısal olarak estetik olmayan ancak tamamen size özel karakteristik bir burnunuz olabilir ve burnunuzu kesinlikle elletmeye bilirsiniz.

Ancak burnun güzelliği ve çirkinliği dışında herkes sağlıklı nefes alabileceği bir burun ister. Bu nedenle sadece görsel olarak burna yaklaşmak hatalı sonuçlar doğurabilir.

Burnu anatomik olarak inceleyecek olursak kemik çatıyı ; nazal kemikler, etmoid, vomer kıkırdak çatıyı ise üst lateral kıkırdaklar, alt lateral kıkırdaklar ve septum oluşturur.

Bu kıkırdak ve kemik yapılar solunum desteğinin sağlanması için internal ve eksternal valv yapılarını oluştururlar. Ayrıca konkaların oluşturduğu türbinler havanın sağlıklı olarak akciğerlere ulaşmasında önemli role sahiptir.sinusessinusitisfluidpicturejpg

Bu bahsetmiş olduğumuz anatomik yapıların herhangi birinde doğumsal veya edinsel(travma,cerrahi müdahale,ilaç kullanımı) olarak meydana gelen bozulmalar ciddi solunum problemlerine yol açacaktır.

En sık olarak septum deviasyonuna bağlı olarak gördüğümüz solunum problemleri buruna estetik müdahale yapılmadan septoplasti ameliyatları ile veya burnun estetik girişimleri ile birleştirilip septorinoplasti ameliyatları ile düzeltilebilmektedir.

Septumun orta hattan eğrilikleri burnun tüm fizyolojik solunum işlemini sekteye uğratarak zaman içerisinde diğer yapılarda da problemler ortaya çıkaracaktır. Eğer konkalarda hipertrofi gelişmişse muhakkak bunlara da müdahale edilmelidir.

septoplastylabeled480x360 Septoplasti ameliyatlarında septumun her iki yanındaki mukozası sıyrılarak septumun eğri kısmına ulaşılır. Eğri kısım kıkırdak çatıya hasar verilmeden uzaklaştırılabilir veya değişik yöntemler ile septum yeniden şekillendirilerek  bu eğrilik düzeltilebilir.

Buruna estetik olarakta bir müdahale planlanmış ise septoplasti ameliyatına rinoplasti ameliyatıda eklenir ve burun ölçüleri, burun kemeri, burun ucu, burun delikleri ve kanatları ile burun ucu ile üst dudak açısının düzeltilmesi gibi birtakım değişiklikler yapılarak önceden hasta ile birlikte planlanan estetik değişiklikler uygulanabilir.

Septorinoplasti ameliyatı 1.5-2 saat süren çoğunlukla genel anastezi altında planlanan bir ameliyattır. Bahsettiğimiz solunum problemleri var ise nefes almanıza izin veren özel silikon tamponlar ameliyat sonunda uygulanacaktır. Ancak solunum problemi yok ise tampon uygulanmaz. Morluklar ameliyat esnasında alınan önlemler ile azaltılır ancak gelişen morluklar ameliyattan 5 gün sonra iyice gerilemiş olacaktır. Ameliyattan 1 hafta sonra burun üzerine konan atel alınır. Bu dönemden sonra ki 1.5 aylık dönemde burnun travmalardan uzak tutulması gerekmektedir. Ödemlerin gerilemesi ile yeni ve güzel burnunuza bu dönem içerisinde kavuşmuş olacaksınız ancak tam olarak burun şeklinizin oturması bir yılı bulacaktır.

HATIRLATMALAR :

Estetik burun ameliyatı olmaya karar vermişseniz doktorunuz ile yapacağınız görüşmede solunum ile ilgili şikayetlerinizden de bahsetmeyi unutmayın.

Herşeyin çok iyi geçmesine ameliyatınızın başarılı olmasına rağmen iyileşme döneminde, yara iyileşmesine bağlı olarak lokal anastezi ile düzeltilebilecek küçük şekil bozukluklarının oluşabileceğini unutmayın. Bilimsel veriler her on ameliyattan birinde böyle küçük revizyonlarının gerektiğini belirtmektedir.

Estetik ameliyatlar içerisinde yüzün ortasında yer alması ve kişide gerçekten farklılıklar yaratması nedeni ile estetik burun ameliyatı en önemli yeri almaktadır. Bu ameliyat öncesinde burnunuzu iyice incelemiş ve gerçekten bu değişikliklere hazır olup olmadığınıza karar vermiş olmanız gerekir. Burnunuzun neresinden rahatsız olduğunuzu net olarak belirlemeli ve doktorunuza bunları çok net olarak söylemelisiniz.

Yapılan ilk görüşme ve muayene sonrası hemen ameliyat kararı almak böylesine önemli bir ameliyat için çok aceleci bir karar olacaktır. Hastanın net kararını vermesi için zaman tanınmalıdır. Kararsız kişilere bu ameliyatın yapılmasını daha sonraki dönemde mutsuz olma olasılıklarının yüksek olması nedeni ile pek önermiyorum. Eğer kişi burun ameliyatı hakkında kararsız ise ileriki bir tarihte tekrar muayene randevusu verilmeli ve fikrinin netleşmesi beklenmelidir.

Hastaların tekrarlayan burun ameliyatlarına maruz kalmalarının ana nedenlerinden biride bu kararsızlıktır. Ameliyat öncesi kişinin bu fiziksel değişime tam anlamıyla hazır olması gerekmektedir. Çok güzel bir ameliyatın bile bunedenle tekrarlanmak zorunda kaldığını neyazık ki görmekteyiz.

Peki ameliyata tam anlamı ile hazırım diye düşünüyorsunuz ve doktorunuza burun kemerimden burun ucumdan rahatsızım diye belirtiyorsunuz. Peki size yapılacak bu düzeltmeler doğru mu ? Bu noktada da tartışılması gereken her istenen burnun yapılıp yapılamayacağıdır. Unutmayın arkadaşınızın burnu veya medyada ki ünlü birinin burnu size yakışacak diye birşey yoktur. Bunedenle en doğal ve en güzel burna sahip olabilmeniz için yüz ölçülerinize uygun size özel bir burun ameliyatının planlanması ve bu planlamanın sizinle doktorunuz arasında herşeyi paylaşarak yapılması en güzel ve doğal sonucu ortaya çıkaracaktır.

