29 Eylül 2009 Salı

KÜP KEBABINDA SON NOKTA

Artık Marmara Ereğlisinde de Kıbrısın Meşhur Küp Kebabını tatmak mümkün. Azim edince herşey oluyor. Atakan abi ile bu yıl sürekli küp kebabı yapmak üzerine konuştuk. En uygun yer marmara ereğlisindeki yazlıktı ama yazlığın neresine yapacaktık?  Biz yer baktık şuraya olur buraya olur, şöyle olur böyle olur diye fikir yürüttük. Daha fikir aşamasında bile muhalefetten çatlak sesler çıktı , ne gerek var yapamazsınız diye , mangal neyinize yetmiyor diye. Ama biz kafaya koymuştuk kimse farkında değildi.

Atakan abi bir haftasonu buluşmasında çok iyi bir manevra ile gazı verdi ve küp kebabının temeli için harcı bir güzel hazırlayıp temeli attık. Bundan sonrası küpü temin edip tuğlaları örmekti. Temeli attık ama yinede muhalefet kanadını bu işi başaracağımıza inandıramadık. Tabiki biricik aşkım Esra benim yine arkamda idi ancak tek söylediği sen bu işi yapamazsın bi usta buldu.

Artık temel hazırdı ve biz birdahaki buluşmada bu olayı bitirmeliydik gel gör ki artık yaz mevsimi bitiyordu ve ramazan girmişti yani ereğliye gidişler seyrekleşti, bide araya izin dönemimiz girdi tabi. İzin dönemi doğal olarak Esra ile Kıbrısa gittik. Evin bahçesindeki Küpü detaylı inceledim ama birşey anlayamadım . İmdadıma babam yetişti meğersem küp kebabında işin sırrı küpün yüksek ısıya ulaşması ve etrafının kum ile çevrili olması nedeni ile bu ısın kaybının ağzı kapatılarak önlendiği zaman içerideki ısı ile etlerin doyumsuz bir lezzete ulaşmasıymış. Tabi böyle anlatmakla olurmu hemen babama uygulamalı yaptırıp afiyetle yedik.

Artık nasıl birşey yapacağım nasıl inşa etmem gerektiği iyice kafamda canlanmıştı. İzin bitip edirneye döndüğümde küp temini için araştırmalara başladım ve arkadaşlarında yardımı ile edirnenin ilçesi olan havsadan özel fırınlanarak üretilmiş olan küpümüzüde aldım.

Bayram gelip çattı tüm aile Ereğlide toplandık ortada sadece temeli olan ve elimdeki küpten başka birşey yok , küpü gören muhalefet kanadı halen nasıl birşey olacağını bu küpün nasıl olupta fırın haline dönüşeceğini anlayamamıştı. Tabiki ilk gece icraata hiçbirşey dökemedik bizde bi heves mangalı yakıp rakımızı içtik.  İkinci gün gün canım fena halde sıkkın gitmek istiyorum ereğlide durasım yok herhalde bu işi başaramamış olmanın, icraata geçememenin sıkıntısı olsa gerek. Önce Atakan abiyi tavlada bi tokatladım :) moralim biraz düzelmişti, sonra dışarı bi çıktım baktım hava güzel bu kez gazı ben verdim ve Atakan abi ile işe koyulduk ..

Aşağdaki karelerde küp kebabının inşaatının anatomisini göreceksiniz kısmetse haftayada üzerinde şarap kırıp açılışı yapacağız.

DSC07780

Küp kebabı inşaatında son noktayı koyduk artık kullanıma hazır. İşin sonunda sprey boyaları aldık çocuklara verdik hem boyadılar hem eğlendiler doğayla bütün olsun diye yeşil seçtik ama muhalefet bunada türbeye benzedi diye karşı çıktı şuan Atakan abi ile beklemedeyiz açılıştan sonra bu konuyuda çözeceğiz…

