14 Şubat 2010 Pazar

MEME (Göğüs) BÜYÜTME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER


V280173_P62
Memeleri gelişimsel olarak yeterli hacime sahip olmayan veya doğum sonrası emzirmeye bağlı olarak küçülmüş ancak çok sarkmamış memeleri hacimli ve çekici görünüme kavuşturmanın günümüzde ki en güvenli ve sağlıklı yolu meme protezlerini kullanmaktır.
Genç kızlar için özellikle olmak üzere, sonraki dönemlerde de bayanların ciddi özgüven kaybına neden olabilen bu tarz sıkıntılar estetik cerrahinin gelişimi ile artık sorun olmaktan çıkmıştır.
Bilindiği gibi meme protezleri içriklerine göre temelde iki tür olup, her iki protezinde etrafı ince silikon bir tabaka ile kaplıdır. İnce silikon tabaka ile çevrili olan protezlerin bir grubunun içerisinde serum fizyolojik(saline) dediğimiz tuzlu su , diğer grubun içerisinde ise koheziv jel silikon bulunmaktadır. breastaug8 web-Siltex-Round-Implant-th web-smooth-round-imp-thumb web-gel-imp-thumb
Protezler içerikleri dışında silikonunun dış yüzey özellikleri(düzgün veya pürtüklü) ile de farklılıklar gösterirler. Protez meme dokusu altına yerleştirilecekse ameliyat sonrası kapsül kontraktürü gelişmemesi amacı ile pürtüklü yüzey protezler , kas altına yerleştirilecekse kapsül kontraktür gelişimi daha nadir olması sebebi ile düz yüzeyli protezler tercih edilir.
Şekillerine göre de protezler anatomik(damla) ve yuvarlak(round) olarak sınıflanırlar. Anatomik şekilli protezler meme alt kısmında daha fazla dolgunluk sağlayarak daha doğal bir görünüm oluştururlar. Ancak dekolte bölgesinde yeterli dolgunluğu round protezler kadar yeterli sağlayamazlar.
 breast-implant
Protez, hastanın yapılan muyenesi sonrası yeterli meme dokusunun olup olmadığı, kişinin yaşam koşulları içerisinde ki sportif faliyetleri değerlendirilerek kas altına veya meme dokusu altına yerleştirilir.
NT5346487
Protezlerin özellikleri hasta ile paylaşıldıktan ve muayene yapıldıktan sonra protezin büyüklüğü birlikte kararlaştırılır. Meme ölçüleri bilinidiği gibi, 75-80, 80-85 vb. gibi meme başı ile sırt çevresi ölçülerek elde edilen ölçütler ile bu ölçümden meme altından ve sırttan yapılan ölçümün farkı ile elde edilen A cup (10 cm), B cup(16 cm), C cup(23 cm), D cup(29cm) ve üzeri E cup olarak belirttiğimiz standartlarda değerlendirilir. Protezler cup ölçüsünde değişiklik yaparlar ve yaklaşık olarak 125-150cc lik bir protez uygulaması ile meme bir cup büyür. Hasta ile yapılan görüşme sonrası ameliyatta, planlanan meme büyüklüğüne ulaşmanın en ideal yolu farklı sizelardaki protezlerin ameliyat esnasında denenmesi olacaktır.
Protezin meme dokusu veya kas altına yerleştirilmesi 4 ana yol ile gerçekleştirilir.
breastaug16 Bunlardan ilk üçü daha sıklıkla kullanılan meme altı, meme başı ve koltuk altı insizyonlarıdır. Bu insizyonlardan hangisinin seçileceği, yerleştirilecek protezin türü, protezin kas altına mı yoksa meme dokusu altına mı yerleştirileceği , meme başının büyüklüğü ve cerrahın deneyimi ile ilişkilidir.
breastaug17
Daha nadir olarak ise göbek deliğinden yapılan küçük insizyonlar ile serum fizyolojik içeren meme protezleri kullanılabilmektedir.
Farklı bir protez uygulama yolu da eğer kişi abdominoplasti(karın germe) ameliyatı olacaksa aynı seansta ayrı kesiler yapılmadan bu ameliyatın insizyonundan hazırlanacak tünellerden meme protezinin yerleştirilmesidir.
Meme protezi ameliyatı genel anastezi altında yapılan, ağrı kesiciler ile giderilebilecek düzeyde memelerde gerginliğe bağlı hafif ağrıların olabildiği, uygulanan yönteme göre 1-1.5 saat süren bir ameliyattır.  Ameliyat sonrasında hastanede bir gece kalmak yeterlidir, ancak eğer ameliyat sabah olmuş ise akşama eve dönmekte problem olmaz.  Meme estetiğinin yüz güldürücü ameliyatlarından olan meme büyütme ameliyatı sonrası 3 ile 5 gün arasında işinize dönebilirsiniz ancak 1-1.5 ay kadar bir süre kol ve göğüs kaslarını kullanacağınız egzersizlere ara vermelisiniz.
Ameliyatın genel cerrahi işlem sonrası gelişebilecek komplikasyonları dışında , proteze hazırlanan yuvanın küçük veya aşırı büyük olmasına bağlı protezde yer değişiklikleri olabilir. Aşırı büyük protezlerin uygulanması sonrası memelerde sarkma zaman içerisinde görülebilir. Vücudun protezi yabancı cisim gibi algılaması sonucu , protez çevresinde bir kapsül oluşur ve bu kapsüldeki kontraksiyonlar ve derecelerine bağlı olarak protezde değişiklikler meydana gelir. İleri düzeyde kontraksiyonlarda protezin değiştirilmesi gerekebilir. Cerrahi sonrası yara izinin çok küçük olması nedeni ile genellikle sıkıntı olmaz ancak vücudun aşırı yanıtı ile iyleşen yara izlerinde belirginlik olma ihtimali hasta ile paylaşılmalıdır. Meme başından uygulanan protez ameliyatları sonrası meme başında zamanla düzelecek olan hissizlik ve süt kanallarında bir miktar azalma olacaktır.
HATIRLATMALAR :
Çekici göğüslere kavuşmak için hormonal içerikli veya içeriği belli olmayan vücudunuza zarar verici ilaçlar kullanmayın . Günümüzde meme büyütmenin en güvenilir yolu meme protezidir unutmayın.
Meme protezlerinin kanser yapmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır, korkmayın.
Genç kızlık dönemlerinde takılan protezler emzirmeye engel olmaz, ayrıca rutin meme kontrollerinde görüntüleme işlemlerine engel teşkil etmez.
Meme protezleri ciddi kesici yaralanmalar almadığınız taktirde hasara uğramaz(patlamaz), böyle bir yaralanma olsa bile kohesive yapılarından dolayı vücut içinde dağılmazlar. Saline protezlerde ise vücut tarafından emilmede problem yaşanmaz.
photo-banner_2

