23 Ağustos 2009 Pazar

YAŞAM KAYNAĞIMIZ GÜNEŞ VE CİLT KANSERLERİ

Sıcak yaz günlerinin ardından gelen şu sonbahar günlerinde hepimizin aklında plaj kumsal ve güneş kaldı. Birçoğumuz belki de denizden hiç çıkmak istemedik, güneşin ıslak vücudumuza vurması ile yaşadığımız haz ve rahatlık hiç bitmese, şu sonbahar hiç gelmese diye düşündük.

Peki sonbahar gelirken acaba güneş bizde sadece bu mutlu etkileri mi bıraktı ? Hepimizin bildiği gibi ozon tabakasındaki incelme ile yaşam kaynağımız olan güneş, yaşamımızı tehdit edebilecek bir düşmana dönüşebiliyor. Bu nedenle güneşin bize güzel bronz bir ten, çikolata kıvamında tatlı hoş bir görüntünün altında ne gibi zararlar verebileceğini biliyor ve bunlardan korunuyor muyuz???

Derinin üst tabakasını su , elektrolit ve ısı kaybını önleyen ayrıca vücudumuzu dış etkenlerden koruyan Epidermis tabakası oluşturur. Bu tabakanın altında kıl folikülleri , ter ve yağ bezlerini içeren dermis tabakası bulunur. Daha derinde ise yağ dokusu bulunur. Deri kanserleri bu tabakalardaki hücersel bozulma ile ortaya çıkar.

Deri kanserinin esas nedeni ozon tabakasındaki incelme ile vücuda gelen ultraviole ışınlardır . Özellikle güneş ışınlarının dünyaya dik olarak geldiği 10.00-15.00 saatleri arasında dikkatli olunmalıdır. Bunun yanında mor ötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı suni ışık kaynakları da deri kanserlerine neden olabilir.

Risk altındamıyım?

Böylesine yoğun güneşe maruz kaldığımız ülkemizde derimizi tanımak ve korumak temel hedefimiz olmalı . Peki deri kanserine kimler aday ? Açık tenliler, çok sayıda beni olanlar , bu benlerin değişik şekil ve boyutta olması, çilli kişiler, ailesinde deri kanseri olanlar, herhangi bir sebeple radyoaktif ışın tedavisi (radyoterapi) alanlar, uzun yıllar iyileşmeden kalan açık yaraları olan kişiler başlıca bu riski taşırlar.

Deri kanseri tipleri:

Deri kanserlerinin başlıca 3 tipi vardır. Bazal Hücreli Kanser(BHK) bunların ensık rastlanan tipidir , yavaş seyreder , vücudun başka bölgelerine yayılmaz ve nadiren hayatı tehdit eder. Diğer sık rastlanan deri kanseri tipi ise Skuamöz Hücreli Kanser(SHK)dir. SHK dudaklarda ve yüz bölgesinde sık görülür ve lenf bezlerine bazende iç organlara yayılabilir. Eğer erken teşhis ve tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir. Deri kanserlerinin üçüncü tipi olan Malign Melanom(MM) ise toplumda daha az görülür ancak erken teşhis edilirse tedavi şansı vardır, aksi takdirde ölümcüldür bu özelliği ile MM deri kanserlerinin en tehlikeli tipidir.

Peki her çok güneşe maruz kalan deri kanseri mi olacak ? Veya ilerde deri kanseri olurmuyum diye endişe mi yaşayacak ? Hayır ama derinizi tanımak ve herhangi bir değişiklik fark ettiğinizde bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanına müracaat etmeniz ileride oluşabilecek tehlikelerden sizi koruyacaktır.

Derideki değişiklikler :

Derinizde oluşabilecek ve dikkat etmeniz gereken değişiklikler şöyle ; pembe renkli küçük bir kitle, yüzeyi düzgün parlak veya çukur şeklinde lezyonlar, kabuklu,pullu, kuru kırmızı renkli nokta veya yumru şeklinde lezyonlar ve böyle lezyonların 2-4 hafta içerisinde iyileşmemesi sizi alarma geçirmeli. Malign Melanom için ise herhangi bir bende veya normal deride gelişen pigmente lezyonların sınırlarında düzensizlik, renk değişikliği, üzerinde kabuklanma, kıllanma, kanama, kaşıntı ve büyüme olması sizi bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanına yönlendirmeye yeterlidir.