1 Eylül 2009 Salı

KADINLAR, MEME VE SIRT AĞRISI

Kadın denince gözümüzde birçok özellik canlanır, herkesin beynindeki kadın figürü farklıdır ancak kadınlarımızın olmazsa olmazı olan göğüsleri oluşan figür içerisinde muhakkak ki büyük bir yer teşkil edecektir.
Kadınları kadın yapan dişiliklerinin ve anneliklerinin temel organı olan göğüsleri neyazık ki birçok zaman başlarına dert açmakta. Meme hastalıkları ile ilgili elimizde birçok bilgi olması ve artık birçok yerde sadece meme hastalıkları ile uğraşan uzmanların olması ise yine memenin öneminden ileri gelse gerek. Memenin neyazık ki enfeksiyonları, kistleri, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerini içeren çok geniş bir hastalık grubu mevcut ancak biz bu sayımızda memenin estetik cerrahi ile ilişkisinden bahsedeceğiz.
İrisi bir dert , ufağı bir dert olan memeler aslında bazen umulmadık zararlar oluşturabiliyorlar. Bunlardan biri olan sırt ağrısı ve bunun tek çözümü olan meme küçültme ameliyatı ise bizim bu sayıdaki konumuz.
Memenin ergenlikle , kilo alımı ve gebelikle birlikte büyümesi sıkça karşılaştığımız sorunlardandır. Bunun neticesinde ergenlik döneminde psikolojik olarak rahatsızlık duyan estetik kaygılar hisseden genç kızlarımız yanında, bunun sadece bir estetik problem olmadığı aynı zamanda ciddi sırt ağrısı, duruş bozuklukları ve omurgada geri dönüşü olmayan rahatsızlıklar oluşturabilidiği unutulmamalıdır. Ayrıca meme altlarında kızarıklık , kaşıntı , enfeksiyon ve hijyen problemi nedeni ile kötü koku gibi şikayetlerde ortaya çıkabilir. Peki bu şikayetleriniz mi var ? Ne yaparım diye kendinize dert mi ediyorsunuz? Ozaman bir Plasitk Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah desteği almalısınız.
Estetik cerrahlar memelerin hem sağlıklı boyutlarda hemde formda ve çekiciliğinden hiçbirşey yitirmemiş şekilde yeniden şekillendirilişi hakkında size yardımcı olacaktır. Bu tarz şikayetleri olan hastalarda mutlak hormonal sorun olup olmadığı , memelerdeki büyümenin durup durmadığı, memelerde her hangi bir kitle veya enfeksiyon olup olmadığı öncelikli olarak araştırılmalıdır. Eğer böyle şikayetler mevcut ise öncelikle bunlara yönelik müdahaleler yapılmalıdır ancak memelerdeki büyüme durmuş ise ve şikayetler sadece sırt ağrısı ve estetik kaygılar ise memelerin boyutlarının , meme bezlerinin , meme yağ dokusunun , meme derisinin , meme başının pozisyonun detaylı incelenmesinin ve hastanın yaşı ile ileride çocuk yapma isteğinin öğrenilmesinin ardından kullanılacak ameliyat tekniğine karar verilir.
Meme küçültme ameliyatı öncesi hastanın genel laboratuar tetkikleri incelenir. Karar verilen ameliyat tekniğine uygun olarak operasyon öncesi ölçümler ve çizim yapılır bu aşamada hastanın ileride oluşacak göğsünün estetik formu ile ilgili görüşleri muhakkak dikkate alınır. Meme küçültme ameliyatı genel anastezi altında gerçekleştirilir . Sıklıkla tercih edilen yöntem vertikal mamoplasti dediğimiz ve meme başı ile meme başından aşağıya düz bir kesinin yapıldığı ameliyat tekniğidir. Bunun yanında ters T denilen ve meme altında da horizontal bir kesi hattının olduğu yöntem sıktır. Ameliyat süresi kullanılan tekniğe bağlı olmak üzere 2-4 saat arasında değişir. Ameliyatta meme başı olması gereken yere taşınır, meme üst loju genellikle sarkmış memelerde boşalmıştır(özellikle aşırı kilo alıp vermelerden sonra), yeniden form verilirken bu alan doldurulur, koltuk altına yayılmış olan göğüs daha dar çaplı bir alana hapsedilir ve bu şekilde daha iyi bir form sağlanır. Bu işlemler sırasında istenen boyutlara kadar küçültülmek ve dikleştirilmek üzere meme dokusu ve deri çıkarılır. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 1 veya 2 gündür. Ameliyat sonrası 4-5. saatte ayağa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İlk birkaç gün ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak drenler kullanılır. Gelen miktara göre bu drenler 1-2 gün sonra çıkarılır. Ameliyattan sonraki süreçte dikiş almak veya dikiş almamak cerrahın kullanacağı yönteme göre değişir. Ameliyat sonrası bir aylık dönemde sporcu sütyeni kullanılması ise önerilir.
Meme küçültme ameliyatlarında kullanılan tekniğe bağlı olarak bazı farklı özellikler söz konusudur. Bazı sınırlı küçültme ameliyatlarında, iyileşme hızlı ve işlem sonrası hemen normal aktivitelere dönülebilirken, çok iri göğüslerde çıkarılan dokunun durumuna göre bu süreç uzayabilir. Aynı şekilde tekniğe bağlı olarak oluşacak izlerin yeri ve uzunluğu da değişir. Ameliyat izleri ilk aylarda daha belirgin iken 6. aydan itibaren daha iyi yönde değişir.
Memenin emzirme özelliği nedeni ile meme dokusu ve meme başı ameliyat esnasında muhakkak korunmalıdır . Ayrıca memenin duyusu ve bunun bayanlar açısından tartışılmaz önemi nedeni ile meme duyusunun ve meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri öncelikle tercih edilmelidir. Buna karşın bazı iri göğüslerde bu ilişkinin bozulduğu ameliyat teknikleri tercih edilebilir. Aşırı iri göğüslerin küçültülmesi ameliyatlarında meme ucu kayıpları çok sık olmasada seçilecek teknik hakkında hasta ile birlikte karar verilmelidir.
Memenin formu iyi fakat iri ise ve bunun yağlanmaya bağlı olduğu düşünülüyorsa sadece vakumla yağ emme yöntemi(liposuction) ile göğüsler bir ölçüde küçültülebilir. Fakat küçültme işlemi ile birlikte aynı zamanda bir form verilmesi de gerekiyorsa bahsettiğimiz cerrahi müdahaleler kaçınılmazdır.
Ameliyat sonrası karşılabilecek sorunlar erken ve geç dönem sorunları olarak ikiye ayrılabilir. Erken dönemde kanama, enfeksiyon, yara yeri iyileşme problemi gibi sorunlar son derece nadirdir. Geç dönem sorunları ize veya şekle bağlı sorunları olarak karşınıza çıkabilir. İzlerde belirginlik, kızarıklık, kaşıntı erken dönemde bazı koyu tenli kişilerde sıkça rastlanabilir ve ilaç tedavisini gerektirebilir. Şekille ilgili sorunlar daha çok büyüklük ile ilgili sorunlardır. Bu nedenle ameliyat öncesi arzu edilen meme boyutu vucüdün diğer özellikleri de göz önüne alınarak net bir şekilde hasta ve doktor arasında konuşulmalıdır.
Kısaca sıklıkla karşılaşılan bir diğer problemden de size bahsetmek istiyorum . Aşırı kilo kayıpları veya doğum sonrası dönemde emzirmeye bağlı olarak göğüslerin üst lojunda ciddi bir boşalma ve sarkama oluşabilir. Budurumlarda göğüsler sönmüş büyük bir balona benzetilebilir. Kütle olarak rahatsız etmesede bu şekildeki göğüslerin cazibesini yitirmesi nedeni ile yeniden form kazandırılmak üzere mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Böyle hastalarda göğüsler dikleştirilir ve eğer yeterli doku kalmış ise bu dokular göğüs üst lojuna taşınarak form sağlanır ancak eğer yeterli meme dokusu ve yağ dokusu meme altında kalmamış ise dikleştirme işlemi esnasında meme protezleri kullanılması istenen formu sağlayacaktır.
Unutulmaması gereken ; kadınlarımızın göğüslerini ihmal etmemesi , kendilerine ve vücutlarına gereken özeni göstermeleri onları ilerde karşılaşacakları sıkıntılardan koruyacağıdır.
Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Eylül 2009