14 Şubat 2010 Pazar

MEME (Göğüs) BÜYÜTME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER


V280173_P62
Memeleri gelişimsel olarak yeterli hacime sahip olmayan veya doğum sonrası emzirmeye bağlı olarak küçülmüş ancak çok sarkmamış memeleri hacimli ve çekici görünüme kavuşturmanın günümüzde ki en güvenli ve sağlıklı yolu meme protezlerini kullanmaktır.
Genç kızlar için özellikle olmak üzere, sonraki dönemlerde de bayanların ciddi özgüven kaybına neden olabilen bu tarz sıkıntılar estetik cerrahinin gelişimi ile artık sorun olmaktan çıkmıştır.
Bilindiği gibi meme protezleri içriklerine göre temelde iki tür olup, her iki protezinde etrafı ince silikon bir tabaka ile kaplıdır. İnce silikon tabaka ile çevrili olan protezlerin bir grubunun içerisinde serum fizyolojik(saline) dediğimiz tuzlu su , diğer grubun içerisinde ise koheziv jel silikon bulunmaktadır. breastaug8 web-Siltex-Round-Implant-th web-smooth-round-imp-thumb web-gel-imp-thumb
Protezler içerikleri dışında silikonunun dış yüzey özellikleri(düzgün veya pürtüklü) ile de farklılıklar gösterirler. Protez meme dokusu altına yerleştirilecekse ameliyat sonrası kapsül kontraktürü gelişmemesi amacı ile pürtüklü yüzey protezler , kas altına yerleştirilecekse kapsül kontraktür gelişimi daha nadir olması sebebi ile düz yüzeyli protezler tercih edilir.
Şekillerine göre de protezler anatomik(damla) ve yuvarlak(round) olarak sınıflanırlar. Anatomik şekilli protezler meme alt kısmında daha fazla dolgunluk sağlayarak daha doğal bir görünüm oluştururlar. Ancak dekolte bölgesinde yeterli dolgunluğu round protezler kadar yeterli sağlayamazlar.
 breast-implant
Protez, hastanın yapılan muyenesi sonrası yeterli meme dokusunun olup olmadığı, kişinin yaşam koşulları içerisinde ki sportif faliyetleri değerlendirilerek kas altına veya meme dokusu altına yerleştirilir.
NT5346487
Protezlerin özellikleri hasta ile paylaşıldıktan ve muayene yapıldıktan sonra protezin büyüklüğü birlikte kararlaştırılır. Meme ölçüleri bilinidiği gibi, 75-80, 80-85 vb. gibi meme başı ile sırt çevresi ölçülerek elde edilen ölçütler ile bu ölçümden meme altından ve sırttan yapılan ölçümün farkı ile elde edilen A cup (10 cm), B cup(16 cm), C cup(23 cm), D cup(29cm) ve üzeri E cup olarak belirttiğimiz standartlarda değerlendirilir. Protezler cup ölçüsünde değişiklik yaparlar ve yaklaşık olarak 125-150cc lik bir protez uygulaması ile meme bir cup büyür. Hasta ile yapılan görüşme sonrası ameliyatta, planlanan meme büyüklüğüne ulaşmanın en ideal yolu farklı sizelardaki protezlerin ameliyat esnasında denenmesi olacaktır.
Protezin meme dokusu veya kas altına yerleştirilmesi 4 ana yol ile gerçekleştirilir.
breastaug16 Bunlardan ilk üçü daha sıklıkla kullanılan meme altı, meme başı ve koltuk altı insizyonlarıdır. Bu insizyonlardan hangisinin seçileceği, yerleştirilecek protezin türü, protezin kas altına mı yoksa meme dokusu altına mı yerleştirileceği , meme başının büyüklüğü ve cerrahın deneyimi ile ilişkilidir.
breastaug17
Daha nadir olarak ise göbek deliğinden yapılan küçük insizyonlar ile serum fizyolojik içeren meme protezleri kullanılabilmektedir.
Farklı bir protez uygulama yolu da eğer kişi abdominoplasti(karın germe) ameliyatı olacaksa aynı seansta ayrı kesiler yapılmadan bu ameliyatın insizyonundan hazırlanacak tünellerden meme protezinin yerleştirilmesidir.
Meme protezi ameliyatı genel anastezi altında yapılan, ağrı kesiciler ile giderilebilecek düzeyde memelerde gerginliğe bağlı hafif ağrıların olabildiği, uygulanan yönteme göre 1-1.5 saat süren bir ameliyattır.  Ameliyat sonrasında hastanede bir gece kalmak yeterlidir, ancak eğer ameliyat sabah olmuş ise akşama eve dönmekte problem olmaz.  Meme estetiğinin yüz güldürücü ameliyatlarından olan meme büyütme ameliyatı sonrası 3 ile 5 gün arasında işinize dönebilirsiniz ancak 1-1.5 ay kadar bir süre kol ve göğüs kaslarını kullanacağınız egzersizlere ara vermelisiniz.
Ameliyatın genel cerrahi işlem sonrası gelişebilecek komplikasyonları dışında , proteze hazırlanan yuvanın küçük veya aşırı büyük olmasına bağlı protezde yer değişiklikleri olabilir. Aşırı büyük protezlerin uygulanması sonrası memelerde sarkma zaman içerisinde görülebilir. Vücudun protezi yabancı cisim gibi algılaması sonucu , protez çevresinde bir kapsül oluşur ve bu kapsüldeki kontraksiyonlar ve derecelerine bağlı olarak protezde değişiklikler meydana gelir. İleri düzeyde kontraksiyonlarda protezin değiştirilmesi gerekebilir. Cerrahi sonrası yara izinin çok küçük olması nedeni ile genellikle sıkıntı olmaz ancak vücudun aşırı yanıtı ile iyleşen yara izlerinde belirginlik olma ihtimali hasta ile paylaşılmalıdır. Meme başından uygulanan protez ameliyatları sonrası meme başında zamanla düzelecek olan hissizlik ve süt kanallarında bir miktar azalma olacaktır.
HATIRLATMALAR :
Çekici göğüslere kavuşmak için hormonal içerikli veya içeriği belli olmayan vücudunuza zarar verici ilaçlar kullanmayın . Günümüzde meme büyütmenin en güvenilir yolu meme protezidir unutmayın.
Meme protezlerinin kanser yapmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır, korkmayın.
Genç kızlık dönemlerinde takılan protezler emzirmeye engel olmaz, ayrıca rutin meme kontrollerinde görüntüleme işlemlerine engel teşkil etmez.
Meme protezleri ciddi kesici yaralanmalar almadığınız taktirde hasara uğramaz(patlamaz), böyle bir yaralanma olsa bile kohesive yapılarından dolayı vücut içinde dağılmazlar. Saline protezlerde ise vücut tarafından emilmede problem yaşanmaz.
photo-banner_2

19 Ocak 2010 Salı

ELLERİMİZ VE HAYATIMIZA KATTIKLARI ANLAM

Hayatımızın hiçbir evresinde var olan şeyler için tasa yapmayız. Var olan şeyleri yitirmeden değerini asla fark etmeyiz. Zaten hayatımızda buna benzer birçok şeyin değerini yitirmeden anlayabilmek bir erdem olsa gerek.

Bu sayfalardan sizlere daha önce burun estetiği, meme estetiği ve vücut estetikleri gibi birçok konuda bilgi vermeye çalıştım. Bunların yanında cilt kanserleri ile ilgili yazılarım oldu. Bu sayımızda ise sizlere Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Dalının içerisinde çok önemli bir yere sahip olan El Cerrahisinden bahsetmek istiyorum.

Hiç düşündünüz mü daha emeklerken kullandığımız ellerimiz öncelikle doğrulmamıza ve dik durmamıza yardımcı olarak daha hayatımızın başlangıcında bizler için ne kadar değerli olduklarını hissettiriyorlar aslında.. Onlarla yiyoruz, içiyoruz, onlarla iletişim kuruyoruz, yazıyoruz…

Hayatımızın her anında kullanıyoruz ve samimiyetle söylüyorum farkında olunmadan bu kadar çok kullanılan bu organımıza göre bir çok kişi beyinlerini daha az kullanmaktalar.. Bakınız ellerimiz o kadar değerli ki ilk aşkta, ilk dokunuşta parmak uçlarından kalkan his ta kalbimize kadar işler, kalp atışları öyle artar ki bu dokunuşun ardından sanki kalbimiz fırlayacak gibi olur…

Bunun yanında hayatımızın bu kadar içerisinde olan ve her an aktif olarak kullanılan ellerimiz de zamanla yıpranmakta ve hayatın yükü onlarda da tıpkı yüreklerimizdeki gibi derin izler bırakmaktadır.

Ben aşkıma dokunduğum da eğer onu hissedemezsem daha da kötüsü ona dokunamazsam hayatımın büyük bir anlamını yitirmiş olurum ya siz..?

Böylesine değerli bir organın varlığına karşın Tıp Dünyasının duyarsız kalması da elbette ki mümkün olamazdı.

Yıllar boyunca birçok cerrah eller üzerine çalışmalar yaptı ve ellerimizin tüm yapısı ve işleyişi kavrandı. Bugün ise çoğunlukla Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahların uygulamakta olduğu El Cerrahisi doğdu.

Peki El Cerrahisi nedir ve bizler bu konuda neler yaparız? Aslında birçoklarımızın bildiği ancak kendi başına gelmeden derman aramadığı birçok alan ile ilgilenir el cerrahları. Örneğin doğumsal el anomalileri olarak bildiğimiz sindaktili (el veya ayak parmaklarının yapışık olması-perde el) ve polidaktili(parmakların beşten fazla olması), daha nadir olarak ta sendromik veya ilaç kullanımına bağlı bitakım hastalıklar(Konstriktif Ring sendromu, Fokomeli vb.). İlerleyen yaşlarda biçok hastalığın yansıması ellerde ortaya çıkmakta. Bunların başında romatolojik hastalıklar ve şeker hastalığı gelmekte.. Doğaldır ki böylesine çok kullanılan bir organın başına yaralanmalar da daha sık gelecektir… Eğer kişi şanslı ise ve tüm bu olasılıklar başına gelmediyse günün sonunda ellerindeki kırışıklıklar her gün gözünün önünde olacak ve ona şöyle fısıldayacak ruhun genç, beynin genç , kıpır kıpırsın ama bizler yıprandık ve yaşlandık…

İşte tam da bu alarm zamanlarında deneyimli bir plastik cerrah devreye girer. El ameliyatlarında parmakların fonksiyonu ve duyusu bizler için önceliklidir. Örneğin altı parmaklı bir çocukta eğer siz yanlış parmağı ameliyat ile alır ve geride çalışmayan parmağı bırakırsanız bunun kişinin yaşamı üzerindeki etkisi feci olacaktır veya perde elli bir çocuğun parmaklarını ayırdıktan sonra parmaklarında deformiteler ve duyu kayıpları oluşursa bu çocuk bu yüzden ileride belki de pek çok şeyden mahrum kalacaktır.