Nasıl korunmalıyım?

Deri kanserlerinden korunmak için neler yapmalıyız? Öncelikle güneşte çılgınlarca güneşlenmek yok eğer açık alanda çalışıyor isek veya güneşe maruz kalacaksak muhakkak güneş koruyucuları kullanmamız gerekmekte ayrıca günümüzde çok şık bir aksesuar olarak yer alan şapkalarımız muhakkak hayatımızın bir parçası olmalı..

Deri kanserim varsa ne olacak?

Tüm önlemlere rağmen bahsettiğimiz şekilde şüpheli bir lezyonunuz var ise öncelikle Plastik Rekon. ve Estetik Cerrahınıza müracaat etmelisiniz yapılacak olan ilk şey tanı amaçlı biyopsi alınarak bunun patolojik incelenmesinin yapılmasıdır. Bu aşamada yapılan biyopsi tekniği hem tanı amaçlı hemde tüm lezyonun çıkarılması ile tedavi amaçlı da olabilimektedir. Patoloji sonucu doğrultusunda cerrahınız sizi yapılacak tedavi algoritması yönünden bilgilendirecektir. Tümörün tipine, evresine ve vücuttaki yerine göre bu algoritma şekillenecektir. Lokal veya genel anastezi ile cerrahi olarak çıkarılması , bölgesel lenf bezlerinin çıkrılması ve bu işlemler ardından radyoterapi veya kemoterapi gerekliliği bu algoritmanın parçalarıdır.

Plastik Cerrah tarafından yapılacak bir müdahale sonrasında hem fonksiyonel hemde estetik olarak tümör çıkarılır. Peki bu hastalık nüks eder mi? Nüks oranları yine tümörün tipine ve evresine göre değişmekle beraber çok sık değildir ancak bir kez böyle bir tedavi alan kişinin artık normal popülasyona göre riski artmıştır bu nedenle derisini iyi tanımalı ve muhakkak korumalıdır.

Bol güneşli ve sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileği ile…

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Eylül 2009

22 Ağustos 2009 Cumartesi

KIBRISIN MEŞHUR KÜP KEBABI



KARŞIKONULMAZ BİR LEZZET KÜP KEBABI

B u yaz Atakan abi ve beni ereğlideki yazlığa küp kebabı inşa etme heyacanı sarmıştı. Ancak Atakan abinin ereğlide yaptığı kazı çalışması ardından yaşadığımız hayal kırıklığı ile bu macerayı sonlandırdık.
Sonlandırdık diyorum ama yılmadık ve bu yaz Kıbrısta babamdan bu işin sırlarını nasıl yapılacağını öğrenmek için kurs aldım.
Küp kebabında olay özetle küp içerisinde odun yakılıyor ve bu odunların kömürleşmesi ile ısınan küp içerisinde yaklaşık 6 saat pişirilen etleri yemeye doyamıyorsunuz.




Önce küp içerisinde ateş yakılıyor ve odunlar kömür oluncaya kadar bekleniyor.



Aleminyum folyolar içerisine önceden marine edilen etler sarılıyor ve ısıtılan küp içerisine yerleştirilmek için hazırlanıyor. Etlerin yerleştirilmesinin ardından mermer kapak ile küpün ağzı kapatılıp hazırlanan çamur ile ağzı sıvanıyor ve hava almaması sağlanıyor.




Etlerimiz küpümüz içerisine yerleştirildikten sonra çamur hazırlanarak küpün ağzı mermer kapak etrafı sıvanarak kapatılıyor ve etler yaklaşık 6 saat bekletiliyor.