23 Ağustos 2009 Pazar

YAŞAM KAYNAĞIMIZ GÜNEŞ VE CİLT KANSERLERİ

Sıcak yaz günlerinin ardından gelen şu sonbahar günlerinde hepimizin aklında plaj kumsal ve güneş kaldı. Birçoğumuz belki de denizden hiç çıkmak istemedik, güneşin ıslak vücudumuza vurması ile yaşadığımız haz ve rahatlık hiç bitmese, şu sonbahar hiç gelmese diye düşündük.

Peki sonbahar gelirken acaba güneş bizde sadece bu mutlu etkileri mi bıraktı ? Hepimizin bildiği gibi ozon tabakasındaki incelme ile yaşam kaynağımız olan güneş, yaşamımızı tehdit edebilecek bir düşmana dönüşebiliyor. Bu nedenle güneşin bize güzel bronz bir ten, çikolata kıvamında tatlı hoş bir görüntünün altında ne gibi zararlar verebileceğini biliyor ve bunlardan korunuyor muyuz???

Derinin üst tabakasını su , elektrolit ve ısı kaybını önleyen ayrıca vücudumuzu dış etkenlerden koruyan Epidermis tabakası oluşturur. Bu tabakanın altında kıl folikülleri , ter ve yağ bezlerini içeren dermis tabakası bulunur. Daha derinde ise yağ dokusu bulunur. Deri kanserleri bu tabakalardaki hücersel bozulma ile ortaya çıkar.

Deri kanserinin esas nedeni ozon tabakasındaki incelme ile vücuda gelen ultraviole ışınlardır . Özellikle güneş ışınlarının dünyaya dik olarak geldiği 10.00-15.00 saatleri arasında dikkatli olunmalıdır. Bunun yanında mor ötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı suni ışık kaynakları da deri kanserlerine neden olabilir.

Risk altındamıyım?

Böylesine yoğun güneşe maruz kaldığımız ülkemizde derimizi tanımak ve korumak temel hedefimiz olmalı . Peki deri kanserine kimler aday ? Açık tenliler, çok sayıda beni olanlar , bu benlerin değişik şekil ve boyutta olması, çilli kişiler, ailesinde deri kanseri olanlar, herhangi bir sebeple radyoaktif ışın tedavisi (radyoterapi) alanlar, uzun yıllar iyileşmeden kalan açık yaraları olan kişiler başlıca bu riski taşırlar.

Deri kanseri tipleri:

Deri kanserlerinin başlıca 3 tipi vardır. Bazal Hücreli Kanser(BHK) bunların ensık rastlanan tipidir , yavaş seyreder , vücudun başka bölgelerine yayılmaz ve nadiren hayatı tehdit eder. Diğer sık rastlanan deri kanseri tipi ise Skuamöz Hücreli Kanser(SHK)dir. SHK dudaklarda ve yüz bölgesinde sık görülür ve lenf bezlerine bazende iç organlara yayılabilir. Eğer erken teşhis ve tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir. Deri kanserlerinin üçüncü tipi olan Malign Melanom(MM) ise toplumda daha az görülür ancak erken teşhis edilirse tedavi şansı vardır, aksi takdirde ölümcüldür bu özelliği ile MM deri kanserlerinin en tehlikeli tipidir.

Peki her çok güneşe maruz kalan deri kanseri mi olacak ? Veya ilerde deri kanseri olurmuyum diye endişe mi yaşayacak ? Hayır ama derinizi tanımak ve herhangi bir değişiklik fark ettiğinizde bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanına müracaat etmeniz ileride oluşabilecek tehlikelerden sizi koruyacaktır.

Derideki değişiklikler :

Derinizde oluşabilecek ve dikkat etmeniz gereken değişiklikler şöyle ; pembe renkli küçük bir kitle, yüzeyi düzgün parlak veya çukur şeklinde lezyonlar, kabuklu,pullu, kuru kırmızı renkli nokta veya yumru şeklinde lezyonlar ve böyle lezyonların 2-4 hafta içerisinde iyileşmemesi sizi alarma geçirmeli. Malign Melanom için ise herhangi bir bende veya normal deride gelişen pigmente lezyonların sınırlarında düzensizlik, renk değişikliği, üzerinde kabuklanma, kıllanma, kanama, kaşıntı ve büyüme olması sizi bir Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanına yönlendirmeye yeterlidir.

Nasıl korunmalıyım?

Deri kanserlerinden korunmak için neler yapmalıyız? Öncelikle güneşte çılgınlarca güneşlenmek yok eğer açık alanda çalışıyor isek veya güneşe maruz kalacaksak muhakkak güneş koruyucuları kullanmamız gerekmekte ayrıca günümüzde çok şık bir aksesuar olarak yer alan şapkalarımız muhakkak hayatımızın bir parçası olmalı..

Deri kanserim varsa ne olacak?

Tüm önlemlere rağmen bahsettiğimiz şekilde şüpheli bir lezyonunuz var ise öncelikle Plastik Rekon. ve Estetik Cerrahınıza müracaat etmelisiniz yapılacak olan ilk şey tanı amaçlı biyopsi alınarak bunun patolojik incelenmesinin yapılmasıdır. Bu aşamada yapılan biyopsi tekniği hem tanı amaçlı hemde tüm lezyonun çıkarılması ile tedavi amaçlı da olabilimektedir. Patoloji sonucu doğrultusunda cerrahınız sizi yapılacak tedavi algoritması yönünden bilgilendirecektir. Tümörün tipine, evresine ve vücuttaki yerine göre bu algoritma şekillenecektir. Lokal veya genel anastezi ile cerrahi olarak çıkarılması , bölgesel lenf bezlerinin çıkrılması ve bu işlemler ardından radyoterapi veya kemoterapi gerekliliği bu algoritmanın parçalarıdır.