19 Ocak 2010 Salı

ELLERİMİZ VE HAYATIMIZA KATTIKLARI ANLAM

Hayatımızın hiçbir evresinde var olan şeyler için tasa yapmayız. Var olan şeyleri yitirmeden değerini asla fark etmeyiz. Zaten hayatımızda buna benzer birçok şeyin değerini yitirmeden anlayabilmek bir erdem olsa gerek.

Bu sayfalardan sizlere daha önce burun estetiği, meme estetiği ve vücut estetikleri gibi birçok konuda bilgi vermeye çalıştım. Bunların yanında cilt kanserleri ile ilgili yazılarım oldu. Bu sayımızda ise sizlere Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Dalının içerisinde çok önemli bir yere sahip olan El Cerrahisinden bahsetmek istiyorum.

Hiç düşündünüz mü daha emeklerken kullandığımız ellerimiz öncelikle doğrulmamıza ve dik durmamıza yardımcı olarak daha hayatımızın başlangıcında bizler için ne kadar değerli olduklarını hissettiriyorlar aslında.. Onlarla yiyoruz, içiyoruz, onlarla iletişim kuruyoruz, yazıyoruz…

Hayatımızın her anında kullanıyoruz ve samimiyetle söylüyorum farkında olunmadan bu kadar çok kullanılan bu organımıza göre bir çok kişi beyinlerini daha az kullanmaktalar.. Bakınız ellerimiz o kadar değerli ki ilk aşkta, ilk dokunuşta parmak uçlarından kalkan his ta kalbimize kadar işler, kalp atışları öyle artar ki bu dokunuşun ardından sanki kalbimiz fırlayacak gibi olur…

Bunun yanında hayatımızın bu kadar içerisinde olan ve her an aktif olarak kullanılan ellerimiz de zamanla yıpranmakta ve hayatın yükü onlarda da tıpkı yüreklerimizdeki gibi derin izler bırakmaktadır.

Ben aşkıma dokunduğum da eğer onu hissedemezsem daha da kötüsü ona dokunamazsam hayatımın büyük bir anlamını yitirmiş olurum ya siz..?

Böylesine değerli bir organın varlığına karşın Tıp Dünyasının duyarsız kalması da elbette ki mümkün olamazdı.

Yıllar boyunca birçok cerrah eller üzerine çalışmalar yaptı ve ellerimizin tüm yapısı ve işleyişi kavrandı. Bugün ise çoğunlukla Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahların uygulamakta olduğu El Cerrahisi doğdu.

Peki El Cerrahisi nedir ve bizler bu konuda neler yaparız? Aslında birçoklarımızın bildiği ancak kendi başına gelmeden derman aramadığı birçok alan ile ilgilenir el cerrahları. Örneğin doğumsal el anomalileri olarak bildiğimiz sindaktili (el veya ayak parmaklarının yapışık olması-perde el) ve polidaktili(parmakların beşten fazla olması), daha nadir olarak ta sendromik veya ilaç kullanımına bağlı bitakım hastalıklar(Konstriktif Ring sendromu, Fokomeli vb.). İlerleyen yaşlarda biçok hastalığın yansıması ellerde ortaya çıkmakta. Bunların başında romatolojik hastalıklar ve şeker hastalığı gelmekte.. Doğaldır ki böylesine çok kullanılan bir organın başına yaralanmalar da daha sık gelecektir… Eğer kişi şanslı ise ve tüm bu olasılıklar başına gelmediyse günün sonunda ellerindeki kırışıklıklar her gün gözünün önünde olacak ve ona şöyle fısıldayacak ruhun genç, beynin genç , kıpır kıpırsın ama bizler yıprandık ve yaşlandık…

İşte tam da bu alarm zamanlarında deneyimli bir plastik cerrah devreye girer. El ameliyatlarında parmakların fonksiyonu ve duyusu bizler için önceliklidir. Örneğin altı parmaklı bir çocukta eğer siz yanlış parmağı ameliyat ile alır ve geride çalışmayan parmağı bırakırsanız bunun kişinin yaşamı üzerindeki etkisi feci olacaktır veya perde elli bir çocuğun parmaklarını ayırdıktan sonra parmaklarında deformiteler ve duyu kayıpları oluşursa bu çocuk bu yüzden ileride belki de pek çok şeyden mahrum kalacaktır.