Romatolojik hastalıklara bağlı (romatoid artirit vb.) ve Diabet hastalığındaki duyu kayıplarına bağlı olarakta elde bitakım deformiteler ve enfeksiyonlar gelişebilmektedir. Böyle durumların tedavilerinin zor olması nedeni ile öncelikle koruyucu tedbirlerin alınması gerekecektir. Örneğin diabet hastalarının şekerlerinin normal seviyelerde korunması ellerinin travmalardan uzak tutulması , ellerin nemli tutulup hijyenine dikkat edilmesi istenmeyen parmak kesilmelerinden kişiyi koruyacaktır. Romatolojik hastlıklarda ise parmakta hareketi sağlayan tendonların(kirişlerin) kılıflarında deformiteler gelişmeden iyi uyum sağlanacak ilaç tedavisi ve fizik tedavi uygulamaları parmaklarda istenmeyen şekil bozukluklarından kişiyi koruyacaktır.

Elin travmalarında ise (parmak kesilmeleri ve kopmaları, bilek kesileri , elin veya kolun tendon,sinir ve damar yaralanmaları) elin tüm yapılarına hakim olan tek cerrah tarafından müdahalenin yapılması önceliklidir. El cerrahisi yapacak kişilerin muhakkak mikrocerrahi deneyimine sahip olmaları gerekmektedir çünkü bir parmak kopmasında yapılacak olan damar ve sinir tamiri muhakkak mikroskop kullanımını gerektirecektir. El cerrahları elin kemik yapılarına ve kırıklarının tamirinde deneyime, damar ve sinir yapılarının yaralanmalarında atravmatik teknik ile mikrocerrahi deneyimine, tendon(kiriş) yaralanmalarında elin anatomisine ve fonksiyonel bilgilerine hakimdirler. El ameliyatları cerrahın deneyimi nekadar çok olursa olsun unutulmamalıdır ki neticeleri her zaman yüzde yüz başarılı olan ameliyatlar değildir. Bir kere hasarlanmış bir elin tekrar eski haline dönmesi maalesef ki çok zordur, bunedenle özellikle sanayi işçilerinin veya ülkemizde daha yoğun olan hayvancılık ve ziraat sektöründeki işçilerin koruyucu özel eldivenleri kullanmaları çok önemlidir.

Travmalara bağlı yaralanmalar yanında ülkemiz gibi güneş ışınlarının yoğun hissedildiği bölgelerde ellerde oluşan ve iyileşmeyen yaraların cilt kanserleri olabileceğinin unutulmaması çok önemlidir. Tırnaklar altında ben benzeri oluşabilecek renk değişikliklerinin de cilt kanserlerinde en ciddi olan malign melanomun bir başlangıcı olabileceği unutulmamalıdır. Tabi ki cilt kanserlerinin de oluşumundan sonra cerrahi tedavisi mümkündür ancak en azından 25 koruma faktörlü bir güneş koruyucunun devamlı kullanılması ve sigaranın hayatımızdan çıkarılması bu can sıkıcı rahatsızlığı bizden uzak tutacaktır.

Tüm bu hastalıkların dışında ellerin kişinin yaşını en fazla gösteren bölgeleri olması ve yüzü-gözü, burnu-poposu, karnı-memesi yapılı ancak elleri parşömen kağıdı gibi buruşmuş kişilerin ortaya çıkması ile estetik cerrahlar bu yöndeki çalışmalarını da yoğunlaştırdılar ve el gençleştirme ameliyatlarını uygulamaya başladılar. Böylelikle eller 15–20 yaş birden gençleştirilebilmeye başlandı.

Aslında elin yaşlanması vücudun diğer bölgeleri ile uyumlu ise çok dert olmuyor veya kişin diğer vücut bölgelerinde gençleştirmeye yönelik yapılmış estetik müdahaleler yoksa eller göze batmıyor ancak bunların tersi durumlar gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Yaşlanmakla birlikte elin yağ dokusunda azalma, ciddi kırışıklıklar ve damarlarda belirginleşme ortaya çıkmakta.

Elde meydan gelen hacim kayıplarını hazır dolgu maddeleri veya vücudumuzun başka yerlerinden alınan yağ dokuları ile tamir etmekteyiz. Damarsal yapılardaki belirginleşmeler ise skleroterapi ve lazer gibi yöntemler ile yok edilmekte. Yaş ve güneş etkisi ile ortaya çıkan ciltteki kahverengi lekeler ise muayene sonucu derinliği değerlendirilerek değişik peeling veya lazer yöntemleri ile tedavi edilebilmekte.

Dokunduğunda hisseden ve hissettiren, yazdığında düşündüren, konuşmadan anlatabilen, sağlıklı ve genç ellere sahip olmanız dileğiyle..