Plastik Cerrah tarafından yapılacak bir müdahale sonrasında hem fonksiyonel hemde estetik olarak tümör çıkarılır. Peki bu hastalık nüks eder mi? Nüks oranları yine tümörün tipine ve evresine göre değişmekle beraber çok sık değildir ancak bir kez böyle bir tedavi alan kişinin artık normal popülasyona göre riski artmıştır bu nedenle derisini iyi tanımalı ve muhakkak korumalıdır.

Bol güneşli ve sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileği ile…

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi Eylül 2009

22 Ağustos 2009 Cumartesi

KIBRISIN MEŞHUR KÜP KEBABI



KARŞIKONULMAZ BİR LEZZET KÜP KEBABI

B u yaz Atakan abi ve beni ereğlideki yazlığa küp kebabı inşa etme heyacanı sarmıştı. Ancak Atakan abinin ereğlide yaptığı kazı çalışması ardından yaşadığımız hayal kırıklığı ile bu macerayı sonlandırdık.
Sonlandırdık diyorum ama yılmadık ve bu yaz Kıbrısta babamdan bu işin sırlarını nasıl yapılacağını öğrenmek için kurs aldım.
Küp kebabında olay özetle küp içerisinde odun yakılıyor ve bu odunların kömürleşmesi ile ısınan küp içerisinde yaklaşık 6 saat pişirilen etleri yemeye doyamıyorsunuz.




Önce küp içerisinde ateş yakılıyor ve odunlar kömür oluncaya kadar bekleniyor.



Aleminyum folyolar içerisine önceden marine edilen etler sarılıyor ve ısıtılan küp içerisine yerleştirilmek için hazırlanıyor. Etlerin yerleştirilmesinin ardından mermer kapak ile küpün ağzı kapatılıp hazırlanan çamur ile ağzı sıvanıyor ve hava almaması sağlanıyor.




Etlerimiz küpümüz içerisine yerleştirildikten sonra çamur hazırlanarak küpün ağzı mermer kapak etrafı sıvanarak kapatılıyor ve etler yaklaşık 6 saat bekletiliyor.






Ve 6 saat küpün sıcaklığında bekletilip çıkarılan etler ağzınızın içinde eriyecek kıvama gelmiş oluyor . Yemeye doyulamayan bu meşhur kebap evlerde yapılabildiği gibi kıbrısın birçok yerinde meşhur kebapçılardada bulunabiliyor.
Biz bu etleri afiyetle mideye indirdik tabi çok özlemiş olduğumuz Kıbrıstaki ailemizle birlikte olunca lezzetleri bir okadar daha arttı. Umarım yakın zamanda Atakan abinin elindende Kıbrısın Küp kebabını yemek nasip olur..







31 Temmuz 2009 Cuma

ESTETİK NEDİR?

Estetik denince sanırım birçoğumuzun aklına güzellik, çeşitli operasyonlar, lazerler vs. vs. gelir. Aslında estetiğin çok değerli ve birçok kişi tarafından arzulanan bir şey olmasının nedeni sadece görsel değil hayatın bütünü içerisinde birçok alanda yer almasıdır.

2010 yılına girerken insanların birçoğu estetik olmak yerine ciddi anlamda estetik karşıtı hareketler sergilemekte bunların nedenleri ne acaba…?

Bir kafede önceliği önünüzdeki bayana vermek , kız arkadaşınızın kırık fincanı ile kendinizinkini değiştirmek , iş arkadaşınız terfi aldığı zaman en kral çiçeği ona göndermek , çevrenizdeki kişilerin başarısı ile gurur duyabilmek ve onlara sadece samimi duygular ile haset etmeden özenebilmek … İşte tüm bunlar sizin gözükmeyen ancak hayatınızda her zaman yer alan estetik yanınızı belirleyen bazı oluşumlar. Unutmamalısınız ki , çoğu zaman gözardı ettiğiniz estetik yanınız görselliğinizden çok daha önemli .

İçinizdeki estetik güzelliğin dışa yansıdığını asla unutmayın bunu güzel bir burun veya dekolteli göğüsler ,dolgun dudaklar ile kamufle edemezsiniz. Bunlar size güzel bir hayat gerçek bir aşk , değişilmez dostluklar , unutulmaz anılar ve huzurlu bir hayat yaşatamaz.