Romatolojik hastalıklara bağlı (romatoid artirit vb.) ve Diabet hastalığındaki duyu kayıplarına bağlı olarakta elde bitakım deformiteler ve enfeksiyonlar gelişebilmektedir. Böyle durumların tedavilerinin zor olması nedeni ile öncelikle koruyucu tedbirlerin alınması gerekecektir. Örneğin diabet hastalarının şekerlerinin normal seviyelerde korunması ellerinin travmalardan uzak tutulması , ellerin nemli tutulup hijyenine dikkat edilmesi istenmeyen parmak kesilmelerinden kişiyi koruyacaktır. Romatolojik hastlıklarda ise parmakta hareketi sağlayan tendonların(kirişlerin) kılıflarında deformiteler gelişmeden iyi uyum sağlanacak ilaç tedavisi ve fizik tedavi uygulamaları parmaklarda istenmeyen şekil bozukluklarından kişiyi koruyacaktır.

Elin travmalarında ise (parmak kesilmeleri ve kopmaları, bilek kesileri , elin veya kolun tendon,sinir ve damar yaralanmaları) elin tüm yapılarına hakim olan tek cerrah tarafından müdahalenin yapılması önceliklidir. El cerrahisi yapacak kişilerin muhakkak mikrocerrahi deneyimine sahip olmaları gerekmektedir çünkü bir parmak kopmasında yapılacak olan damar ve sinir tamiri muhakkak mikroskop kullanımını gerektirecektir. El cerrahları elin kemik yapılarına ve kırıklarının tamirinde deneyime, damar ve sinir yapılarının yaralanmalarında atravmatik teknik ile mikrocerrahi deneyimine, tendon(kiriş) yaralanmalarında elin anatomisine ve fonksiyonel bilgilerine hakimdirler. El ameliyatları cerrahın deneyimi nekadar çok olursa olsun unutulmamalıdır ki neticeleri her zaman yüzde yüz başarılı olan ameliyatlar değildir. Bir kere hasarlanmış bir elin tekrar eski haline dönmesi maalesef ki çok zordur, bunedenle özellikle sanayi işçilerinin veya ülkemizde daha yoğun olan hayvancılık ve ziraat sektöründeki işçilerin koruyucu özel eldivenleri kullanmaları çok önemlidir.

Travmalara bağlı yaralanmalar yanında ülkemiz gibi güneş ışınlarının yoğun hissedildiği bölgelerde ellerde oluşan ve iyileşmeyen yaraların cilt kanserleri olabileceğinin unutulmaması çok önemlidir. Tırnaklar altında ben benzeri oluşabilecek renk değişikliklerinin de cilt kanserlerinde en ciddi olan malign melanomun bir başlangıcı olabileceği unutulmamalıdır. Tabi ki cilt kanserlerinin de oluşumundan sonra cerrahi tedavisi mümkündür ancak en azından 25 koruma faktörlü bir güneş koruyucunun devamlı kullanılması ve sigaranın hayatımızdan çıkarılması bu can sıkıcı rahatsızlığı bizden uzak tutacaktır.

Tüm bu hastalıkların dışında ellerin kişinin yaşını en fazla gösteren bölgeleri olması ve yüzü-gözü, burnu-poposu, karnı-memesi yapılı ancak elleri parşömen kağıdı gibi buruşmuş kişilerin ortaya çıkması ile estetik cerrahlar bu yöndeki çalışmalarını da yoğunlaştırdılar ve el gençleştirme ameliyatlarını uygulamaya başladılar. Böylelikle eller 15–20 yaş birden gençleştirilebilmeye başlandı.

Aslında elin yaşlanması vücudun diğer bölgeleri ile uyumlu ise çok dert olmuyor veya kişin diğer vücut bölgelerinde gençleştirmeye yönelik yapılmış estetik müdahaleler yoksa eller göze batmıyor ancak bunların tersi durumlar gerçekten rahatsız edici olabiliyor. Yaşlanmakla birlikte elin yağ dokusunda azalma, ciddi kırışıklıklar ve damarlarda belirginleşme ortaya çıkmakta.

Elde meydan gelen hacim kayıplarını hazır dolgu maddeleri veya vücudumuzun başka yerlerinden alınan yağ dokuları ile tamir etmekteyiz. Damarsal yapılardaki belirginleşmeler ise skleroterapi ve lazer gibi yöntemler ile yok edilmekte. Yaş ve güneş etkisi ile ortaya çıkan ciltteki kahverengi lekeler ise muayene sonucu derinliği değerlendirilerek değişik peeling veya lazer yöntemleri ile tedavi edilebilmekte.

Dokunduğunda hisseden ve hissettiren, yazdığında düşündüren, konuşmadan anlatabilen, sağlıklı ve genç ellere sahip olmanız dileğiyle..

