19 Şubat 2012 Pazar

LEZZETLİ MEKANLAR


Hiç mi öneri üzerine veya internet’ten , magazin den araştırarak bir mekana gitmediniz? Eminim birçoğunuz öncelikle internete bakıyorsunuzdur.  Ben açıkçası yeni mekan bulma yeni yerler  keşfetme, araştırma konusunda çok başarılı değilim ama bu yeni mekanlarda çok iyi keyif çıkarmasını bilirim. Bu nedenle öncelikle bu yeni mekanları bulan ve bana bu eşsiz lezzetleri tattıran araştırmacı ekibe teşekkür ediyorum.

Bu ekip iyidir, hoştur, araştırmacıdır ama biraz da tembeller . Her yeni mekanda aynı muhabbet burası nefismiş ,  hemen fotoğraf çekelim ve bizde internette yazalım. Çok uzun zamandır beklemekteyim ne zaman yazarlar ne zaman bu güzel tecrübeleri paylaşırlar diye ama tık yok.

Artık iş başa düştü  diye düşünerek ve belki bu ekibi de ateşlerim umudu ile gerçekten sevdiğim ve sevilebileceğini umduğum mekanlar hakkında gerçekçi bilgiler vermeye çalışacağım.

Cuma akşamı bir AVM de arkadaşlarla muhabbetteyiz sonra program değişikliği falan oldu birlikte yemek yiyelim dedik. Dedim ya ben mekan araştırmam ama iyi keyif sürerim.  Kafadan , güzel bir yere gidelim lezzetli olsun diye girdim lafa (AVM lerde yemek yemek çok sıkıcı- istisnalar hariç ilerde onları da yazarız).  Bikaç öneriden sonra Akdeniz Hatay Sofrası ismi bana çok cazip geldi. Hatay’a da hiç gitmedim ama sanırım Kıbrıs’ın karşısında ya bi ısınma oldu içimde . İyi ki de ısınmışım hiç yanıltmadı beni Vatan caddesinde ki Akdeniz Hatay Sofrası (Bu mekanın başka şubesi yok).

Mekan çok temiz, çalışanlar çok nazik. Daha girer girmez acıktığınızı hissediyorsunuz. Hatay yemekleri yağlı biraz ama lezzet harika.  Lezzeti her zaman bir o kadar arttıran sunum ise çok yerinde . Mekandan elektriği aldım ya artık menüye bakmak için sabırsızlanıyorum. Allahım bunlarda ne ; testi kebabı , tuzda kuzu , bin çeşid kebap bi kafam karışıyor ki garson yetişiyor bu gece tuzda kuzu öneririm diyor eyvallah diyoruz (Tuzda kuzunun sunumu da bi harika alevler içinizde yanınıza yaklaşıyorlar ve sonra tokmaklar ile tuzu kırarak servis ediyorlar). Meze seçeceğiz aynı dert , hepsinden tatmak istiyorum seçenek çok. Çok zorlamıyoruz kendimizi  donatıyoruz sofrayı (mekdus, maklube, acılı ezme , muhammara, humus,kaytaz böreği, içili köfte vb hepsi yöresel).  Ha bide belirtmeliyim ki Hatayla , Kıbrıs (K.K.T.C) yemekleri ,mezeleri gerçekten çok yakın bide Hataylılar kızmasın ama Humus Kıbrıs’ta daha güzel (memleketim diye demiyorum).  Mekanın bi özelliği daha var gitmeden 2-3 saat önce arıyorsunuz ve kaç kişilik kebap istediğinizi söylüyorsunuz sizin için hazırlıyorlar çünkü bu özel kebapların pişme süresi uzun.  

Çok uzatmak istemem Akdeniz Hatay Sofrası kebapları , mezeleri, salataları, ara sıcak servisi ve patladım dedikten sonra gelen tatlıları ile gerçekten gidilmeye ve tadılmaya değer bir mekan. (Not. Mekan da alkol yok).  E tabi bu güzel lezzetlerin bir bedeli olmalı ama bence bu konu da da mütevaziler kişi başı 50-60 tl çok çok iyi bir ziyafet için yeterli .

Son olarak şunu belirtmeliyim ki tüm bunları lezzetlendiren yanımda ki güzel insanlar….

13 Şubat 2012 Pazartesi

KİMSE SEYAHATE GİTMESE HEP SEVDİKLERİMİZLE OLSAK


Sevgili Gamze ne olur seyahate gitme hep bizimle kal bu güzel duygularla ve Atakanla. (Gamze ile ilgili : http://atakan310309.wordpress.com/2012/02/03/seyahate-giden-anne-gibiyim/)

Hissettiklerin içinde bulunduğun durum haklı olarak seni çok yıprattı ki bu kadar samimi bir şekilde hissettiklerini tüm çıplaklığı ile bizlerle paylaştın. O kadar samimi o kadar içtendi ki yazdıkların bi çoğumuz satırların sonunu ağlamaktan okuyamadık. Gamze , herkes senin için dua ediyor bir an evvel ilik bulunsun sağlığına kavuş diye, sakın ama sakın mücadeleyi bırakma ..

Senin bu serzenişin öyle bir sinerji oluşturdu ki artık bir misyon üstlenmiş durumdasın, bu nedenle seyahate gitme hayalinden vazgeç çünkü senin öncülüğünde seninle aynı duyguyu paylaşan insanlar sanırım diğer “Gamzeler” için bir şeyler yapma çabası içerisinde olacaktır. Maalesef ülkemizde eksikliklerimiz , yetersizliklerimiz yüzümüze vurulmadan fark edemiyoruz..