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Ocak 2010

6 Aralık 2009 Pazar

YÜZ ESTETİKLERİ

Yüz estetikleri denince hedeflediğimiz olay zamana, kötü yaşam koşullarına(stres, sigara, hava kirliliği, beslenme bozuklukları vb..),güneşin etkileri ve yerçekimine karşı mücadele ederek yaşlanmanın en önemli belirtisi olan kırışıklıklara ve yüzdeki sarkmalara karşı koymaktır.
Yüz estetiklerinden bahsederken yüzü 3 ana bölgede inceleyebiliriz ; Üst yüz: şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir; Orta yüz: yanak ve dudak bölgesini içerir; Alt yüz: çene altı ve boyun bölgesini içerir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir. Tüm bu bölgelere 30’lu yaşlarda yaşlanmayı durdurmaya yönelik ve ameliyatsız estetik yöntemleri ile, 40’lı yaşlarda küçük cerrahi müdahaleler ve orta yüz bölgesine yapılacak müdahaleler (mid-face lift) ile, 50’li yaşlar ve sonrasında deformitelerin durumuna göre bu işlemlere ek olarak daha ciddi yüz germe ve boyun germe işlemleri ile müdahale etmek mümkün. Zamanın vücudumuzda ve yüzümüzde olan yansımaları bizlerin olgunluğunu, çekiciliğini artırsada bu yansımaların fazla düzeyde ortaya çıkması sonucu kıpır kıpır ruhumuzla örtüşemediğinden yüz estetiklerine ihtiyaç duymaktayız.
Özellikle 30-40’lı yaşlarda dişiliğinin, anneliğinin ve iş hayatında liderliğinin zirvesinde olan bir bayanın yüzünde yorgun,  bitkin , bezgin bir ifadenin olması hoş olmasa gerek. Tercihimiz ruhen ve bedenen hayatının en verimli döneminde olan bayanlarımızın yüzlerinin ışıl ışıl , enerji dolu , alımlı , bakışlarının canlı ve de güçlü olması yönünde..
Bu nedenle 30-40’lı yaşlarda küçük ama çok faydalı olan bazı önlemleri almamız şart. Öncelikle iyi bir cilt bakımı gerekmekte. Cilt bakımı dediğimiz olay içerisinde cildin titiz bir biçimde temizliğinin sağlanması , cildin nemlenmesine ve canlılığının artırılmasına yönelik koruyucu ürünlerin kullanılmasıdır. Bu bakımları uygularken kullanacağınız ürünlerin güvenilir dermokozmetik ürünler olmasını içerikleri hakkında detaylı bilgi almanızı öneririm. C , K ve E vitaminleri , hyalüronik asit , DMAE içeren ve bunların yanında kanserojen madde içermeyen ürünleri kullanmanız yararlı olacaktır.
Cilt bakımına gösterilecek özenin ardından bilinçli ellerde yapılacak olan kimyasal cilt temizleme işlemleri ile ciltteki ince kırışıklıklardan ve istenmeyen lekelerden kurtulmak mümkün. Kimyasal peeling olarak bilinen bu işlemde cildin yüzeyel tabakası birtakım meyve asitleri veya kimyasal maddeler ile soyulmakta ve alttan daha fazla su tutan canlı, sağlıklı pürüzsüz bir cildin oluşması sağlanmaktadır. Bu işlemde kullanılan asidin hazırlanış biçimi ve içeriği önemli olup tek sefer veya seanslar halinde uygulanabilmektedir. Güneşin etkisini azalttığı sonbahar kış dönemlerinde uygulamak istenmeyen etkilerin oluşmasına engel olacaktır.
Yüz bölgesinin canlılığını korumak için cilt ve cilt altı dokularda zamanla azalan hyalüronik asit, kollagen, vitamin ve minerallerin yerine konmasına yönelik yüz mezoterapisine başvurmakta erken dönemlerde yaşlanmayı durdurmak adına yararlı olacaktır. Bu işlem özel iğneler ile cilt altının gerekli bölgelerine yapılan ilaç enjeksiyonlarıdır. Yapılacak bölgelere göre lokal anestezi gerektirebilmektedir. Seanslar halinde uygulanan bu işlemler ile ciltte gerginlik , canlılık ve ışıltı artacaktır.
Yüzdeki lekelerin ve kırışıklıkların giderilmesine yönelik lazer ile cilt soyma(yüz yenileme) ve dermaabrazyon dediğimiz işlemler etkili olacaktır. Her iki işlemde lokal anestezi altında gerçekleştirilebildiği gibi daha ileri anestezi işlemleride gerektiğinde uygulanabilir. Yapılan işlem sonrasında yüzdeki deforme olmuş cildin yenilenmesi ve cilt altındaki kollagen yapımının uyarılması ile daha canlı pürüzsüz ve gerginliğine yeniden ulaşmış bir cilt elde edilir.
Yine bu erken dönemlerde yüzün diriliğini yerine getirmek , ince kırışıklıklardan kurtulmak(kaz ayakları, kaş arası kırışıklıklar, dudak üzeri kırışıklıkları, alın ve boyun çizgileri) ve hacim kayıplarını yerine koymak için, lokal anestezi ile rahatlıkla uygulanabilen dolgu işlemleri, yağ (kök hücre) enjeksiyonları ve ağrısız bir işlem olan botox uygulamaları yardımımıza yetişmektedir.
Yüz bölgesinde ki yaşlanmanın etkilerinin kendini belirgin olarak gösterdiği ilerleyen dönemlerde botox ve dolgu işlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ilerleyen yaş ile cildin elastikiyetinin kaybolması cilt altı destek dokularında gevşeme olması sonucu orta yüz bölgesinde sarkma, çene hattında silikleşme, gıdı bölgesinde belirginleşme ve göz çevresi kırışıklıklarında artma göz altı torbalarında belirginleşmeye rastlamaktayız. Önceden üçgen bir yapıya sahip olan elmacık kemiklerinin belirgin olduğu , göz çevresinin dolgun ve canlı olduğu yüzümüzün artık ovalleşerek sarktığını fark etmekteyiz.
Vücudumuzun en ince cildinin göz kapaklarında olması nedeni ile yaşlanmanın ilk etkileri kendini göz çevresinde gösterir. Bu da kişide üzgün , yorgun ve yaşlı bir görüntü oluşturur. Üst göz kapağındaki sarkma bazen görmeyi bile olumsuz etkilemektedir.Göz kapağı estetiği dediğimiz (Blefaroplasti) işlemi göz çevresindeki cilt fazlalığı, buna bağlı kırışıklıklar ve göz altı torbalarının belirginleşmesi sonrası başvurulabilecek yegane çözüm olarak karşımıza çıkmakta. Lokal anastezi ile kolaylıkla uygulanabilen bu işlemde ciltteki fazlalığın çıkarılması ve cilt altı yağdokusunun(göz altı torbaları) yeniden şekillendirilmesi esastır. Göz çevresinde oluşacak olan morluk ve şişlikler 3 ile 5 gün arasında azalacaktır ve kişi rahatlıkla ameliyatın ertesi günü işine dönebilmektedir. Kısa ve ağrısız olan bu işlemin ardından dramatik bir fark ortaya çıkmaktadır.
Üst yüz bölgesi olarak bildiğimiz alın bölgesine yönelik ise alın germe ve kaş kaldırma işlemleri uygulanabilmektedir. Ancak alın germe işleminde her iki kulak arasından saçlı deri içerisinden yapılan uzun bir kesi olması ayrıca botoxun ve dolgu maddelerinin hayatımıza girmesi nedeni ile bu işlem cazibesini yitirmiştir. Cerrahi müdahalenin gerekli olduğu durumlarda ise endoskopik yöntemler ile kaş kaldırma ve kırışıklıkların giderilmesine yönelik yapılabilen girişimler son dönemde daha popüler olmuştur.
Orta yüz bölgesi dediğimiz yanak ve dudak bölgemizde yer çekiminden nasibini alacaktır ve bu bölgedeki dolgunluğun çeneye doğru yer değiştirmesi ile orta yüz bölgesinde bir sarkma ve boşalma meydana gelecektir.Peki yüzümüzün üçgenlikten diktörgenliğe kaydığı bu dönemde ne yapacağız? Böyle bir deformiteye yönelik erken dönemde ciltteki bollaşma ve sarkama gerçekleşmeden yapılabilecek olan müdahale kulak üzerinden yapılacak 3-4 cmlik bir kesi ile orta yüz bölgesinin gerilmesi(mid-face lift) ve sarkmış olan yağ dokusunun yeni yerine getirilmesi işlemidir. Böylelikle zaman içerisinde dikdörtgenleşen yüz yeniden üçgen şeklini alacaktır. Gerekli olan durumlarda aynı seansta yağ enjeksiyonu uygulamasıda yapılabilmektedir.
Koruyucu bakımların ve müdahalelerin yapılmadığı bir yüzde daha erken olarak ciltte ve boyunda sarkma karşımıza çıkacaktır. Böyle durumlarda uygulanacak işlemler boyun germe , klasik yüz germe(face-lift) ve bu işlemlere orta yüz germe işlemi ile yağ enjeksiyonlarının eklenmesidir. Yüz germe işlemleri için verdiğimiz mücadele en az görünür iz ile en etkili sonucu almaktır. Klasik yüz germe işleminde kulak önünden saçlı deriye uzanan bir kesi ile yüz bölgesindeki cilt altı destek dokulardaki sarkma toparlanır . Bu işlemde kesi kulak arkasına da uzatılarak boyun kaslarınada yapılacak işlemler ile boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Yaklaşık 3-4 saatlik bir ameliyattır ve genel anestezi ile uygulanır. Ameliyat sonrasında ilk gece hastanede geçirilir. Yüz bölgesinde oluşacak şişliklerin ve morlukların iyileşmesinin ardından kişi 10-14 gün içerisinde işine dönebilir.
Cilt fazlalığının olmadığı ancak boyun bölgesinde belirgin yağlanma (gıdısı) olan kişilerde lokal anastezi ile yapılabilecek olan liposuction işlemi ile gergin bir boyun elde etmek mümkün olacaktır.
Sevgili okurlar Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahide vücudumuzun doğal yapısına zarar vermeden yeniden yapılandırma ve şekillendirme işlemi yapmaktayız. Bu işlemler öylesine geniş bir alanı içermekte ki bizlerin ameliyatlarında planlamanın kişinin hastalığına ve fiziki yapısına göre özel olduğunu , bu nedenledir ki herkese yapılacak yüz germe işlemi , meme küçültme işlemi , kanser ameliyatları, yanık cerrahisi vb., işlemlerin standart olamayacağını, yapılacak olan işleme ancak fizik muayeneden sonra hekiminizce karar verileceğini  hatırlatmak isterim.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Aralık 2009

3 Kasım 2009 Salı

YAŞAMIN KENDİSİ KADIN , TA KENDİSİ ERKEK

Sevgili hanımlar , yaşamın kendisi kadın diyerek kadınlarımızın hayatımızın merkezinde çok önemli bir yer işgal ettiklerini ve hanımlarsız bir hayatın düşünülemeyeceğini usulca empoze ediyoruz .