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Ocak 2010

6 Aralık 2009 Pazar

YÜZ ESTETİKLERİ

Yüz estetikleri denince hedeflediğimiz olay zamana, kötü yaşam koşullarına(stres, sigara, hava kirliliği, beslenme bozuklukları vb..),güneşin etkileri ve yerçekimine karşı mücadele ederek yaşlanmanın en önemli belirtisi olan kırışıklıklara ve yüzdeki sarkmalara karşı koymaktır.
Yüz estetiklerinden bahsederken yüzü 3 ana bölgede inceleyebiliriz ; Üst yüz: şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir; Orta yüz: yanak ve dudak bölgesini içerir; Alt yüz: çene altı ve boyun bölgesini içerir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir. Tüm bu bölgelere 30’lu yaşlarda yaşlanmayı durdurmaya yönelik ve ameliyatsız estetik yöntemleri ile, 40’lı yaşlarda küçük cerrahi müdahaleler ve orta yüz bölgesine yapılacak müdahaleler (mid-face lift) ile, 50’li yaşlar ve sonrasında deformitelerin durumuna göre bu işlemlere ek olarak daha ciddi yüz germe ve boyun germe işlemleri ile müdahale etmek mümkün. Zamanın vücudumuzda ve yüzümüzde olan yansımaları bizlerin olgunluğunu, çekiciliğini artırsada bu yansımaların fazla düzeyde ortaya çıkması sonucu kıpır kıpır ruhumuzla örtüşemediğinden yüz estetiklerine ihtiyaç duymaktayız.
Özellikle 30-40’lı yaşlarda dişiliğinin, anneliğinin ve iş hayatında liderliğinin zirvesinde olan bir bayanın yüzünde yorgun,  bitkin , bezgin bir ifadenin olması hoş olmasa gerek. Tercihimiz ruhen ve bedenen hayatının en verimli döneminde olan bayanlarımızın yüzlerinin ışıl ışıl , enerji dolu , alımlı , bakışlarının canlı ve de güçlü olması yönünde..
Bu nedenle 30-40’lı yaşlarda küçük ama çok faydalı olan bazı önlemleri almamız şart. Öncelikle iyi bir cilt bakımı gerekmekte. Cilt bakımı dediğimiz olay içerisinde cildin titiz bir biçimde temizliğinin sağlanması , cildin nemlenmesine ve canlılığının artırılmasına yönelik koruyucu ürünlerin kullanılmasıdır. Bu bakımları uygularken kullanacağınız ürünlerin güvenilir dermokozmetik ürünler olmasını içerikleri hakkında detaylı bilgi almanızı öneririm. C , K ve E vitaminleri , hyalüronik asit , DMAE içeren ve bunların yanında kanserojen madde içermeyen ürünleri kullanmanız yararlı olacaktır.
Cilt bakımına gösterilecek özenin ardından bilinçli ellerde yapılacak olan kimyasal cilt temizleme işlemleri ile ciltteki ince kırışıklıklardan ve istenmeyen lekelerden kurtulmak mümkün. Kimyasal peeling olarak bilinen bu işlemde cildin yüzeyel tabakası birtakım meyve asitleri veya kimyasal maddeler ile soyulmakta ve alttan daha fazla su tutan canlı, sağlıklı pürüzsüz bir cildin oluşması sağlanmaktadır. Bu işlemde kullanılan asidin hazırlanış biçimi ve içeriği önemli olup tek sefer veya seanslar halinde uygulanabilmektedir. Güneşin etkisini azalttığı sonbahar kış dönemlerinde uygulamak istenmeyen etkilerin oluşmasına engel olacaktır.
Yüz bölgesinin canlılığını korumak için cilt ve cilt altı dokularda zamanla azalan hyalüronik asit, kollagen, vitamin ve minerallerin yerine konmasına yönelik yüz mezoterapisine başvurmakta erken dönemlerde yaşlanmayı durdurmak adına yararlı olacaktır. Bu işlem özel iğneler ile cilt altının gerekli bölgelerine yapılan ilaç enjeksiyonlarıdır. Yapılacak bölgelere göre lokal anestezi gerektirebilmektedir. Seanslar halinde uygulanan bu işlemler ile ciltte gerginlik , canlılık ve ışıltı artacaktır.
Yüzdeki lekelerin ve kırışıklıkların giderilmesine yönelik lazer ile cilt soyma(yüz yenileme) ve dermaabrazyon dediğimiz işlemler etkili olacaktır. Her iki işlemde lokal anestezi altında gerçekleştirilebildiği gibi daha ileri anestezi işlemleride gerektiğinde uygulanabilir. Yapılan işlem sonrasında yüzdeki deforme olmuş cildin yenilenmesi ve cilt altındaki kollagen yapımının uyarılması ile daha canlı pürüzsüz ve gerginliğine yeniden ulaşmış bir cilt elde edilir.
Yine bu erken dönemlerde yüzün diriliğini yerine getirmek , ince kırışıklıklardan kurtulmak(kaz ayakları, kaş arası kırışıklıklar, dudak üzeri kırışıklıkları, alın ve boyun çizgileri) ve hacim kayıplarını yerine koymak için, lokal anestezi ile rahatlıkla uygulanabilen dolgu işlemleri, yağ (kök hücre) enjeksiyonları ve ağrısız bir işlem olan botox uygulamaları yardımımıza yetişmektedir.
Yüz bölgesinde ki yaşlanmanın etkilerinin kendini belirgin olarak gösterdiği ilerleyen dönemlerde botox ve dolgu işlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ilerleyen yaş ile cildin elastikiyetinin kaybolması cilt altı destek dokularında gevşeme olması sonucu orta yüz bölgesinde sarkma, çene hattında silikleşme, gıdı bölgesinde belirginleşme ve göz çevresi kırışıklıklarında artma göz altı torbalarında belirginleşmeye rastlamaktayız. Önceden üçgen bir yapıya sahip olan elmacık kemiklerinin belirgin olduğu , göz çevresinin dolgun ve canlı olduğu yüzümüzün artık ovalleşerek sarktığını fark etmekteyiz.
Vücudumuzun en ince cildinin göz kapaklarında olması nedeni ile yaşlanmanın ilk etkileri kendini göz çevresinde gösterir. Bu da kişide üzgün , yorgun ve yaşlı bir görüntü oluşturur. Üst göz kapağındaki sarkma bazen görmeyi bile olumsuz etkilemektedir.Göz kapağı estetiği dediğimiz (Blefaroplasti) işlemi göz çevresindeki cilt fazlalığı, buna bağlı kırışıklıklar ve göz altı torbalarının belirginleşmesi sonrası başvurulabilecek yegane çözüm olarak karşımıza çıkmakta. Lokal anastezi ile kolaylıkla uygulanabilen bu işlemde ciltteki fazlalığın çıkarılması ve cilt altı yağdokusunun(göz altı torbaları) yeniden şekillendirilmesi esastır. Göz çevresinde oluşacak olan morluk ve şişlikler 3 ile 5 gün arasında azalacaktır ve kişi rahatlıkla ameliyatın ertesi günü işine dönebilmektedir. Kısa ve ağrısız olan bu işlemin ardından dramatik bir fark ortaya çıkmaktadır.
Üst yüz bölgesi olarak bildiğimiz alın bölgesine yönelik ise alın germe ve kaş kaldırma işlemleri uygulanabilmektedir. Ancak alın germe işleminde her iki kulak arasından saçlı deri içerisinden yapılan uzun bir kesi olması ayrıca botoxun ve dolgu maddelerinin hayatımıza girmesi nedeni ile bu işlem cazibesini yitirmiştir. Cerrahi müdahalenin gerekli olduğu durumlarda ise endoskopik yöntemler ile kaş kaldırma ve kırışıklıkların giderilmesine yönelik yapılabilen girişimler son dönemde daha popüler olmuştur.
Orta yüz bölgesi dediğimiz yanak ve dudak bölgemizde yer çekiminden nasibini alacaktır ve bu bölgedeki dolgunluğun çeneye doğru yer değiştirmesi ile orta yüz bölgesinde bir sarkma ve boşalma meydana gelecektir.Peki yüzümüzün üçgenlikten diktörgenliğe kaydığı bu dönemde ne yapacağız? Böyle bir deformiteye yönelik erken dönemde ciltteki bollaşma ve sarkama gerçekleşmeden yapılabilecek olan müdahale kulak üzerinden yapılacak 3-4 cmlik bir kesi ile orta yüz bölgesinin gerilmesi(mid-face lift) ve sarkmış olan yağ dokusunun yeni yerine getirilmesi işlemidir. Böylelikle zaman içerisinde dikdörtgenleşen yüz yeniden üçgen şeklini alacaktır. Gerekli olan durumlarda aynı seansta yağ enjeksiyonu uygulamasıda yapılabilmektedir.
Koruyucu bakımların ve müdahalelerin yapılmadığı bir yüzde daha erken olarak ciltte ve boyunda sarkma karşımıza çıkacaktır. Böyle durumlarda uygulanacak işlemler boyun germe , klasik yüz germe(face-lift) ve bu işlemlere orta yüz germe işlemi ile yağ enjeksiyonlarının eklenmesidir. Yüz germe işlemleri için verdiğimiz mücadele en az görünür iz ile en etkili sonucu almaktır. Klasik yüz germe işleminde kulak önünden saçlı deriye uzanan bir kesi ile yüz bölgesindeki cilt altı destek dokulardaki sarkma toparlanır . Bu işlemde kesi kulak arkasına da uzatılarak boyun kaslarınada yapılacak işlemler ile boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Yaklaşık 3-4 saatlik bir ameliyattır ve genel anestezi ile uygulanır. Ameliyat sonrasında ilk gece hastanede geçirilir. Yüz bölgesinde oluşacak şişliklerin ve morlukların iyileşmesinin ardından kişi 10-14 gün içerisinde işine dönebilir.
Cilt fazlalığının olmadığı ancak boyun bölgesinde belirgin yağlanma (gıdısı) olan kişilerde lokal anastezi ile yapılabilecek olan liposuction işlemi ile gergin bir boyun elde etmek mümkün olacaktır.
Sevgili okurlar Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahide vücudumuzun doğal yapısına zarar vermeden yeniden yapılandırma ve şekillendirme işlemi yapmaktayız. Bu işlemler öylesine geniş bir alanı içermekte ki bizlerin ameliyatlarında planlamanın kişinin hastalığına ve fiziki yapısına göre özel olduğunu , bu nedenledir ki herkese yapılacak yüz germe işlemi , meme küçültme işlemi , kanser ameliyatları, yanık cerrahisi vb., işlemlerin standart olamayacağını, yapılacak olan işleme ancak fizik muayeneden sonra hekiminizce karar verileceğini  hatırlatmak isterim.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Aralık 2009