Ve 6 saat küpün sıcaklığında bekletilip çıkarılan etler ağzınızın içinde eriyecek kıvama gelmiş oluyor . Yemeye doyulamayan bu meşhur kebap evlerde yapılabildiği gibi kıbrısın birçok yerinde meşhur kebapçılardada bulunabiliyor.
Biz bu etleri afiyetle mideye indirdik tabi çok özlemiş olduğumuz Kıbrıstaki ailemizle birlikte olunca lezzetleri bir okadar daha arttı. Umarım yakın zamanda Atakan abinin elindende Kıbrısın Küp kebabını yemek nasip olur..







31 Temmuz 2009 Cuma

ESTETİK NEDİR?

Estetik denince sanırım birçoğumuzun aklına güzellik, çeşitli operasyonlar, lazerler vs. vs. gelir. Aslında estetiğin çok değerli ve birçok kişi tarafından arzulanan bir şey olmasının nedeni sadece görsel değil hayatın bütünü içerisinde birçok alanda yer almasıdır.

2010 yılına girerken insanların birçoğu estetik olmak yerine ciddi anlamda estetik karşıtı hareketler sergilemekte bunların nedenleri ne acaba…?

Bir kafede önceliği önünüzdeki bayana vermek , kız arkadaşınızın kırık fincanı ile kendinizinkini değiştirmek , iş arkadaşınız terfi aldığı zaman en kral çiçeği ona göndermek , çevrenizdeki kişilerin başarısı ile gurur duyabilmek ve onlara sadece samimi duygular ile haset etmeden özenebilmek … İşte tüm bunlar sizin gözükmeyen ancak hayatınızda her zaman yer alan estetik yanınızı belirleyen bazı oluşumlar. Unutmamalısınız ki , çoğu zaman gözardı ettiğiniz estetik yanınız görselliğinizden çok daha önemli .

İçinizdeki estetik güzelliğin dışa yansıdığını asla unutmayın bunu güzel bir burun veya dekolteli göğüsler ,dolgun dudaklar ile kamufle edemezsiniz. Bunlar size güzel bir hayat gerçek bir aşk , değişilmez dostluklar , unutulmaz anılar ve huzurlu bir hayat yaşatamaz.

Kıssadan hisse : Her yönü ile estetik olan Plastik Cerrahların yetişmesi dileği ile….

26 Temmuz 2009 Pazar

ÖĞLE ARASI ESTETİKLERİ

Merhaba sevgili okurlar . Bu ayki değineceğimiz konumuz birçoğunuzun duyduğu bildiği ancak zaman zaman çekinerek baktığı hızlı ve etkili estetik yöntemleri. Sizde sabah evinizden kırk yaşınızda çıkıp akşam otuz yaşınızda dönmek istemez misiniz ? Eşinize yıl dönümü sürprizi yapmayı düşünüyor iseniz öğle arası estetiği tam size göre …

Yoğun iş temposu artık metropolitanlarda birçok bayanı olumsuz etkilese de , biz estetik cerrahlar aynı yoğunlukta bayanlar için mücadele etmekte ve çözümler üretmekteyiz . Bu yüzden bugün sizlere öğle arasında yarım saatinizi ayırarak zamana karşı nasıl durabileceğinizin tüyolarını vereceğim.

Alın bölgesi ve göz çevresi kırışıklıklarınız mı var ? Yanaklarınızda sarkmalar mı başladı ? Bıçak altına yatmaktan mı korkuyorsunuz ? Ağrısız şekilde kaşlarınızı mı kaldırtmak istiyorsunuz ? Dudak yanak arası çizgilerinizde derinleşme mi arttı ? Dolgun dudak arzunuz içinizi mi kemiriyor ? Zamanın aleyhinize mi işlediğini düşünüyorsunuz ? Sanırım sizin botoks ve dolgu ile tanışma zamanınız gelmiş …

Botoks için öncelikle şunu söylemeliyim ki kesinlikle bir yılan zehiri olmayıp , Clostridium Botilinum denilen bir bakterinin seyreltilerek zararsız hale getirilmiş , uygulandığı bölgedeki kaslarda gevşeme yaparak etki gösteren bir toksindir. Yıllarca spastisite tedavilerinde kullanılmasının ardından estetik etkileri gözlemlenerek hayatımıza giren Botoks bulunduğumuz yüzyılın mucizelerinden olup artık hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiştir.