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ardından ellerinize geçecek olan bu sayımızda Ulu Önder Atatürk’ü birkez daha saygı ile anmak isterim. Bugün eğer hanımlarımız hayatımızın merkezinde ise , yöneticilerse , öğretmenlerse , yol göstericilerse ve demokratik , hür Cumhuriyetimizin savunucuları ise unutulmamalıdır ki Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri sayesindedir.

Yaşamın ve estetiğin merkezinde olduğunu düşündüğümüz kadınlarımız unutmamalı ki kendileri güzelleşirken erkekler de boş durmamakta ve bu akımdan nasiplerini almaktadır. 2010 yılına girerken artık estetik cerrahi kliniklerinde ve güzellik merkezlerinde erkeklerin sık sık boy gösterdiğini biliyoruz.

Bayanların böylesine güzel ve bakımlı olduğu ortamda erkeklerinde kendilerine özen göstermelerine şaşmamak gerekli. Cilt bakımı , kimyasal peeling , lazer epilasyon , botox ve dolgu gibi ameliyatsız gençleştirme  işlemlerine erkeklerin rağbeti yadsınamaz düzeyde. Peki erkeklerin başlıca başvurduğu estetik operasyonlar neler acaba?

Nefes alma problemininde giderilerek burun şeklinin beraberinde düzeltildiği ‘septorinoplasti’ ameliyatı erkek hastaların sıklıkla rağbetini görmektedir. Septorinoplasti ameliyatları kapalı ve açık teknik olmak üzere iki ana yöntemle yapılmaktadır. Bunun kararını cerrahınız muayenesinden sonra kendisi verecektir. Erkek hastalarda sıklıkla geçirilmiş travmalarada bağlı olarak burnun ortadaki destek yapısını oluşturan septum dediğimiz kıkırdak yapıda eğrilikler ve kırıklar vardır bunların düzeltilerek nefes darlığına yönelik müdahelelerin yapılması ardından , burun sırtının (kemerli burun) , burun uzunluğunun , burun ucunun genişliği ve düşüklüğünün de düzeltilerek estetik şekil verilmesi ile operasyon tamamlanır. Yaklaşık 2 saat süren ve ağrısız olan bir ameliyattır.

Bunun yanında tabiki saç ekimi , erkekler varolduğu ve testesteron salgıladıkları sürece popülerliğini koruyacaktır. Saç ekimi şuan saçların enseden şerit şeklinde çıkarılarak tekli ve ikili üçlü saç köklerine ayrılarak saçsız bölgelere ekildiği (FUT-Folikuler Unit Transplantation) ve saçların özel aletler ile sağlıklı saç köklerinin bulunduğu bölgelereden tek tek alınarak  saçsız bölgelere ekildiği (FUE-Foliculer Unit Extraction) yöntemdir. Her iki yönteminde birbirine üstünlükleri olmasının yanında işlem sonrası sonuçlarda her iki yöntemde de kozmetik olarak mükemmel sonuçlar elde edilerek  kelliğe merhem olunmaktadır. Bu yöntemlerin kısaca farklılıklarından bahsedecek olur isek FUT yönteminde ensede ancak saçların kısa kesildiğinde görülebilecek ince bir iz kalır , ensedeki uyuşukluk hissi 2-3 ay sonra düzelir. Ameliyathane şartlarında lokal anastezi ile  yapılması uygundur, işlem sonrası gözlerde şişlik olacaktır ilk gece oturarak uyunması önerilir ve antibiyotik ile ağrı kesici kullanılması gerekir. Yaklaşık 7-10 gün istirahat ve pansuman önerilir.Birinci seansta 3000 kök saç ekilebilir ve ikinci seansın gerekeceği durumlarda en erken 6 ay sonra yapılabilir. FUE yönteminde ilk seansta 1000-1500 kök saç ekilebilir ve  ikinci seans 5-7 gün sonra yapılabilir , ensede iz olmaz , lokal anastezi ile muyenehane şartlarında yapılabilir ve 2-3 gün istirahat yeterlidir.

Jinekomasti (erkek memesinin büyüklüğü ve sarkıklığı) ise erkekler için ciddi anlamda estetik problem oluşturan bir sorundur. Aşırı kilo alıp vermekle oluşabileceği gibi hormonal bozukluklar ve birtakım hastalıkların beraberinde görülebileceği için ameliyat öncesi olası nedenler mutlaka sorgulanmalıdır. Ancak sıklıkla nedensiz olarakta karşımıza çıkar. Belli derecelerde karşımıza çıkan jinekomasti problemi hafif düzeylerde ise liposakşın ( yağ emme) işlemi ile düzeltilebilir. Eğer meme dokusunda büyüklük var ise ve liposakşın yeterli olmuyor ise meme başı çevresinden yarım ay şeklinde yapılan bir kesi ile ameliyat gerçekleştirilir ve sonrasında iz belirsiz düzeydedir. Jinekomastiye sarkmanın ve cilt fazlalığının eşlik ettiği durumlar varsa, yani ileri evreler ise meme başının yerinin düzeltilmesini ve cilt fazlalığının çıkarılmasını gerektirecektir ve izsiz olması mümkün değildir ancak özel yöntemler ile bu iz azaltılabilir. Yapılan ameliyat yöntemine göre hastanede kalış süresi 0-3 gün arasında değişir. Ameliyattan 2 hafta sonrasına kadar özel bandaj uygulanır.

Kepçe kulak deformiteside erkeklerin başına dert olmaktadır çünkü gençlik dönemlerinde kızlarımız saçları ile bunu saklasada erkeklerin böyle bir şansı olamamaktadır ve onur kırıcı sözler iştilmesine engel olunamaz. Bu çocuklarımızın büyüme döneminde ciddi psikolojik sorunlar yaratabilmektedir, bu nedenle hem kızlarımız hemde erkekler için bu ameliyatı 4 yaş sonrasında yaptırmayı önermekteyiz. Ancak ailelerin bunu önemsememesi nedeni ile kişiler erişkin yaşta bunun çarelerini kendileri arayarak çoğu zaman estetik cerrahlara müraccaat etmektedirler. Lokal ve genel anastezi altında gerçekleştirilebilen bu ameliyat işlemi kulak arkasından yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir ve yaklaşık 1 saat sürer, iz kalmaz ameliyattan sonra 24 saat bandaj uygulanır daha sonraki bir haftalık dönem için ise tenisçi bandı önerilir.

Bayanlar sayesinde  populerliğini artıran liposakşın ve karın germe ameliyatlarına da erkeklerin rağbeti az değildir. Özellikle göbek bölgesinden yağ aldırma ve karnının gençlik yıllarındaki gibi düz ve kaslı bir görüntüde olmasını isteyen erkekler bu işlemleri tercih etmektedir ancak unutulmamalı ki spor ve diyet olmadan herşeyi ameliyattan beklemek cerrahınıza haksızlık olacaktır.

Tüm bunların yanında göz çevresi estetikleri olarak bildiğimiz kırışıklıkların düzeltildiği göz altı torbalarının yeniden şekillendirildiği işlemler ile yüz gerdirme (face-lift), boyun gerdirme(neck-lift) işlemleri de erkek hastaların sıklıkla uygulattığı prosedürler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gerçek estetiğin içinizde saklı olduğunu bilmeli bizlerin ancak sizde mevcut olanı işleyebileceğimizi unutmamalısınız.

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Kasım 2009

1 Ekim 2009 Perşembe

VÜCUT ESTETİKLERİ “LIPOSUCTION”

     Yine bir sonbahar dönemine girilirken , yazın hareketli temposunu ardımızda bıraktık . Bukez ayrıca yaz ile sonbahar arasında ramazan bayramınıda yaşadık ki uzun bir dönem bu böyle yaşanacak. Bu hareketli dönemden daha sedanter döneme geçişte beslenmemizi ve yaşam biçimimzi adapte etmemiz gerekirken ramazan ve bayram dolayısı ile metabolizmalarımız allak bullak oldu. Çok özenle hazırlanmış tatlılardan ve yemeklerden kaçımız uzak durabildik?

     Doğru olan kendi kendimizin yaşam koçu olmamız ve doğru beslenme ile sporu hayatımızın bir parçası olarak devreye sokmamız. Ancak hepimiz kendi kendimize bahaneler üreterek bunu ertelemekteyiz. Bugün son , bugün son diyerek yine tatlıları götürüyoruz. Bunun neticesinde hayatın girdiği kısır döngüde vücudumuzda yağlanmalar başlıyor önceleri önemsemiyoruz ve küçük kıyafet hileleri ile bunları gizleyebiliyoruz. Daha sonra alışverişe çıkıldığında bayanların daha çok zaman harcadıklarını ve bu bana yakışmadı , bu şuramı fazla gösterdi diyerek aradıklarını bulmakta zorlanıp daha fazla zaman daha fazla para harcayıp yinde alışverişten mutsuz döndüklerini görüyoruz.