3 Kasım 2009 Salı

YAŞAMIN KENDİSİ KADIN , TA KENDİSİ ERKEK

Sevgili hanımlar , yaşamın kendisi kadın diyerek kadınlarımızın hayatımızın merkezinde çok önemli bir yer işgal ettiklerini ve hanımlarsız bir hayatın düşünülemeyeceğini usulca empoze ediyoruz .

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ardından ellerinize geçecek olan bu sayımızda Ulu Önder Atatürk’ü birkez daha saygı ile anmak isterim. Bugün eğer hanımlarımız hayatımızın merkezinde ise , yöneticilerse , öğretmenlerse , yol göstericilerse ve demokratik , hür Cumhuriyetimizin savunucuları ise unutulmamalıdır ki Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri sayesindedir.

Yaşamın ve estetiğin merkezinde olduğunu düşündüğümüz kadınlarımız unutmamalı ki kendileri güzelleşirken erkekler de boş durmamakta ve bu akımdan nasiplerini almaktadır. 2010 yılına girerken artık estetik cerrahi kliniklerinde ve güzellik merkezlerinde erkeklerin sık sık boy gösterdiğini biliyoruz.

Bayanların böylesine güzel ve bakımlı olduğu ortamda erkeklerinde kendilerine özen göstermelerine şaşmamak gerekli. Cilt bakımı , kimyasal peeling , lazer epilasyon , botox ve dolgu gibi ameliyatsız gençleştirme  işlemlerine erkeklerin rağbeti yadsınamaz düzeyde. Peki erkeklerin başlıca başvurduğu estetik operasyonlar neler acaba?

Nefes alma problemininde giderilerek burun şeklinin beraberinde düzeltildiği ‘septorinoplasti’ ameliyatı erkek hastaların sıklıkla rağbetini görmektedir. Septorinoplasti ameliyatları kapalı ve açık teknik olmak üzere iki ana yöntemle yapılmaktadır. Bunun kararını cerrahınız muayenesinden sonra kendisi verecektir. Erkek hastalarda sıklıkla geçirilmiş travmalarada bağlı olarak burnun ortadaki destek yapısını oluşturan septum dediğimiz kıkırdak yapıda eğrilikler ve kırıklar vardır bunların düzeltilerek nefes darlığına yönelik müdahelelerin yapılması ardından , burun sırtının (kemerli burun) , burun uzunluğunun , burun ucunun genişliği ve düşüklüğünün de düzeltilerek estetik şekil verilmesi ile operasyon tamamlanır. Yaklaşık 2 saat süren ve ağrısız olan bir ameliyattır.

