19 Ocak 2013 Cumartesi

Bir Sorum VAR?


 
Sevgili Mehmet Ali Birand bugün  öğle namazının ardından tüm sevenlerinin eşliğinde son yolculuğuna uğurlanıyor. Sevgili Birand ve onun gibi şahsiyetler toplumda çok zor yetişiyor ve kayıpları gerçekten çok belirgin oluyor. Başta ailesine ve tüm sevenlerine Allahtan Rahmet ve sabırlar vermesini dilerim.

Sayın Birand’ın vefatının ardından dikkatimi çeken bir konu oldu. Yayıncı kuruluşu ve diğer bazı kuruluşlar kesinlikle katıldığım üzere yayın akışlarını değiştirdiler ve gündemlerini sevgili Birand ile oluşturdular hatta ve hatta en çok reyting alan eğlence programlarını dahi yayınlamadılar. Tüm bunlar, saygı ve sevgi  Sayın Birand için az bile çünkü bunu yaşamı boyunca elleri ile kazıyarak hak etmişti.

Yayıncı kuruluşlara bir soru sormak istiyorum bizlerin özgürce, huzurlu yaşaması için , sizlerin yayınlarınızı huzurlu yapabilmeniz için , vatanımızın , milletimizin birliği ve beraberliği için canlarını feda eden Mehmetçiklerimiz ve onların Anaları bu saygıyı hak etmiyor mu?

16 Ocak 2013 Çarşamba

SİGARA ve ESTETİK


 
Sigaranın hepinizin bildiği üzere sonsuz zararlı etkileri bulunmakta. Günümüzde zaten sigara paketleri üzerinde en acı olanı “sigaraiçmek öldürür” diye belirtilmiş. Çocuklarımızla sevdiklerimizle daha uzun ve konforlu zaman geçirmektense bir nefes çekmek arasında ki tercih tamamen bizlere kalmış.

Sizlere bu çok önemli sağlığa zararlı maddenin biz Plastik cerrahlar için önemini anlatmak istiyorum. Neden ameliyatlardan önce sigaranın bırakılmasını istiyoruz? Hastalarımızın acı çekmesi veya streslerini artırmak için değil tabi ki? Çok zor sigara tutkunu birinin ameliyat için sigarayı bırakması veya ara vermesi ama bir o kadar da önemli.

Bakın bizler “plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahlar” her ameliyatımızda izlerin az kalması , yaraların sağlıklı iyileşmesi için devamlı kafa patlatırız. Ameliyatlarımızın en kilit noktası dokunun beslenmesi  ve sağlıklı yaşamasıdır. Plastik cerrahi eğitimine bununla başlarız ve hayatımız bununla devam eder.

Sigaranın ana ve mikro dolaşımda ki damarlar üzerine oluşturduğu olumsuz etkiler ve içeriğinde ki zararlı maddeler ile ortaya çıkardığı iyileşme sorunları ortaya koymaya çalıştığımız eserin en büyük düşmanı ne yazık ki. Bu nedenle doku kayıplarında ki onarımlarda, yanıklarda, meme , karın ve yüz estetiklerinde olmak üzere tüm ameliyatlarımız öncesinde hastalarımızın bu maddeden uzaklaşmasını isteriz. Özellikle estetik müdahalelerde ise bunun önemini çok üzerinde durarak vurgularız çünkü zevk ve güzellik için yapılacak bu işlemin sigara nedeni ile mahvolmasına dayanamayız. Sigaradan uzaklaşamayan hastaları ise ameliyat etmeyi  pek tercih etmeyiz. Sigarasız sağlıklı günler dilerim..

 

15 Ocak 2013 Salı

ALİ AMCA'nın AĞZINDAN ; .....


ALİ AMCA’NIN AĞZINDAN; Doktorların son durumu

Bugün (15.01.2013) bir gezi amacı ile Bilecik’in Gölpazarı ilçesinin Beşevler köyüne gittim . Çok özlemişim toprağın kokusunu ve çamuru. Orada çok tatlı candan iyiliğini ve saflığını yitirmemiş bir aile ile tanıştım. Ailenin en büyüğü Ali Amca(70 yaşında) kolumu askıda görünce usulca sokulup sordu ne oldu evladım diye? Kırıldı amcacım dememle tatlı bir sohbet içerisinde bulduk kendimizi. Hiç beklemediğim şekilde ekonomiden ,askerden, polisten saygı ,sevgi ve ülkenin durumundan öyle güzel tesbitler yapmış ki gerçekten hayranlıkla dinledim. Aslında tüm yorumlarını anlatmak isterim ama doktor olduğumu öğrendikten sonra doktorların şuan yaşadıkları ile ilgili tesbitini onun ağzından aktarıp diğer konulardaki yorumunu sizlerin takdirine bırakmak istiyorum.