     Birçok kişi bunu kendine itiraf edemesede evden çıkarken ayna karşısında geçirilen sürenin defalarca değiştirilen ve seçilemeyen kıyafetlerin nedeni önceden dikkat edilmeyen yaşam düzenidir.

     Böyle bir noktaya gelmeden dur demek ve spor ile doğru beslenme kurallarını hayatımızın içerisine sokmak en önemli faktör olsada bu mutsuzluk döngüsünden vücut estetikleri sayesinde yol yakın iken kurtulmak mümkün.

     Vücut şekillendirmede yaygın olarak uyguladığımız yöntem liposakşındır(liposuction). Bu konuda unutulmaması gereken en önemli nokta liposakşının bir zayıflama yöntemi değil vücut şekillendirme yöntemi olduğudur.

     Liposuction vücutta belli bölgelerde toplanan yağların vakum yardımı ile ince kanüller (metal borular) kullanılarak alınması yöntemidir. Bu girişim ile vücudun diğer bölgelerine göre daha fazla yağ toplanması olan yerlerden yağlar alınarak  vücuda daha orantılı bir şekil kazandırılmaktadır. Bu işlem göbek, kalça (basenler), bacaklar, diz, bel yanları, sırt bölgesi, ayak bilekleri, kollar ve çene altı gibi bölgelerde özellikle uygulama alanı bulmaktadır. Bu bölgelerden alınan yağlar özel işlemlerden geçirilerek özellikle yüz bölgesini gençleştirmek amaçlı kullanım bulmakla beraber daha gösterişli dudaklar elde etmek içinde sıklıkla kullanılmaktadır.

     Liposakşın ameliyatı vücudun belli bölgelerindeki yağ hücrelerinin alınması için milimetrik kesiler yapılarak çeşitli incelikteki kanüller (metal borular) yardımı ile yapılır. Kesilerin küçüklüğü nedeni ile bu ameliyattan sonra iz olmaz. Bu ameliaytla ilgili bilinmesi gereken yağ hücrelerinin alındığıdır çünkü gençlik döneminden sonra vücudumuzdaki yağ hücrelerinin sayısında bir değişiklik olmaz sadece bu yağ hücrelerinin büyüklüğünde artış olur. Bu nedenle örneğin bir bayanın göbek bölgesindeki bir milyon yağ hücresinin yarısını alırsanız kişinin daha sonra göbek bölgesinden kilo alması söz konusu değildir.

     Bu ameliyat uygulanacak bölgelerin büyüklüğüne göre sakinleştirici ilaçlar verilerek lokal anastezi ile veya genel anastezi altında gerçekleştirilebilir. Liposakşın ameliyatınıda alınan yağların yeniden vücuda verilerek şekillendirme işlemleri yapılması ile birlikte lipoplasty, liposculpture ve liposhaping gibi farklı ameliyat isimleri telafuz edilsede tüm bunlar aynı işlemi ifade etmektedir. Bunun yanında lipsakşın işlemi ile ilgili ultrasonik , lazerli , kuru yöntem ve ıslak yöntem ile liposakşın terimlerini duyabilirsiniz . Ultrasonik ve lazerle liposakşın yöntemlerinde yağlar ses ve ısı ile parçalanılarak yine vücuttan kanüller yardımı ile emilir ancak bu yöntemlerin herhangi bir üstünlüğü henüz bildirilmemiştir. Temelde çoğu plastik cerrahın uyguladığı tumesan yöntemidir ve liposakşın işleminde popülerliğini korumaktadır. Bu yöntemde vücut içerisine kanama durdurucu ve ağrı kesiciler ile birlikte hazırlanılarak verilen solusyonla yağlar yumuşatılır ve kanüller yardımı ile emilir.

     Liposakşın işleminden sonra karşımıza çıkabilecek en önemli problem işlem bölgesinde meydana gelebilecek pürüzlü görüntü ile girinti çıkıntılardır. Böyle bir netice sıklıkla aşırı kilolu ve cilt esnekliğini kaybetmiş kişilerde görüldüğü için hasta ile önceden görüşülerek gerekirse işlem seanslara bölünebilir. Küçük girinti çıkıntıların düzeltilmesi kolaydır ancak ciltte sarkma ile birlikte oluşan daha derin çöküklükler olur ise bunları düzeltmek için karın germe , bacak germe , kol germe gibi işlemler ile ciddi dolgu işlemleri yapılması gerekebilir.

     Liposakşın işlemi ile alınan yağ fazlalıklarının ardından cildin elastikiyetinin toplamasına yardımcı olunması amacı ile 3-4 haftalık özel korseler giyilmesini önermekteyiz. Ayrıca ameliyat sonrasında lenfdrenaj masajları , LPG ve sportif aktiviteler vücuttaki ödemin daha süratli atılmasına yardımcı olacaktır.

     Düzenli beslenmenin ve sporun hayat tarzı haline getirilerek fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olunabileceğini vurgulayarak belirtmem gerekir ki eğer bunlara rağmen vücudunuzun belirli bölgelerinde basenler , kalçalar , göbek bölgesi, gıdı, diz vs. gibi bölgesel yağlanmada artış olmuş ise ve bu kiloları vermekte zorlanıyor iseniz bu ameliyat için çok iyi bir adaysınız demektir.

     Estetiğin ve güzelliğin olduğu her alanda bayanlarımız akla gelsede liposakşın işlemi erkekler içinde sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Özellikle jinekomasti olarak bilinen erkek memesindeki büyümenin tedavisinin belli evrelerinde kesi yapılmadan lokal anastezi ile bu deformiteler düzeltilebilmektedir.

     Özgüveninizi yitirmeden yağlanmaya dur deyin. Unutmayın aynalar ile barışık olmak , kıyafet dener iken ukala kişilerin, size ancak 40-42 beden olur gibi laflarından kurtulmak ve jeaninizi çekip rahatça dolaşabilmek için her şey sizin elinizde..

     Düzenli beslenerek , spor yaparak ve iyi bir plastik cerrahla dost olarak bunu başarabilirsiniz.

Sağlıklı ve içinde kadınların aktif olduğu bir yaşam dilerim..