Bunun yanında tabiki saç ekimi , erkekler varolduğu ve testesteron salgıladıkları sürece popülerliğini koruyacaktır. Saç ekimi şuan saçların enseden şerit şeklinde çıkarılarak tekli ve ikili üçlü saç köklerine ayrılarak saçsız bölgelere ekildiği (FUT-Folikuler Unit Transplantation) ve saçların özel aletler ile sağlıklı saç köklerinin bulunduğu bölgelereden tek tek alınarak  saçsız bölgelere ekildiği (FUE-Foliculer Unit Extraction) yöntemdir. Her iki yönteminde birbirine üstünlükleri olmasının yanında işlem sonrası sonuçlarda her iki yöntemde de kozmetik olarak mükemmel sonuçlar elde edilerek  kelliğe merhem olunmaktadır. Bu yöntemlerin kısaca farklılıklarından bahsedecek olur isek FUT yönteminde ensede ancak saçların kısa kesildiğinde görülebilecek ince bir iz kalır , ensedeki uyuşukluk hissi 2-3 ay sonra düzelir. Ameliyathane şartlarında lokal anastezi ile  yapılması uygundur, işlem sonrası gözlerde şişlik olacaktır ilk gece oturarak uyunması önerilir ve antibiyotik ile ağrı kesici kullanılması gerekir. Yaklaşık 7-10 gün istirahat ve pansuman önerilir.Birinci seansta 3000 kök saç ekilebilir ve ikinci seansın gerekeceği durumlarda en erken 6 ay sonra yapılabilir. FUE yönteminde ilk seansta 1000-1500 kök saç ekilebilir ve  ikinci seans 5-7 gün sonra yapılabilir , ensede iz olmaz , lokal anastezi ile muyenehane şartlarında yapılabilir ve 2-3 gün istirahat yeterlidir.

Jinekomasti (erkek memesinin büyüklüğü ve sarkıklığı) ise erkekler için ciddi anlamda estetik problem oluşturan bir sorundur. Aşırı kilo alıp vermekle oluşabileceği gibi hormonal bozukluklar ve birtakım hastalıkların beraberinde görülebileceği için ameliyat öncesi olası nedenler mutlaka sorgulanmalıdır. Ancak sıklıkla nedensiz olarakta karşımıza çıkar. Belli derecelerde karşımıza çıkan jinekomasti problemi hafif düzeylerde ise liposakşın ( yağ emme) işlemi ile düzeltilebilir. Eğer meme dokusunda büyüklük var ise ve liposakşın yeterli olmuyor ise meme başı çevresinden yarım ay şeklinde yapılan bir kesi ile ameliyat gerçekleştirilir ve sonrasında iz belirsiz düzeydedir. Jinekomastiye sarkmanın ve cilt fazlalığının eşlik ettiği durumlar varsa, yani ileri evreler ise meme başının yerinin düzeltilmesini ve cilt fazlalığının çıkarılmasını gerektirecektir ve izsiz olması mümkün değildir ancak özel yöntemler ile bu iz azaltılabilir. Yapılan ameliyat yöntemine göre hastanede kalış süresi 0-3 gün arasında değişir. Ameliyattan 2 hafta sonrasına kadar özel bandaj uygulanır.

Kepçe kulak deformiteside erkeklerin başına dert olmaktadır çünkü gençlik dönemlerinde kızlarımız saçları ile bunu saklasada erkeklerin böyle bir şansı olamamaktadır ve onur kırıcı sözler iştilmesine engel olunamaz. Bu çocuklarımızın büyüme döneminde ciddi psikolojik sorunlar yaratabilmektedir, bu nedenle hem kızlarımız hemde erkekler için bu ameliyatı 4 yaş sonrasında yaptırmayı önermekteyiz. Ancak ailelerin bunu önemsememesi nedeni ile kişiler erişkin yaşta bunun çarelerini kendileri arayarak çoğu zaman estetik cerrahlara müraccaat etmektedirler. Lokal ve genel anastezi altında gerçekleştirilebilen bu ameliyat işlemi kulak arkasından yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir ve yaklaşık 1 saat sürer, iz kalmaz ameliyattan sonra 24 saat bandaj uygulanır daha sonraki bir haftalık dönem için ise tenisçi bandı önerilir.

Bayanlar sayesinde  populerliğini artıran liposakşın ve karın germe ameliyatlarına da erkeklerin rağbeti az değildir. Özellikle göbek bölgesinden yağ aldırma ve karnının gençlik yıllarındaki gibi düz ve kaslı bir görüntüde olmasını isteyen erkekler bu işlemleri tercih etmektedir ancak unutulmamalı ki spor ve diyet olmadan herşeyi ameliyattan beklemek cerrahınıza haksızlık olacaktır.

Tüm bunların yanında göz çevresi estetikleri olarak bildiğimiz kırışıklıkların düzeltildiği göz altı torbalarının yeniden şekillendirildiği işlemler ile yüz gerdirme (face-lift), boyun gerdirme(neck-lift) işlemleri de erkek hastaların sıklıkla uygulattığı prosedürler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gerçek estetiğin içinizde saklı olduğunu bilmeli bizlerin ancak sizde mevcut olanı işleyebileceğimizi unutmamalısınız.