Öğleyin vereceğiniz küçük bir molada güvenilir ellerde yaptıracağınız botoks uygulaması ile aşırı çalışarak yüz bölgenizdeki çizgilerin derinleşmesine neden olan mimik kaslarınızın gücü zayıflatılarak bu çizgilerden kurtulmanız ve gençlik yıllarınıza dönmeniz mümkün. Botoks uygulamaları göz çevresi ve alın kaş arası kırışıklıklarında mükemmel sonuç vermesinin yanında aşırı terleme tedavisinde ve migren tedavisinde çok iyi sonuçlar vermektedir.

Botoks uygulaması ağrısız bir işlem olup doğru noktalara uygulanması halinde herhangi bir komplikasyonu yoktur . Kırışıklıklardaki düzelme uygulama sonrası 4-7 günde ortaya çıkar ve ortalama 4-6 ay boyunca sürer.

Dolgu maddeleri ise (hyaluronik asit,kollagen,kalsiyum hydroxylapatite,otojen yağ dokusu) yaşlanma ile birlikte yüzdeki hacim kaybının , derin çizgilenmelerin ve giderek belirginleşen yanak dudak çizgilerinin tedavisinde kullanılan özel laboratuarlarda üretilen maddelerdir.

Dolgu maddelerinin uygulanmasının ardından etkileri hemen ortaya çıkar ve etken maddenin özelliğine bağlı olarak 8 ile 24 ay arasında etkinlikleri devam eder. Doğru ve etkin yapılan uygulamaların ardından çoğu zaman hiçbir komplikasyon ile karşılaşılmaz.

Eğer ince dudaklar yerine öpülesi dudaklar , yorgun bakışlar yerine tutkulu bakışlar ve tüm noktalarında yılların izleri olan bir yüz yerine içindeki gençlik ateşinin yeninden alevlendiğini gösteren bir yüz ile evinize dönmek istiyorsanız sanırım bir öğle arası zamanınızda estetik cerrahınızla görüşmelisiniz.

Merak ettiklerinizi öğrenmek ve detaylı bilgi almak için bize yazınız.

drkandulu@hotmail.com

Op.Dr Hüseyin KANDULU.

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi

Ağustos 2009

8 Haziran 2009 Pazartesi

HAFTASONU MOTOKROS HEYECANI

31 Mayıs Pazar günü Hayraboluda (Tekirdağın güzide bir ilçesi) Motokros yarışları olduğunu öğrendik ve sabah sırt çantamıza yolluklarımızı doldurup eşim Dr.Esra ve arkadaşımız adaşı Dr.Esra ile heyacanın bir ucundan ortak olmak için yola koyulduk .

DSC05404

12 yıldır Trakya bölgesindeyim ancak benimde Hayraboluya Motokros vesilesi ile ilk kez yolum düştü. Küçük ve şirin bir belde insanları çok sıcak ve doğası çok güzel saflığını kaybetmemiş. Motokros yarışlarının olduğu mesire alanına ulaşınca çok şaşırdım çünkü burada böyle bir pist ve heyacanlı bir topluluk beklemiyordum bu nedenle yerel yöneticileri de tebrik ederim. Neyse TMF kupasını Şakir Şenkalaycı kazandı onuda tebrik ederim sizlere iyi seyirler.

Bu arada eğer bu bölgelere yolunuz düşerse Hayrabolunun 15 Km yakınındaki Büyükmandıra'ya uğrayıp tavuk çevirme yemenizi mutlaka tavsiye ederim. Üstünede bölgeye has peynir tatlısı ile damağınızı şenlendirebilirsiniz.