Ali Amca : Ahh oğlum deli bunlar deli ,zor sizin işiniz çok zor.  Hiç bir doktor fenalık eder mi insana bizi iyi etmeye uğraştığı belli niye saldırırsın ki niye döversin doktoru ama kışkırtıyorlar bunları ben sana söyleyim. Biz eskiden doktoru baş tacı ederdik kolay mı yetişmesi şimdi gencecik doktorlara küfür ediyorlar yazık yazık..
 
Ben bu güzel insana sevgilerimi sunuyorum. Bu güzel ülkenin değerlerinin biryerlerde korunuyor olması ne güzel..

 

4 Ocak 2013 Cuma

SON ÇINAR da DEVRİLDİ :


Sevgili Anneannem Cemaliye Kandulu bugün (04.01.2013) vefat etti ve ailenin son çınarı devrilmiş oldu.

 Çocukluğum ciddi anlamda dedem Hüseyin Kandulu ya hayranlık duymakla geçmti . Dedem yıllarca Kıbrıs Türklerinin özgür biçimde yaşaması için Türklük için mücadele etmiş ve sonunda hayatının büyük kısmını bu dava uğruna geçirmiş biri olarak tüm torunlarına vatan millet sevgisini aşılamak için dava arkadaşları ile yapmış oldukları bu mücadeleleri bizlere ayrıntılı biçimde anlatmıştı. Evlerinin önünde ki cami de ezan sesi ve ardından dedemin sesi ile Kıbrıs Türkünün yokluklar içerisinde ki mücadelelerini dinlerken doğal olarak küçük bir çocuğa tüm bu yaşananlar destansı gibi gelmekte idi. Bu vesile ile dedem Hüseyin Kandulu ya Sayın Dr. Fazıl Küçük’e , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Raif Denktaş’a ve Hakkın Rahmetine kavuşmuş tüm mukavemetçilere tekrardan Allahtan Rahmet diliyorum.

Dedemin vefatından sonra çok önemli bir gerçeği fark ettim ben. Evet dedem çok büyük işler yapmıştı ancak bu büyük işleri yaparken sahip olduğu büyük güç anneannem di. Anneannemin gücü ise sanırım her zaman sahip olduğu inanılmaz inancından geliyordu. Her türlü güçlük karşısında metanetli duran anneannem hiç tökezlemedi, yaşama karşı hep güçlü durdu, her zaman hayat hiç bitmeyecekmiş gibi çalıştı. Bu güçlü kadının yaşamı kitaplaştırıldı ancak doğrusunu isterseniz okumak onu anlamak için pek yeterli olmuyor. Ben çocukken söylediği ah oğlum aslında tüm bu dedenin anlattığı mücadelelere ben göğüs gerdim hep arkasında destek oldum lafının önemini sonra sonra fark ettim. Azmi , çalışkanlığı ve inancı herzaman örnek oldu bana. Evet anneannem gibi bir eş, bir anne gerçekten insan için çok değerli oluyor her zaman. O kadar güçlüymüş ki ben halen yanımda hissedebiliyor nasihatlarını dinlermiş gibi mutluluk duyabiliyorum.

Böyle insanların ruhlarında ki enerji asla yok olmuyor onları sevenler anlayabilenler bu gücü her zaman yüreklerinde hissedebiliyor, bu nedenle son yolculuk onlar için pek doğru bir tabir olmuyor.

Bu nedenle şimdilik hoşçakal sevgili anneannem…

26 Aralık 2012 Çarşamba

FIKRA Niyetine: Sağlıksız Sağlık


Sağlıkta dönüşüm politikaları ile halkı galyana getiren zihniyet acaba hastanelerde hastayı dikecek sütür materyali var mı cevap verebiliyor mu? Sütür yok makas yok flaster yok ama hastanın şikayet edeceği telefon hatlarında 24 saat çalışan memurlar mevcut. Bence doktorlarında 24 saat arayıp istekte bulunabileceği bir hat gerekli.(Özlük hakları , emeklilik hakkı , performans değil hakettiğinin gerçek karşılığı, insani çalışma koşulları). Gerçi böyle bir hat olsa inanın doktorlar (%80-90) aramaya tenezzül etmez ve zor koşullarda çalışmaya devam eder. Acil servislerde doktor yok , doktor olan yerde malzeme yok ama şikayet edilebilmesi için her yer yönlendirici afiş dolu…

Hastayı tedavi amaçlı yatırıyorsunuz ilaç serum tedavisini başlıyorsunuz ama ilkokul tahsilli (tahsile değinmemde ki amaç hor görmek değil hekim olmak için harcanan 20 yıllık eğitime dikkat çekmektir.) vatandaş sizi telefonla benimle saatledir ilgilenmiyorlar durumum acil diye şikayet edebiliyor. Kendi tanısını ve aciliyetini kendi belirliyor.

Dr: Beyefendi durumunuz acil değil ama bu ilaç tedavisi ardından operasyon gerekecek öncelikle tedavinizi almalısınız.