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Kasım 2009

12 Ekim 2009 Pazartesi

Küp Kebabının Fendi Muhalefeti Yendi

Geçen hafta sonu nasıl oldu ise çok süratli bir şekilde gelmişti, bayramdan sonraki ikinci hafta sonu idi ve Ereğlide buluşacaktık. Bu iki hafta nasıl geçti anlamadım ama bildiğim tekşey inşa ettiğimiz küpümüzde kebap yapmanın zamanının geldiği idi.

Cumaartesi günü, güne ereğlide güzel bir kahvaltı ile başladık hava okadar güzeldiki aynen yazdan kalma. İki hafta önce soğuktan titrediğimiz ereğli sanki uysallaşmış bir kedi gibi ve bizi ağırlamanın küp kebabının açılışını yapmanın mutluluğunu paylaşır gibi güneşli ve sakin.

Böylesine güzel bir havada mutlu ve huzurlu olarak yapılan kahvaltı ardından Atakan abi ile küpün başına geçtik ve çalışmalara başladık. Zayıf karnımız olan kömür odunumuzun olmaması nedeni ile başlangıçta müthiş zorlandık yakmakta küpümüzü. E tabi çalı çırpı ile olacak iş değil ama yılmadık ve sonunda küpün içerisinde ateşimizi yaktık . Ateş yanmaya göre , odun yetiştiremedik ardından ve yaklaşık bir saat sonra küpün içerisinde mütkiş bir ısı ile harika bir köz oluştu.

Etleri hazırlamak bu işi önceden bilen ben olduğum için bana kaldı . Özel olarak küp kebabı için aldığımız dana , kuzu ve tavuk etlerini kaptım ve hazırlamaya başladım . Bi kısmını sosladım bi kısmını öylesine bıraktım. Daha eti hazırlarken acıkmıştım. Atakan abide boş dururmu etlere hayatımda ilk defa gördüğüm ve anlam veremediğim neyseki görüntüde kötü lezzette fena olmayan taze naneli bir sos yaptı :) .

Etleri özenle küpümüze yerleştirdik ve küpün ağzını kapatmak için çamur yoğurma işide doğal olarak bu ilk seferde bana kaldı ama her seferinde elimi çamura bulayacağım zannedilmesin biricik aşkım Esra bu manzaraya çok kızmakta çünkü. Bu işleminde ardından o güzel ereğli havasında artık gün bizimdi ve akşamı bekleyip sarı rakımıza küp kebabının dansözün sarhoşa eşlik ettiği gibi eşlik etmesini beklemeye çekildik.

Bu arada emeklerimizin karşılığını aldık aşkım Esra müthiş hazırladığı tatlısı (Browni) ve nescafe ile bize süper bir süpriz yaptı ve tüm yorgunluğumuzu aldı.

Yeni nesil kebap ustalarından Ozi ve Kaya ise boşdurmadılar bu güzel havada , Seda ablalarını eşliğinde rakı soframızın vazgeçilmez mezesi olan közde patlıcanlarımızı hazırladılar. Benden söylemesi kızlar bu çocuklarda iş var…

Beklenen an çabucak geldi ve akşam oldu mezeler hazır rakı masada , küpün içinden aldığımız sıcacık etleri açmaya başlamamızla birlikte etlerin kokusu herkesin içine işlemeye başladı. Kemiğinin üzerinden genç kız gibi salına salına dökülen etler herkesin iştahını kabarttı ve muhalefetin bittiği an gelmişti etler yendi muhalefet sustu çünkü böylesine bir lezzet kimse ummamıştı . Herkes telefona sarıldı çünkü ereğlinin müdaimlerinden bazıları aramızda yoktu bu lezzet onlara anlatılmalıydı . Onları bir güzel kıskandırdık sanırım heyecanla onlarda bir sonraki buluşmayı bekliyorlardır ama neyazık ki kış ayları onları biraz bekletecek..

Bu lezzet eşliğinde eti biraz fazla kaçırsakta Atakan abi , ben ve sarı rakı artık ereğlide yeni bir lezzet ve unutulmayacak bir iz bıraktık sanırım…

To be continue…

1 Ekim 2009 Perşembe

VÜCUT ESTETİKLERİ “LIPOSUCTION”

     Yine bir sonbahar dönemine girilirken , yazın hareketli temposunu ardımızda bıraktık . Bukez ayrıca yaz ile sonbahar arasında ramazan bayramınıda yaşadık ki uzun bir dönem bu böyle yaşanacak. Bu hareketli dönemden daha sedanter döneme geçişte beslenmemizi ve yaşam biçimimzi adapte etmemiz gerekirken ramazan ve bayram dolayısı ile metabolizmalarımız allak bullak oldu. Çok özenle hazırlanmış tatlılardan ve yemeklerden kaçımız uzak durabildik?

     Doğru olan kendi kendimizin yaşam koçu olmamız ve doğru beslenme ile sporu hayatımızın bir parçası olarak devreye sokmamız. Ancak hepimiz kendi kendimize bahaneler üreterek bunu ertelemekteyiz. Bugün son , bugün son diyerek yine tatlıları götürüyoruz. Bunun neticesinde hayatın girdiği kısır döngüde vücudumuzda yağlanmalar başlıyor önceleri önemsemiyoruz ve küçük kıyafet hileleri ile bunları gizleyebiliyoruz. Daha sonra alışverişe çıkıldığında bayanların daha çok zaman harcadıklarını ve bu bana yakışmadı , bu şuramı fazla gösterdi diyerek aradıklarını bulmakta zorlanıp daha fazla zaman daha fazla para harcayıp yinde alışverişten mutsuz döndüklerini görüyoruz.

     Birçok kişi bunu kendine itiraf edemesede evden çıkarken ayna karşısında geçirilen sürenin defalarca değiştirilen ve seçilemeyen kıyafetlerin nedeni önceden dikkat edilmeyen yaşam düzenidir.