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Ekim 2009

1 Eylül 2009 Salı

KADINLAR, MEME VE SIRT AĞRISI

Kadın denince gözümüzde birçok özellik canlanır, herkesin beynindeki kadın figürü farklıdır ancak kadınlarımızın olmazsa olmazı olan göğüsleri oluşan figür içerisinde muhakkak ki büyük bir yer teşkil edecektir.
Kadınları kadın yapan dişiliklerinin ve anneliklerinin temel organı olan göğüsleri neyazık ki birçok zaman başlarına dert açmakta. Meme hastalıkları ile ilgili elimizde birçok bilgi olması ve artık birçok yerde sadece meme hastalıkları ile uğraşan uzmanların olması ise yine memenin öneminden ileri gelse gerek. Memenin neyazık ki enfeksiyonları, kistleri, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerini içeren çok geniş bir hastalık grubu mevcut ancak biz bu sayımızda memenin estetik cerrahi ile ilişkisinden bahsedeceğiz.
İrisi bir dert , ufağı bir dert olan memeler aslında bazen umulmadık zararlar oluşturabiliyorlar. Bunlardan biri olan sırt ağrısı ve bunun tek çözümü olan meme küçültme ameliyatı ise bizim bu sayıdaki konumuz.
Memenin ergenlikle , kilo alımı ve gebelikle birlikte büyümesi sıkça karşılaştığımız sorunlardandır. Bunun neticesinde ergenlik döneminde psikolojik olarak rahatsızlık duyan estetik kaygılar hisseden genç kızlarımız yanında, bunun sadece bir estetik problem olmadığı aynı zamanda ciddi sırt ağrısı, duruş bozuklukları ve omurgada geri dönüşü olmayan rahatsızlıklar oluşturabilidiği unutulmamalıdır. Ayrıca meme altlarında kızarıklık , kaşıntı , enfeksiyon ve hijyen problemi nedeni ile kötü koku gibi şikayetlerde ortaya çıkabilir. Peki bu şikayetleriniz mi var ? Ne yaparım diye kendinize dert mi ediyorsunuz? Ozaman bir Plasitk Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah desteği almalısınız.
Estetik cerrahlar memelerin hem sağlıklı boyutlarda hemde formda ve çekiciliğinden hiçbirşey yitirmemiş şekilde yeniden şekillendirilişi hakkında size yardımcı olacaktır. Bu tarz şikayetleri olan hastalarda mutlak hormonal sorun olup olmadığı , memelerdeki büyümenin durup durmadığı, memelerde her hangi bir kitle veya enfeksiyon olup olmadığı öncelikli olarak araştırılmalıdır. Eğer böyle şikayetler mevcut ise öncelikle bunlara yönelik müdahaleler yapılmalıdır ancak memelerdeki büyüme durmuş ise ve şikayetler sadece sırt ağrısı ve estetik kaygılar ise memelerin boyutlarının , meme bezlerinin , meme yağ dokusunun , meme derisinin , meme başının pozisyonun detaylı incelenmesinin ve hastanın yaşı ile ileride çocuk yapma isteğinin öğrenilmesinin ardından kullanılacak ameliyat tekniğine karar verilir.
Meme küçültme ameliyatı öncesi hastanın genel laboratuar tetkikleri incelenir. Karar verilen ameliyat tekniğine uygun olarak operasyon öncesi ölçümler ve çizim yapılır bu aşamada hastanın ileride oluşacak göğsünün estetik formu ile ilgili görüşleri muhakkak dikkate alınır. Meme küçültme ameliyatı genel anastezi altında gerçekleştirilir . Sıklıkla tercih edilen yöntem vertikal mamoplasti dediğimiz ve meme başı ile meme başından aşağıya düz bir kesinin yapıldığı ameliyat tekniğidir. Bunun yanında ters T denilen ve meme altında da horizontal bir kesi hattının olduğu yöntem sıktır. Ameliyat süresi kullanılan tekniğe bağlı olmak üzere 2-4 saat arasında değişir. Ameliyatta meme başı olması gereken yere taşınır, meme üst loju genellikle sarkmış memelerde boşalmıştır(özellikle aşırı kilo alıp vermelerden sonra), yeniden form verilirken bu alan doldurulur, koltuk altına yayılmış olan göğüs daha dar çaplı bir alana hapsedilir ve bu şekilde daha iyi bir form sağlanır. Bu işlemler sırasında istenen boyutlara kadar küçültülmek ve dikleştirilmek üzere meme dokusu ve deri çıkarılır. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 1 veya 2 gündür. Ameliyat sonrası 4-5. saatte ayağa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İlk birkaç gün ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak drenler kullanılır. Gelen miktara göre bu drenler 1-2 gün sonra çıkarılır. Ameliyattan sonraki süreçte dikiş almak veya dikiş almamak cerrahın kullanacağı yönteme göre değişir. Ameliyat sonrası bir aylık dönemde sporcu sütyeni kullanılması ise önerilir.
Meme küçültme ameliyatlarında kullanılan tekniğe bağlı olarak bazı farklı özellikler söz konusudur. Bazı sınırlı küçültme ameliyatlarında, iyileşme hızlı ve işlem sonrası hemen normal aktivitelere dönülebilirken, çok iri göğüslerde çıkarılan dokunun durumuna göre bu süreç uzayabilir. Aynı şekilde tekniğe bağlı olarak oluşacak izlerin yeri ve uzunluğu da değişir. Ameliyat izleri ilk aylarda daha belirgin iken 6. aydan itibaren daha iyi yönde değişir.
Memenin emzirme özelliği nedeni ile meme dokusu ve meme başı ameliyat esnasında muhakkak korunmalıdır . Ayrıca memenin duyusu ve bunun bayanlar açısından tartışılmaz önemi nedeni ile meme duyusunun ve meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri öncelikle tercih edilmelidir. Buna karşın bazı iri göğüslerde bu ilişkinin bozulduğu ameliyat teknikleri tercih edilebilir. Aşırı iri göğüslerin küçültülmesi ameliyatlarında meme ucu kayıpları çok sık olmasada seçilecek teknik hakkında hasta ile birlikte karar verilmelidir.
Memenin formu iyi fakat iri ise ve bunun yağlanmaya bağlı olduğu düşünülüyorsa sadece vakumla yağ emme yöntemi(liposuction) ile göğüsler bir ölçüde küçültülebilir. Fakat küçültme işlemi ile birlikte aynı zamanda bir form verilmesi de gerekiyorsa bahsettiğimiz cerrahi müdahaleler kaçınılmazdır.
Ameliyat sonrası karşılabilecek sorunlar erken ve geç dönem sorunları olarak ikiye ayrılabilir. Erken dönemde kanama, enfeksiyon, yara yeri iyileşme problemi gibi sorunlar son derece nadirdir. Geç dönem sorunları ize veya şekle bağlı sorunları olarak karşınıza çıkabilir. İzlerde belirginlik, kızarıklık, kaşıntı erken dönemde bazı koyu tenli kişilerde sıkça rastlanabilir ve ilaç tedavisini gerektirebilir. Şekille ilgili sorunlar daha çok büyüklük ile ilgili sorunlardır. Bu nedenle ameliyat öncesi arzu edilen meme boyutu vucüdün diğer özellikleri de göz önüne alınarak net bir şekilde hasta ve doktor arasında konuşulmalıdır.
Kısaca sıklıkla karşılaşılan bir diğer problemden de size bahsetmek istiyorum . Aşırı kilo kayıpları veya doğum sonrası dönemde emzirmeye bağlı olarak göğüslerin üst lojunda ciddi bir boşalma ve sarkama oluşabilir. Budurumlarda göğüsler sönmüş büyük bir balona benzetilebilir. Kütle olarak rahatsız etmesede bu şekildeki göğüslerin cazibesini yitirmesi nedeni ile yeniden form kazandırılmak üzere mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Böyle hastalarda göğüsler dikleştirilir ve eğer yeterli doku kalmış ise bu dokular göğüs üst lojuna taşınarak form sağlanır ancak eğer yeterli meme dokusu ve yağ dokusu meme altında kalmamış ise dikleştirme işlemi esnasında meme protezleri kullanılması istenen formu sağlayacaktır.
Unutulmaması gereken ; kadınlarımızın göğüslerini ihmal etmemesi , kendilerine ve vücutlarına gereken özeni göstermeleri onları ilerde karşılaşacakları sıkıntılardan koruyacağıdır.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Eylül 2009

31 Temmuz 2009 Cuma

ESTETİK NEDİR?

Estetik denince sanırım birçoğumuzun aklına güzellik, çeşitli operasyonlar, lazerler vs. vs. gelir. Aslında estetiğin çok değerli ve birçok kişi tarafından arzulanan bir şey olmasının nedeni sadece görsel değil hayatın bütünü içerisinde birçok alanda yer almasıdır.

2010 yılına girerken insanların birçoğu estetik olmak yerine ciddi anlamda estetik karşıtı hareketler sergilemekte bunların nedenleri ne acaba…?

Bir kafede önceliği önünüzdeki bayana vermek , kız arkadaşınızın kırık fincanı ile kendinizinkini değiştirmek , iş arkadaşınız terfi aldığı zaman en kral çiçeği ona göndermek , çevrenizdeki kişilerin başarısı ile gurur duyabilmek ve onlara sadece samimi duygular ile haset etmeden özenebilmek … İşte tüm bunlar sizin gözükmeyen ancak hayatınızda her zaman yer alan estetik yanınızı belirleyen bazı oluşumlar. Unutmamalısınız ki , çoğu zaman gözardı ettiğiniz estetik yanınız görselliğinizden çok daha önemli .

İçinizdeki estetik güzelliğin dışa yansıdığını asla unutmayın bunu güzel bir burun veya dekolteli göğüsler ,dolgun dudaklar ile kamufle edemezsiniz. Bunlar size güzel bir hayat gerçek bir aşk , değişilmez dostluklar , unutulmaz anılar ve huzurlu bir hayat yaşatamaz.

Kıssadan hisse : Her yönü ile estetik olan Plastik Cerrahların yetişmesi dileği ile….