 Artık daha duyarlı daha sevgi dolu , inanan ama toplumu ve kendi kaderi için sadece inanmanın yetmediğini bilen çalışkan, duyarlı ve mücadele eden , sadece kendi için değil, çevresi için de çalışan bir toplum yaratabilmek adına bizim sana ve diğer “Gamzelere”  ihtiyacımız var…

11 Şubat 2012 Cumartesi

14 ŞUBAT SEVGİ GÜNÜ


Sosyal medyada 14 şubat sevgililer günü kalksın , kutlanmasın hatta ve hatta tüm özel günler kalksın diye söylemleri izlemekteyiz şu son günlerde .

Günümüzde zaten yoğun çalışma temposu ve stres nedeni ile sevmeyi unuttuğumuz sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz bir kısır döngü içerisindeyiz . 14 şubat sevgililer günü değil, sevgi günüdür ve bu özel günde sevmenin sevilmenin nekadar değerli olduğu birkez daha herkes tarafından hatırlanır . Böylesine özel günler olmasa ör. Anneler günü , babalar günü , sevgililer günü, kadınlar günü ve hatta aids haftası vb. gibi acaba kaçımız rutin hayatı içerisinde aynı duyarlılığı gösterir bilemiyorum.

Bu nedenle böyle özel günler olmalı ve sahip çıkılmalı ki herkes kendi dışında ki hayatları da hatırlasın önemsesin.

Sevdiklerinizi seni seviyorum sözcüğünden mahrum etmediğiniz bu özel günde sevgiyle dolup taşmanızı umarım.

Tüm sevdiklerim ve bütün insanların 14 şubat sevgi gününü kutluyorum.

4 Şubat 2012 Cumartesi

YORUMSUZ


Resim yazısı ekle

14 Ocak 2012 Cumartesi

BİR ULU ÇINAR DAHA DEVRİLDİ : RAUF RAİF DENKTAŞ


Bir çınar daha devrildi ; bugün hür ve özgür cumhuriyetimizde yaşıyor oluşumuzu borçlu olduğumuz Kurucu Cumhurbaşkanımızı kaybettik. Bu vesile ile daha önce yitirmiş olduğumuz tüm mukavemetçi mücahitlerimizi  saygı ile anıyor allahtan rahmet diliyorum.

Tüm çocukluğum dedem Hüseyin Kandulu’dan TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) kuruluşunu varoluş mücadelesini ve bu mücadele de dava arkadaşı olan Dr. Fazıl Küçük , Rauf Denktaş , Kemal Tanrısevdi ve diğer arkadaşlarının yılmadan korkmadan gösterdikleri azimli vefalı çalışmaları dinlemekle geçti. Tüm bu insanlar Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinde hayatlarını ortay koydular ve bu çizgilerini hiç bozmadılar. Bu uğurda evlatlar kaybettiler, eşler , aileler kaybettiler ama yılmadılar. Sayın Denktaş’la hatırladığım ilk karşılaşmam yeğenimin düğünüydü, sanırım 5-6 yaşlarındaydım bana büyüyünce ne olmak istersin diye sormuştu bende doktor demiştim, bende kendisine sen ne olmak istersin Denktaş amca diye karşılık vermiştim , bana : keşke bende tekrar senin yaşında küçük bir çocuk olup senin gibi özgür çocukluk yaşayabilsem demişti . Ben bu cümlesini hiç unutmuyorum ve hiçbir çocuğumuzun böyle bir cümleyi söylememesi için elimden geleni yapıyorum..

Ve sevgili Denktaş amca ben bugün sana söylemiş olduğum gibi doktor oldum , sen belki benim gibi tekrar çocuk olamadın ama 13.01.2012 tarihi itibarı ile ölümsüz oldun.

6 Ocak 2012 Cuma

Hakan Şükür'e demokrasi Doktorlar'a zulüm

Pek fazla veryansın etmeyi veya siyasete malzeme konular hakkında konuşmayı sevmesemde bazen insanı öyle bir noktaya getiriyorlar ki içinizdekini söylemek zorunda hatta haykırmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yazı sadece kendi görüşlerimi ve inandığım doğruları yansıtmaktadır. Doğru ve iyi olanları övdüğümüz gibi yanlış olduğunu düşündüklerimizi belirtmemizin de bir vatandaşlık görevi olduğunu düşünerek :

Türkiyede şuan doktorlar zorunlu (mecburi) hizmet adı altında görevlendirilmekte ve bu görevi yapmadan diplomalarını alamamakta yani özgürce çalışamamaktadır. Yeni yapılan yasalar ile doktorlar ve öğretmenler mesai saatlerinden sonra özel sektörde veya muayenehanelerinde çalışamamaktadır ve bunlar demokratiktir!!! diğer taraftan milletvekillerimiz ek iş yapabilmektedir ve bu etik demokratik diye nitelenip hiçbir tepki verilmemektedir. Sayın Hakan Şükür eğer siz bizim vekilimiz iseniz , size sesleniyorum lütfen yorumculuk yapmaya devam edin ancak bu demokrasinin tüm meslek gruplarına uygulanması için sesiniz mecliste sesimiz olsun çünkü etik koşullar içinde herkes bu hakları elde etmelidir.