     Böyle bir noktaya gelmeden dur demek ve spor ile doğru beslenme kurallarını hayatımızın içerisine sokmak en önemli faktör olsada bu mutsuzluk döngüsünden vücut estetikleri sayesinde yol yakın iken kurtulmak mümkün.

     Vücut şekillendirmede yaygın olarak uyguladığımız yöntem liposakşındır(liposuction). Bu konuda unutulmaması gereken en önemli nokta liposakşının bir zayıflama yöntemi değil vücut şekillendirme yöntemi olduğudur.

     Liposuction vücutta belli bölgelerde toplanan yağların vakum yardımı ile ince kanüller (metal borular) kullanılarak alınması yöntemidir. Bu girişim ile vücudun diğer bölgelerine göre daha fazla yağ toplanması olan yerlerden yağlar alınarak  vücuda daha orantılı bir şekil kazandırılmaktadır. Bu işlem göbek, kalça (basenler), bacaklar, diz, bel yanları, sırt bölgesi, ayak bilekleri, kollar ve çene altı gibi bölgelerde özellikle uygulama alanı bulmaktadır. Bu bölgelerden alınan yağlar özel işlemlerden geçirilerek özellikle yüz bölgesini gençleştirmek amaçlı kullanım bulmakla beraber daha gösterişli dudaklar elde etmek içinde sıklıkla kullanılmaktadır.

     Liposakşın ameliyatı vücudun belli bölgelerindeki yağ hücrelerinin alınması için milimetrik kesiler yapılarak çeşitli incelikteki kanüller (metal borular) yardımı ile yapılır. Kesilerin küçüklüğü nedeni ile bu ameliyattan sonra iz olmaz. Bu ameliaytla ilgili bilinmesi gereken yağ hücrelerinin alındığıdır çünkü gençlik döneminden sonra vücudumuzdaki yağ hücrelerinin sayısında bir değişiklik olmaz sadece bu yağ hücrelerinin büyüklüğünde artış olur. Bu nedenle örneğin bir bayanın göbek bölgesindeki bir milyon yağ hücresinin yarısını alırsanız kişinin daha sonra göbek bölgesinden kilo alması söz konusu değildir.

     Bu ameliyat uygulanacak bölgelerin büyüklüğüne göre sakinleştirici ilaçlar verilerek lokal anastezi ile veya genel anastezi altında gerçekleştirilebilir. Liposakşın ameliyatınıda alınan yağların yeniden vücuda verilerek şekillendirme işlemleri yapılması ile birlikte lipoplasty, liposculpture ve liposhaping gibi farklı ameliyat isimleri telafuz edilsede tüm bunlar aynı işlemi ifade etmektedir. Bunun yanında lipsakşın işlemi ile ilgili ultrasonik , lazerli , kuru yöntem ve ıslak yöntem ile liposakşın terimlerini duyabilirsiniz . Ultrasonik ve lazerle liposakşın yöntemlerinde yağlar ses ve ısı ile parçalanılarak yine vücuttan kanüller yardımı ile emilir ancak bu yöntemlerin herhangi bir üstünlüğü henüz bildirilmemiştir. Temelde çoğu plastik cerrahın uyguladığı tumesan yöntemidir ve liposakşın işleminde popülerliğini korumaktadır. Bu yöntemde vücut içerisine kanama durdurucu ve ağrı kesiciler ile birlikte hazırlanılarak verilen solusyonla yağlar yumuşatılır ve kanüller yardımı ile emilir.

     Liposakşın işleminden sonra karşımıza çıkabilecek en önemli problem işlem bölgesinde meydana gelebilecek pürüzlü görüntü ile girinti çıkıntılardır. Böyle bir netice sıklıkla aşırı kilolu ve cilt esnekliğini kaybetmiş kişilerde görüldüğü için hasta ile önceden görüşülerek gerekirse işlem seanslara bölünebilir. Küçük girinti çıkıntıların düzeltilmesi kolaydır ancak ciltte sarkma ile birlikte oluşan daha derin çöküklükler olur ise bunları düzeltmek için karın germe , bacak germe , kol germe gibi işlemler ile ciddi dolgu işlemleri yapılması gerekebilir.

     Liposakşın işlemi ile alınan yağ fazlalıklarının ardından cildin elastikiyetinin toplamasına yardımcı olunması amacı ile 3-4 haftalık özel korseler giyilmesini önermekteyiz. Ayrıca ameliyat sonrasında lenfdrenaj masajları , LPG ve sportif aktiviteler vücuttaki ödemin daha süratli atılmasına yardımcı olacaktır.

     Düzenli beslenmenin ve sporun hayat tarzı haline getirilerek fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olunabileceğini vurgulayarak belirtmem gerekir ki eğer bunlara rağmen vücudunuzun belirli bölgelerinde basenler , kalçalar , göbek bölgesi, gıdı, diz vs. gibi bölgesel yağlanmada artış olmuş ise ve bu kiloları vermekte zorlanıyor iseniz bu ameliyat için çok iyi bir adaysınız demektir.

     Estetiğin ve güzelliğin olduğu her alanda bayanlarımız akla gelsede liposakşın işlemi erkekler içinde sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Özellikle jinekomasti olarak bilinen erkek memesindeki büyümenin tedavisinin belli evrelerinde kesi yapılmadan lokal anastezi ile bu deformiteler düzeltilebilmektedir.

     Özgüveninizi yitirmeden yağlanmaya dur deyin. Unutmayın aynalar ile barışık olmak , kıyafet dener iken ukala kişilerin, size ancak 40-42 beden olur gibi laflarından kurtulmak ve jeaninizi çekip rahatça dolaşabilmek için her şey sizin elinizde..

     Düzenli beslenerek , spor yaparak ve iyi bir plastik cerrahla dost olarak bunu başarabilirsiniz.

Sağlıklı ve içinde kadınların aktif olduğu bir yaşam dilerim..

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Ekim 2009