26 Temmuz 2009 Pazar

ÖĞLE ARASI ESTETİKLERİ

Merhaba sevgili okurlar . Bu ayki değineceğimiz konumuz birçoğunuzun duyduğu bildiği ancak zaman zaman çekinerek baktığı hızlı ve etkili estetik yöntemleri. Sizde sabah evinizden kırk yaşınızda çıkıp akşam otuz yaşınızda dönmek istemez misiniz ? Eşinize yıl dönümü sürprizi yapmayı düşünüyor iseniz öğle arası estetiği tam size göre …

Yoğun iş temposu artık metropolitanlarda birçok bayanı olumsuz etkilese de , biz estetik cerrahlar aynı yoğunlukta bayanlar için mücadele etmekte ve çözümler üretmekteyiz . Bu yüzden bugün sizlere öğle arasında yarım saatinizi ayırarak zamana karşı nasıl durabileceğinizin tüyolarını vereceğim.

Alın bölgesi ve göz çevresi kırışıklıklarınız mı var ? Yanaklarınızda sarkmalar mı başladı ? Bıçak altına yatmaktan mı korkuyorsunuz ? Ağrısız şekilde kaşlarınızı mı kaldırtmak istiyorsunuz ? Dudak yanak arası çizgilerinizde derinleşme mi arttı ? Dolgun dudak arzunuz içinizi mi kemiriyor ? Zamanın aleyhinize mi işlediğini düşünüyorsunuz ? Sanırım sizin botoks ve dolgu ile tanışma zamanınız gelmiş …

Botoks için öncelikle şunu söylemeliyim ki kesinlikle bir yılan zehiri olmayıp , Clostridium Botilinum denilen bir bakterinin seyreltilerek zararsız hale getirilmiş , uygulandığı bölgedeki kaslarda gevşeme yaparak etki gösteren bir toksindir. Yıllarca spastisite tedavilerinde kullanılmasının ardından estetik etkileri gözlemlenerek hayatımıza giren Botoks bulunduğumuz yüzyılın mucizelerinden olup artık hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiştir.

Öğleyin vereceğiniz küçük bir molada güvenilir ellerde yaptıracağınız botoks uygulaması ile aşırı çalışarak yüz bölgenizdeki çizgilerin derinleşmesine neden olan mimik kaslarınızın gücü zayıflatılarak bu çizgilerden kurtulmanız ve gençlik yıllarınıza dönmeniz mümkün. Botoks uygulamaları göz çevresi ve alın kaş arası kırışıklıklarında mükemmel sonuç vermesinin yanında aşırı terleme tedavisinde ve migren tedavisinde çok iyi sonuçlar vermektedir.

Botoks uygulaması ağrısız bir işlem olup doğru noktalara uygulanması halinde herhangi bir komplikasyonu yoktur . Kırışıklıklardaki düzelme uygulama sonrası 4-7 günde ortaya çıkar ve ortalama 4-6 ay boyunca sürer.

Dolgu maddeleri ise (hyaluronik asit,kollagen,kalsiyum hydroxylapatite,otojen yağ dokusu) yaşlanma ile birlikte yüzdeki hacim kaybının , derin çizgilenmelerin ve giderek belirginleşen yanak dudak çizgilerinin tedavisinde kullanılan özel laboratuarlarda üretilen maddelerdir.

Dolgu maddelerinin uygulanmasının ardından etkileri hemen ortaya çıkar ve etken maddenin özelliğine bağlı olarak 8 ile 24 ay arasında etkinlikleri devam eder. Doğru ve etkin yapılan uygulamaların ardından çoğu zaman hiçbir komplikasyon ile karşılaşılmaz.

Eğer ince dudaklar yerine öpülesi dudaklar , yorgun bakışlar yerine tutkulu bakışlar ve tüm noktalarında yılların izleri olan bir yüz yerine içindeki gençlik ateşinin yeninden alevlendiğini gösteren bir yüz ile evinize dönmek istiyorsanız sanırım bir öğle arası zamanınızda estetik cerrahınızla görüşmelisiniz.

Merak ettiklerinizi öğrenmek ve detaylı bilgi almak için bize yazınız.

drkandulu@hotmail.com

Op.Dr Hüseyin KANDULU.

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi

Ağustos 2009

13 Mayıs 2009 Çarşamba

BAHARLA GELEN ESTETİK

Bahar ayları, kışın o kasvetli ve soğuk havasının yerini güneşin, çiçek kokularının ve kuş seslerinin aldığı aylardır. Bahar mutluluktur, bahar aşktır, arının çiçeğe aşkıdır. Her an sizi dışarıya çağıran bir şeyler vardır. Güneş etrafı ısıtmaya başlamış bizide ısıtıp artık kendimize gelmemizi, kendimize bir çekidüzen vermemizi söylemektedir sanki.
Kışlık mantolar depolara kaldırılmaya başlamış üfül üfül elbiseler ve tişörtler gündemdeki yerlerini almaya başlamışlardır. Ya o kalın mantolar ve kazaklarla sakladığımız kilolar, vücudumuzun sarkan kısımları ! İşte bahar aylarında bayan ve erkeklerde estetik ameliyatlara talebin artmasının nedeni doğanın bahar aylarında kendini yaza hazırladığı gibi insanlarında kendini yaza hazırlama isteğindendir. Yaz, güneş ve plajlar buna hazır mıyım? Hazır olmalıyım sorusu erkek, bayan herkesin kafasının bir kenarında vardır.
En çok diyet yapılan ay bahar ayları olduğu gibi ençok estetik ameliyatlara talebin olduğu ayda bahar aylarıdır. Çünkü biz içinde yaşadığımız doğanın bir parçasıyız. Nasıl doğa kış uykusunda ise, baharla ve güneşle içimizde yepyeni bir ışık doğar ve bu ışık bizi daha güzel olmaya iter. Sezen Aksunun dediği gibi her bahar aşık olmasakta her bahar doğayla birlikte yeniden doğarız. Yeni bir biz doğar baharla ve daha genç, daha güzel olmak ister ruh ve bedenimiz. Ruhumuzda ki bu yeniden doğuşa bedenimizde ayak uydurmak ister, bu yüzden yüzlerce diyet listesi içinden kendimize birini seçer, yeniden spor yapmaya başlarız. Diyetle verilen kiloların sonrasında vücudumuzda deformasyonlar ortaya çıkar işte bu aşamada estetik cerrahi devreye girer.
Hayat yürünmesi gereken uzun bir yoldur, yürümekle aşınan ayakkabımız gibi hayat bizide yorar, yıpratır. Bir dur demek isteriz senelere, daha kalbim o kadar hızlı atıyor ki bu aynadaki ben değilim. Ben olmamalıyım. Hepimiz bu sözleri arasıra kendimize söylüyoruz. Önemli olan zamanında söylemek. Yaşamımızın bir parçasıda biziz ve kendimize değer verdiğimiz kadar varız. Biz estetik cerrahlar diyoruz ki her yaşın bir estetik girişimi vardır. Kanser gibi ne kadar erken yüzünüzde ki ve vücudunuzda ki yaşlanma belirtilerini fark ederseniz o kadar basit müdahalelerle memnun edici sonuçlar alırsınız.
Evet artık 2009 yılı ortasına geldiğimiz şu aylarda estetik cerrahi müdahaleleri yaptırmak , saklanması gereken müdahaleler değil hayatımızın bir parçasıdır. Estetik cerrahide çözümü olmayan problem yoktur. Düzeltilmesi gereken her şey düzeltilebilir. Ne kadar erken başvurursanız o kadar mutlu ve kendinizle barışık uzun yıllar geçirirsiniz.
Plastik, Rekonstruktif ve Estetik cerrahide tüm estetik ameliyatlar yanı sıra rekonstruksiyon ameliyatları, el cerrahisi,mikrocerrahi, yanık, diabetik ayak ,doğumsal anomali ameliyatları yapılmaktadır. Estetik ameliyatlar arasında, sıklıkla burun estetiği ve solunum yolu düzeltilmesi, meme büyütme, meme küçültme ve dikleştirme, karın germe, liposuction, yağ enjeksiyonu, göz çevresi estetiği, kaş kaldırma, yüz germe, botoks,dolgu vb. yapılmaktadır ve diyorum ki estetik girişimler bu işte uzman olan plastik cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Hepiniz ruhen ve bedenen yaza hazır olmak istiyorsanız güvenilir işinde ehil estetik cerrahlara başvurmanızı öneriyorum .