Hasta : Ama ben biliyorum alt tarafı dikeceksiniz (yıllarımızı vererek aldığımız eğitim boşa hasta tedaviyi çok iyi biliyor) hemen dikin ben gezeyim sigara içeyim..

Dr: Hemen olmaz önce ilaç tedavisi ile doku hasarı oturana kadar beklemelisiniz.

Hasta : Beni daha önce hiç bekletmediler hemen diktiler.

Dr: Bu durum farklı bu işin uzmanı benim..(yaralanmanın durumu hastaya detaylıca anlatılıyor)

Hasta : Peki ben hep yatmak zorunda mıyım gezip sigara içmek istiyorum..

Dr : Burası hastane tedavi olmak istiyorsanız yatmalısınız..

Hasta : (sadece inanmaz, umursamaz  bir bakış ve sırıtış)

Özet: Sigarasını içemeyen bilinçli ve eğitimli vatandaşa tanınan sosyal hakla hasta arayıp şikayet edebiliyor ve 5 dakika sonra geri dönüş alıyor. (aslında bakanlık adama çay ve sigara gönderse daha mutlu olacak yara mara umurunda değil. )

Bazen olaylar böyle basit biterken bazen de yıllarını çalışıp dişinden tırnağından artırarak çocuğunu gurbetlerde okutan bu yılları hep bir umut, hasret ve özlemle geçiren zavallı doktor annelerinin evlatlarının darp edildiğini hatta öldürüldüğünü öğrendikleri bir telefon ile bitebiliyor.

30 Kasım 2012 Cuma

Love handles- Ask tutamaclari

Küçük dokunuslarla büyük kurtuluşlar :"Love handles- ask tutamaclari "     

Pilates  aerobik fitnes derken eriyip bittiniz ama ask tutamaclarinizdan kurtulmadınız. Dusuk bel giyiyorsunuz pirtliyor , bikini giyiyorsunuz pirtliyor, dar tisortlerden nefret eder oldunuz, Peki böylemi olmak zorunda hayır değil . Tekrar diyetisyenemi gidelim hayır o da çözüm değil . Uzman bir estetik cerrah ile görüşmenizi öneririm çünkü ask tutamaclarini eritmek gercekten zor is..

Sicak yaz aylarının kendini iyice hissettirdiği bikini sezonunun başladığı su günlerde ask tutamaclari artık sorun olmaktan çıkıyor . Aylar oncesi başlayan diyet ve spor programlarına rağmen halen ask tutamaclariniz varsa bunu dert etmeyin 30 dakikalık küçük bı işlemle  artık ask tutamaclarinizdan kurtulmanız mümkün.

Düşük belli giysiler ve dar kiyafetler nedeni ile önceleri bukadar dikkat çekici olmayan ask tutamaclari artık incecik genc kızlarımızın bile büyük birer sorunu haline gelmiş durumda. Bel bölgesinde Lokalize yerleşimli bu tutamaclardan ameliyat bile sayılamayacak kadar konforlu yöntemlerle kurtulmak mümkün. 

7 den 70 e her bayan ve beyin ortak sorunu olan love handles in geri donussuz en değerli tedavi yöntemi liposuctin işlemidir. Lokal anestezi ile veya çok hafif sedoanaljezi ile uygulanabilen liposuction işlemi ile tutamaclarinizdan kurtulmanız mümkün. Bu işlem sadece iki küçük delikten gerçekleştiriliyor ve önce özel solusyon ile parçalanan istenmeyen yağlarınız daha sonra özel kanuller yardımı ile aspire ediliyor. İşlem sonrası evinize donüyorsunuz ve tek yapmanız gereken iki uç hafta süre ile derinin gevşemesini önlemek için korse kullanmak . Böylelikle ask tutamaclarinizla geri dönüşümsuz olarak vedalaşmis oluyorsunuz.

 İşlem sonrası oluşabilecek hafif morluk ağrı ve deri gevsemelerinin önüne gecmek içinse artık " vasser liposuction" diye bilinen ultrasonic liposuction yöntemini klasik liposuctiona göre sıklıkla tercih etmekteyiz. Peki nedir vasser teknolojisi size kısaca bundan bahsetmek isterim. Vasser ultrasonic dalgalar yardımı ile önce yağların vücut icinde parçalanması ve daha sonra aspire edilmesi yöntemdir. Bu ultrasonic etki ile hem derinin sıkıligini yeniden kazanması hemde küçük kanamaların önlenmiş olması nedeni ile ağrı morluk ve ödem süresinin kısalmasi sağlanmaktadır . 

Evet bugün sadece yarım saatte adı sevimli kendi sevimsiz ask tutamaclari ile nasıl vedalasabilecegimizi öğrendik ancak liposuction işlemi oncesi uzman bir estetik cerrah tarafından tüm vücudun muayenesinin yapılması gerektiğini ve bu işlemin zayiflatma işlemi değil bir vücut şekillendirme işlemi olduğunu hatırlatmak isterim. Tutamaclarin olmadıgı ask dolu sicacik yazlar dilerim.