Kıssadan hisse : Her yönü ile estetik olan Plastik Cerrahların yetişmesi dileği ile….

26 Temmuz 2009 Pazar

ÖĞLE ARASI ESTETİKLERİ

Merhaba sevgili okurlar . Bu ayki değineceğimiz konumuz birçoğunuzun duyduğu bildiği ancak zaman zaman çekinerek baktığı hızlı ve etkili estetik yöntemleri. Sizde sabah evinizden kırk yaşınızda çıkıp akşam otuz yaşınızda dönmek istemez misiniz ? Eşinize yıl dönümü sürprizi yapmayı düşünüyor iseniz öğle arası estetiği tam size göre …

Yoğun iş temposu artık metropolitanlarda birçok bayanı olumsuz etkilese de , biz estetik cerrahlar aynı yoğunlukta bayanlar için mücadele etmekte ve çözümler üretmekteyiz . Bu yüzden bugün sizlere öğle arasında yarım saatinizi ayırarak zamana karşı nasıl durabileceğinizin tüyolarını vereceğim.

Alın bölgesi ve göz çevresi kırışıklıklarınız mı var ? Yanaklarınızda sarkmalar mı başladı ? Bıçak altına yatmaktan mı korkuyorsunuz ? Ağrısız şekilde kaşlarınızı mı kaldırtmak istiyorsunuz ? Dudak yanak arası çizgilerinizde derinleşme mi arttı ? Dolgun dudak arzunuz içinizi mi kemiriyor ? Zamanın aleyhinize mi işlediğini düşünüyorsunuz ? Sanırım sizin botoks ve dolgu ile tanışma zamanınız gelmiş …

Botoks için öncelikle şunu söylemeliyim ki kesinlikle bir yılan zehiri olmayıp , Clostridium Botilinum denilen bir bakterinin seyreltilerek zararsız hale getirilmiş , uygulandığı bölgedeki kaslarda gevşeme yaparak etki gösteren bir toksindir. Yıllarca spastisite tedavilerinde kullanılmasının ardından estetik etkileri gözlemlenerek hayatımıza giren Botoks bulunduğumuz yüzyılın mucizelerinden olup artık hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiştir.

Öğleyin vereceğiniz küçük bir molada güvenilir ellerde yaptıracağınız botoks uygulaması ile aşırı çalışarak yüz bölgenizdeki çizgilerin derinleşmesine neden olan mimik kaslarınızın gücü zayıflatılarak bu çizgilerden kurtulmanız ve gençlik yıllarınıza dönmeniz mümkün. Botoks uygulamaları göz çevresi ve alın kaş arası kırışıklıklarında mükemmel sonuç vermesinin yanında aşırı terleme tedavisinde ve migren tedavisinde çok iyi sonuçlar vermektedir.

Botoks uygulaması ağrısız bir işlem olup doğru noktalara uygulanması halinde herhangi bir komplikasyonu yoktur . Kırışıklıklardaki düzelme uygulama sonrası 4-7 günde ortaya çıkar ve ortalama 4-6 ay boyunca sürer.

Dolgu maddeleri ise (hyaluronik asit,kollagen,kalsiyum hydroxylapatite,otojen yağ dokusu) yaşlanma ile birlikte yüzdeki hacim kaybının , derin çizgilenmelerin ve giderek belirginleşen yanak dudak çizgilerinin tedavisinde kullanılan özel laboratuarlarda üretilen maddelerdir.

Dolgu maddelerinin uygulanmasının ardından etkileri hemen ortaya çıkar ve etken maddenin özelliğine bağlı olarak 8 ile 24 ay arasında etkinlikleri devam eder. Doğru ve etkin yapılan uygulamaların ardından çoğu zaman hiçbir komplikasyon ile karşılaşılmaz.

Eğer ince dudaklar yerine öpülesi dudaklar , yorgun bakışlar yerine tutkulu bakışlar ve tüm noktalarında yılların izleri olan bir yüz yerine içindeki gençlik ateşinin yeninden alevlendiğini gösteren bir yüz ile evinize dönmek istiyorsanız sanırım bir öğle arası zamanınızda estetik cerrahınızla görüşmelisiniz.

Merak ettiklerinizi öğrenmek ve detaylı bilgi almak için bize yazınız.

drkandulu@hotmail.com

Op.Dr Hüseyin KANDULU.

Yaşamın Kendisi Kadın Dergisi

Ağustos 2009