13 Mayıs 2009 Çarşamba

BAHARLA GELEN ESTETİK

Bahar ayları, kışın o kasvetli ve soğuk havasının yerini güneşin, çiçek kokularının ve kuş seslerinin aldığı aylardır. Bahar mutluluktur, bahar aşktır, arının çiçeğe aşkıdır. Her an sizi dışarıya çağıran bir şeyler vardır. Güneş etrafı ısıtmaya başlamış bizide ısıtıp artık kendimize gelmemizi, kendimize bir çekidüzen vermemizi söylemektedir sanki.
Kışlık mantolar depolara kaldırılmaya başlamış üfül üfül elbiseler ve tişörtler gündemdeki yerlerini almaya başlamışlardır. Ya o kalın mantolar ve kazaklarla sakladığımız kilolar, vücudumuzun sarkan kısımları ! İşte bahar aylarında bayan ve erkeklerde estetik ameliyatlara talebin artmasının nedeni doğanın bahar aylarında kendini yaza hazırladığı gibi insanlarında kendini yaza hazırlama isteğindendir. Yaz, güneş ve plajlar buna hazır mıyım? Hazır olmalıyım sorusu erkek, bayan herkesin kafasının bir kenarında vardır.
En çok diyet yapılan ay bahar ayları olduğu gibi ençok estetik ameliyatlara talebin olduğu ayda bahar aylarıdır. Çünkü biz içinde yaşadığımız doğanın bir parçasıyız. Nasıl doğa kış uykusunda ise, baharla ve güneşle içimizde yepyeni bir ışık doğar ve bu ışık bizi daha güzel olmaya iter. Sezen Aksunun dediği gibi her bahar aşık olmasakta her bahar doğayla birlikte yeniden doğarız. Yeni bir biz doğar baharla ve daha genç, daha güzel olmak ister ruh ve bedenimiz. Ruhumuzda ki bu yeniden doğuşa bedenimizde ayak uydurmak ister, bu yüzden yüzlerce diyet listesi içinden kendimize birini seçer, yeniden spor yapmaya başlarız. Diyetle verilen kiloların sonrasında vücudumuzda deformasyonlar ortaya çıkar işte bu aşamada estetik cerrahi devreye girer.
Hayat yürünmesi gereken uzun bir yoldur, yürümekle aşınan ayakkabımız gibi hayat bizide yorar, yıpratır. Bir dur demek isteriz senelere, daha kalbim o kadar hızlı atıyor ki bu aynadaki ben değilim. Ben olmamalıyım. Hepimiz bu sözleri arasıra kendimize söylüyoruz. Önemli olan zamanında söylemek. Yaşamımızın bir parçasıda biziz ve kendimize değer verdiğimiz kadar varız. Biz estetik cerrahlar diyoruz ki her yaşın bir estetik girişimi vardır. Kanser gibi ne kadar erken yüzünüzde ki ve vücudunuzda ki yaşlanma belirtilerini fark ederseniz o kadar basit müdahalelerle memnun edici sonuçlar alırsınız.
Evet artık 2009 yılı ortasına geldiğimiz şu aylarda estetik cerrahi müdahaleleri yaptırmak , saklanması gereken müdahaleler değil hayatımızın bir parçasıdır. Estetik cerrahide çözümü olmayan problem yoktur. Düzeltilmesi gereken her şey düzeltilebilir. Ne kadar erken başvurursanız o kadar mutlu ve kendinizle barışık uzun yıllar geçirirsiniz.
Plastik, Rekonstruktif ve Estetik cerrahide tüm estetik ameliyatlar yanı sıra rekonstruksiyon ameliyatları, el cerrahisi,mikrocerrahi, yanık, diabetik ayak ,doğumsal anomali ameliyatları yapılmaktadır. Estetik ameliyatlar arasında, sıklıkla burun estetiği ve solunum yolu düzeltilmesi, meme büyütme, meme küçültme ve dikleştirme, karın germe, liposuction, yağ enjeksiyonu, göz çevresi estetiği, kaş kaldırma, yüz germe, botoks,dolgu vb. yapılmaktadır ve diyorum ki estetik girişimler bu işte uzman olan plastik cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Hepiniz ruhen ve bedenen yaza hazır olmak istiyorsanız güvenilir işinde ehil estetik cerrahlara başvurmanızı öneriyorum .